Yeni vagonlar hizmete giriyor

Mesleğinin son temsilcilerinden Tolga ALCA 5 0 yıldır kilim, halı, yolluk yaparak ayakta kalmaya çalışan Murat Gökpınar, son dönemlerde işlerinin az...
Author: Emre Kayyali
36 downloads 0 Views 2MB Size
Mesleğinin son temsilcilerinden Tolga ALCA

5

0 yıldır kilim, halı, yolluk yaparak ayakta kalmaya çalışan Murat Gökpınar, son dönemlerde işlerinin azalmasından yakınıyor. Şu an teknolojiden uzak dokuma tezgahıyla maddi gelirini kazanmaya çalışan Murat Gökpınar, son dönemlerde talebin azaldığını belirtiyor. Ankara’nın Beypazarı ilçesindeki küçük atölyesinde özellikle yaşlı ev hanımlarından aldığı eski kazakları işleyerek kilim üreten usta zanaatkâr, gerekli mercilerden destek bekliyor. ESNAFTAN TALEP YOK

Sanatçı özgür olmalı

H

ayatının 25 yılını müziğe adayan ve müzikle birlikte toplumsal sorunları da dert edinen saz çalan türkü söyleyen bir müzisyen Yavuz Canpolat. TRT’de polifonik klasik müzik eğitiminin hayatının dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Canpolat, müzik sektörünün sıkıntılarına dikkat çekmek istiyor. Canpolat, özellikle sanatçıya ve müzisyene sahip çıkılması gerektiğini ifade ediyor. Zehra ŞAHİNDOKUYUCU’nun röportajı sayfa 10’da

Daha çok köylerden ve Beypazarı’ndaki bazı ev hanımlarından talep aldığını belirten Gökpınar, “Hanımlar evde kullanmadıkları kazakların ipliğini bana getirir, ben de o ipleri kullanarak onlara yolluk, halı, kilim yaparım. Sipariş üzerine çalışıyorum. Esnaftan ne yazık ki talep almıyorum. Önceki dönemlerde işlerimiz çok yoğundu. Ürettiğimiz ürünleri kendi dükkânımızda satıyorduk. Şu an ilgi azaldığı için sadece sipariş üzerine çalışıyorum” dedi. MESLEKTE ELLİ YIL Baba mesleği olan kilim dokumacılığına yaklaşık elli yılını sığdıran Murat Gökpınar, “Mesleğe ilk başladığımızda çok yoğun çalışıyorduk. İlgi alaka çok büyüktü. Babam sadece bu işten kazandığı parayla beş tane çocuk büyütüp, onları evlendirmiş. Üstelik kendini bu işle

emekli etmiş. Bugünkü durumla geçmişi kıyasladığımızda, aradaki farkı görebiliriz” diye konuştu. Zafer Mahallesi Suluhan Sokak’ta kilim dokuma dükkanını işleten Gökpınar, bu mesleğin son temsilcilerinden. Artık meslekte çırak yetiştiremediğini belirten Murat Gökpınar, “Bana bazı kişiler gelip, ‘bu işi bırakma, bu işte gelecek var’ diyorlar. Söylemesi kolay. Nasıl geçiniyorsun diye soran yok. Daha emekli olmadım. Hala ayakta kalmaya çalışıyorum. Bakalım, her şeyi zaman gösterecek” açıklamasını yaptı.

Bir kilimi ortalama bir günde yaptığını belirten Murat Gökpınar, “İnsanlar sipariş veriyorlar ama bazıları verdikleri siparişi gelip almıyor. Bu iş her şeyden önce bir kültürdür. Turistler buraya gelip yöresel yemekleri yiyip, çarşıdan alışveriş yapıp evlerine dönüyor. Kimse sen burada ne yapıyorsun diye sormuyor. Burada ilk günkü teknolojiyle kilim üretiyorum. Kilim ürettiğim makine dedelerimizin kullandıklarıyla aynı. Bunun Beypazarı’nda tanıtılması gerekiyor. Bizim yerimiz, yurdumuz bellidir” dedi.

51 kişi hakkında gözaltı kararı

B

21 Aralık 2017 Perşembe

www.baskentgazete.com.tr

FİYAT: 25 Kr

aşkent’te, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ait olduğu gerekçesiyle Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan okullarda çalışan ve 36'sı örgütün şifreli haberleşme programı ByLock kullandığı tespit edilen 51 öğretmen hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. Alınan bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, KHK ile kapatılan okullarda görev yapan 51 öğretmen hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılığın talimatıyla harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, zanlıların yakalanması için çalışma başlattı. Şüphelilerden 36'sının örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı, gözaltı işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. (AA)

Yeni vagonlar hizmete giriyor Yapımı tamamlanan 6 metro vagonu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna’nın talimatıyla ulaşım filosuna dahil edildi. Metro filosunun artması Başkent trafiğini gelecekte daha da rahatlatacak.

B

aşkent’te her gün 400 binin üzerinde yolcunun seyahat ettiği raylı ulaşım sistemlerinin daha konforlu hale getirilmesi için çalışmalar hızlandırıldı. EGO Genel Müdürlüğü, hızlı ulaşımın değişmez aracı metrolara her geçen gün yeni araçlar ekliyor. Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde imalat ve montajı tamamlanan ve yüzde 51’i yerli üretim olan 6 yeni metro aracı daha EGO Genel Müdürlüğü tarafından teslim alındı. EGO yetkilileri, alınan araçların Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından sinyalizasyon ile test uyum çalışmaları yapıldıktan sonra hizmete gireceğini bildirdiler. Daha hızlı ve konforlu seyahati beraberinde getirecek metro ağının genişletilmesinin amaçlandığını belirten yetkililer, 2018 yılı Mayıs ayı sonuna kadar en az 30 vagonun daha EGO Genel Müdürlüğüne teslim edileceğini belirttiler. Devam eden seri üretim kapsamında 2019 yılı ortalarına kadar 141 vagon daha teslim alınacak. (Başkent)

Çankaya’da çakmak gazı patlaması

A

nkara’da bir apartman dairesinde çakmak gazı tüpünün ateşe düşmesi sonucu meydana gelen patlama ve ardından çıkan yangında 2 kişi dumandan zehirlendi. Olay, akşam saatlerinde Çankaya’da meydana geldi. Alınan bilgilere göre; Murat Mahallesi Bağlar Caddesi üzerinde bulunan bir apartman dairesinde, çakmak gazı tüpünün ateşe düşürülmesi sonucu patlama meydana geldi. Birden parlayan alevlerin evdeki eşyaları tutuşturması sonucu evde yangın çıktı. Kendilerini can havliyle dışarı atan Vasfiye ve Abdullah A. çifti, dumandan zehirlendi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Dumandan etkilenen ev halkını ambulanslara alan 112 Acil Sağlık ekipleri, burada yapılan ilk müdahalenin ardından şahısları hastaneye götürerek tedavi altına aldı. İtfaiyenin müdahalesinin ardından yangın kısa sürede kontrol altına alındı. (İHA)

Metrelerce yükseklikten yere düştü

B

Andrey Karlov

Tuna: Ankara’da toplu taşımaya zam yok

A

nkara Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, 24 saat kesintisiz ulaşım hizmeti ve Ankarakart’ta bakiye aktarımı müjdelerinin ardından Ankara’lılara yeni bir müjde daha verdi. Tuna, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren Büyükşehir Belediyesi’ne ait toplu taşıma araçları ücretlerinde zam yapılmayacağını açıkladı. Ulaşımdan, kentleşmeye kadar Ankara’da hayata geçirilecek pek çok konu hakkında soruları yanıtlayan Tuna, “Ulaşıma 2018 yılı içerisinde zam yapmayacağız, çünkü vatandaşlarımız için ulaşım çok önemli. Ulaşım noktasında vatandaşımızı rahatlatmak istiyoruz” dedi.

R

birinci yılında anıldı

aşkent’te karşıdan karşıya geçerken otomobilin çarpması sonucu metrelerce yükseklikten yere düşen şahıs hayatını kaybetti. Kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, Altındağ ilçesi Bostancık Caddesi'nde meydana geldi. Karşıdan karşıya geçerken aracın geldiğini fark etmeyen ismi belirlenemeyen şahıs, yanındaki arkadaşının kendisini çekmesine rağmen yola çıktı. Otomobilin çarpmasıyla metrelerce yükseklikten yere düşen şahıs, olay yerinde hayatını kaybetti. (İHA)

usya'nın Ankara Büyükelçiliği görevini yürüttüğü sırada uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Andrey Karlov, ölümünün birinci yıl dönümünde Ankara'da anıldı. Rusya'nın Ankara Büyükelçiliğinde düzenlenen anma töreninde konuşan Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Alexei Erkhov, "Karlov'u unutmayan Türk dostlarına teşekkür ediyorum. Karlov'un aramızdan ayrılmasına bir yıl oldu, hala onu hatırlıyoruz. Mükemmel bir kişiliği vardı" ifadelerini kullandı. Anma törenine, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Alexei Erkhov, Dışişleri Bakanı Müsteşar Yardımcısı Ümit Yardım, AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar da katıldı. Karlov'un büstüne karanfil bırakan katılımcıların duygulandıkları görüldü. (AA)

RANTA GEÇİT YOK Tuna, çok katlı yapılaşmalara artık izin verilmeyeceğini söyledi. Kişi bazlı emsal artışların artık olmayacağını vurgulayan Tuna, kamu için bazı istisnai durumların dışında emsal artışı yapılmayacağını belirterek, şu açıklamalarda bulundu: “Kişiye özel ranta kesinlikle hayır. Kamuyla ilgili yapılar olur, kamuyla ilgili binalar olur, okullar olur zaman

Tek binişlik kart 4 liradan 3 liraya iniyor

T

una’nın ulaşımla ilgili ikinci müjdesi ise indirime yönelikti. Tek binişlik Ankarakart fiyatlarında da indirim yapıldığını ifade eden Tuna; “Tek binişlik kartları 4 liradan 3 liraya indiriyoruz. Ankara’ya turist gelsin diye çaba sarf ediyoruz. Gelen misafirlerimiz için ve cebinde yeteri kadar parası olmayan vatandaşlarımız için böyle bir karar aldık. Tek binişlik kart daha önce 4 TL’ye alınıyordu bundan sonra 3 TL olacak. Daha da indirmeyi istedik ama maliyetinden dolayı ancak kurtarıyor. Ulaşıma zam yapmayacağız. Vatandaş işe gidiyor, okula gidiyor. Ulaşım elzem; ulaşım sosyal bir konu. Ulaşımdaki sübvansiyonu devam ettireceğiz. Diğer harcamalardan kısacağız”diye konuştu.

zaman diğer kamu binalarına hastanelere ve benzeri yerlere emsal artışına ihtiyaç olması halinde devam edeceğiz. Ama vatandaşlarımız ne demek istediğimi çok güzel anlar. Bir adada bir parsele emsal 0.5 iken 1,5 verilmeyecek. Mevcutla ilgilide şunu söyleyebilirim. Ölen, öldü defnedildi. Bazıları komada. Sağlıklı olması için çaba sarf edeceğiz. Tıraşlama yapılacak binalar var, bir de şu anda devam eden bazı projeler var, onlarda da yapılabilecek ne varsa hukuk çerçevesinde onları da biraz daha tıraşlayacağız.”

500 yıllık halıyı 3 milyon dolara satamadan yakalandı

A

Otomobile

PARK SORUNUNA YENİ ÇÖZÜM Tuna, otopark sorununun çözümü için de belediyenin harekete geçtiğini söyledi. İstanbul’daki İSPARK benzeri bir çalışma ile bütün otoparkların ANPARK denetimine alınacağını açıkladı. Tuna, şöyle devam etti: “Ankara’da, İstanbul’daki İSPARK benzeri bütün otoparkları denetimine alınacağı bir sisteme geçeceğiz. Bununla ilgili sözleşmeler var, iptali konusunda çalışmalar var, uzun süreli anlaşmaların iptal kısmı var... Sözleşmeler iptal edildikten sonra belediye olarak biz işleteceğiz otoparkları” Tuna, otopark fiyatlarına ilişkin de bilgi verdi: “Vatandaşı rahatsız etmeyecek ölçüde olması lazım. Bu bir hizmet kar beklentisi yok ama personel çalıştırıyorsun o maliyet de karşılanmalı.. Malum size de vatandaşların bizlere de otoparklar konusunda intikal ettirdiği sıkıntıların bitmesi önemli.” (Başkent)

silahlı saldırı: 1 ölü 1 yaralı

B

aşkent'te seyir halindeki bir otomobile açılan ateş sonucu 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de ağır yaralandı. Saldırgan polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalandı. Alınan bilgiye göre, Altındağ ilçesi Babür Caddesi üzerinde seyir halindeki 43 VF 345 plakalı otomobile Ercan T. tarafından 9 el ateş açıldı. Açılan ateş sonucu otomobilde bulunan 2 kişi vuruldu. Hastaneye kaldırılan Muzaffer Ç. hayatını kaybederken, oğlu Taner Ç.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Saldırıya uğrayanların eski damadı olduğu iddia edilen Ercan T. ise yaralı olarak polis ekipleri tarafından yakalandı. Polis, olayla ilgili inceleme başlattı. (İHA)

nkara'da Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ekipleri bir istihbaratı değerlendirerek yaklaşık 500 yıllık antika halıyı 3 milyon dolara satmak isteyen şüpheliyi gözaltına aldı. Suriye'deki iç savaş sırasında bir müzeden çalınarak Türkiye'ye sokulduğu belirlenen ve Meryem Ana, Hazreti İsa ve havarilerinin resmedildiği yaklaşık 500 yıllık halının yüksek fiyatla satılacağı istihbaratını alan Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçları ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, harekete geçti. Fiziki ve teknik takip çalışmalar sonrası Sincan ilçesinde durdurulan şüpheli A.Y.'ye ait araçta arama yapıldı. Aracın bagajında tarihi eser niteliği taşıdığı tespit edilen halı ele geçirildi. Antika halıyı 3 milyon dolara satmaya çalıştığı belirlenen şüpheli A.Y. gözaltına alındı. Avrupa sanatı üslubundan izler taşıdığı belirtilen halının çok az sayıda benzerinin olduğu öğrenildi. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor. (AA)

KENT - YAŞAM

2

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

Geleneği geleceğe taşıyorlar Türkiye’de kurulan ilk köy derneği olan Ayaş Gökler Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin bünyesindeki Ayaş Gökler Halk Oyunları Grubu, geleneksel halk dansları alanında göz doldurmaya devam ediyor. Tolga ALCA 957 yılından bu yana Ayaş Gökler köyüne ait Geleneksel Gökler Köyü Gecesi, Hıdrellez Şenliği ve Hasat Bayramı’nda faaliyet gösteren Ayaş Gökler Halk Oyunları Grubu, bu faaliyetlerinin yanı sıra zaman zaman protokol faaliyetleri, dernek üye ve üye yakınlarının önemli gecelerinde de yer alıyor. Ankara’ya has, Ankara kültüründe yer alan düz oyunları sergileyen ekip, bunların yanı sıra zeybek oyunlarına da yer veriyor. Oyunlarında estetik ve Ankara Kostaklığını ön planda tutan ekip; Ankara Karşılaması, Atım Arap, Misket, Hüdayda, Ayaş Yolları, Beypazarı Güzelleri, Cezayir (Nallıhan), Kesenözden iniverdim Güdüle, Mor koyun, Menekşe, Şeker oğlan, Yaban elleri, Sarı kız, Yıldız, Değirmenin oluğu (Ankara Çiftetellisi), Bad-ı Sabah, Sap kağnısı ve Çözdal gibi oyunları profesyonellikle sergiliyor.

1

ULUSAL KANALLARDA GÖSTERİLERİNİ SERGİLEDİLER Ankara’ya yeni bir soluk yeni bir heyecan getiren Ayaş Gökler Halk Oyunları Grubu, yapmış olduğu programların büyük beğeni kazanması sonucunda başta TRT kanalları olmak üzere Ulusal kanalların birçoğuna katıldı. Ekip gösterilerine, bir sunucu/yönetici, bir bağlama, iki ritm saz ve 12 oyuncu/dansçı olmak üzere toplam 16 kişi ile katılıyor. İKİ FARKLI KIYAFET GİYİYORLAR Ayaş Gökler Halk Oyunları Grubu’nun gösteri sırasındaki kıyafetleri; Ayakta yemeni ayakkabı, tiftikten örülmüş diz altından başlayan çorap, üzerinde ‘Zıvga’ diye adlandırılan pantolon, onun üzerine kuşak, üst kısımda içlik gömlek, gömlek üstünde cepken yelek ve boyun kısmında ‘Yağdanlık’ denilen ter emici

bir fulardan oluşuyor. İkinci kıyafet ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şapka devrimi sonrası o dönemdeki halkın kıyafetlerinden oluşuyor. Baş kısmında ‘Terekeli Ankara şapkası’ diye adlandırılan bir şapka, yine boyunda halk tarafından ‘Çevre’ diye bilinen ve köy yerlerinde yaz aylarında sürekli kullanılan kare şeklinde ter emici bir mendil, üst kısımda yakasız gömlek, üzerinde köstek saatli cepken yelek, belde krem renk yün kuşak, alt bölümde ‘Süvari’ bir başka adıyla ‘Klot pantolon’, diz altı yün çorap ve Ayaş İskarpini ikinci kıyafet olarak giyiliyor.

Başkentli kadınlar hayatı ilmek ilmek işliyor nkara Büyükşehir Belediyesi Beceri ve Meslek Edindirme Kursları (BELMEK), yüz binlerce kadını meslek sahibi yapıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı kurslara, el emeği göz nuru Türk el sanatlarını öğrenmek, kendini geliştirmek,boş zamanlarını değerlendirmek hatta aile bütçesine katkı sağlamak isteyenler yoğun ilgi gösteriyor. 31 farklı branşta kurs açan BELMEK, bilgi ve becerilerini artırarak üreten hayatın içinde aktif bir rol üstlenmeyi isteyenlere eğitim veriyor. Başkent'in bir çok farklı noktasında faaliyet gösteren BELMEK'ler,sadece kadınların değil son yıllarda erkeklerin de buluşma adresi. Tanınmış bu merkezlerden biri de Sincan Planet Aile Yaşam Merkezi… Merkezde, mefruşat,nakış,iğne oyası,ahşap boyama, tel kırma, makine ve el nakışı, hesap işi, Türk işi, Antep işi gibi geleneksel el sanatları kursiyerlerle buluştururuluyor. 18 yıldır nakış ve mefruşat branşında eğitim veren Fadime Karlı, kursiyerlerin salon takımlarından kurdele ve boncuk işlemelerine, nevresim takımlarından unutulmaya yüz tutan çeyizlik eşyalara kadar birçok ürünü emek vererek yaptığını söyledi.

A

"DÜĞME DİKMESİNİ BİLE BİLMİYORDUM" Her yaştan ve her meslekten kursiyerin ilgi gösterdiği BELMEK kurslarına katılan 56 yaşındaki Hürriyet Ülkebay düğme dikmeyi bilmediği itirafında bulunuyor. Ülkebay, "2 senedir bu kursa geliyorum. Düğme dikmesini bile bilmiyordum hocam sayesinde öğrendim, burada kendimi geliştirme imkanı buldum" dedi. Yetenekleri keşfeden, kursiyerlerin kişisel gelişimlerine katkı sağlayan BELMEK'in açtığı kurslara bu kurslara katılan isimlerden biri de 57 yaşındaki Sevdiye Özbek. Ürettiği ürünleri gördükçe kendisiyle gurur duyduğunu belirten Özbek,bu ürünleri hem kendi evinde kullandığını hem de sipariş alarak ev ekonomisine katkı sağladığına dikkati çekti. Önceleri sadece bir hobi edinmek amacıyla geldiği BELMEK’te zamanla bu hobinin mesleği haline dönüştüğünü vurgulayan 58 yaşındaki Gül Filiz Ünlü kendi hikayesini şu sözlerle anlattı: " İlk başlarda sadece değişik beceriler kazanmak ve sosyalleşmek amacıyla gelirken artık maddi kazanç sağladığım bir iş olarak görüyorum. Siparişler alıyorum ve aile ekonomimize katkı sağlıyorum. Böyle bir hizmet verdiği için Büyükşehir Belediyesi'ne şükran borçluyuz. Bu tür yerlerin çoğalmasını diliyorum.” (Başkent)

“KÜLTÜREL EROZYONA SESSİZ KALAMADIK” Son yıllardaki Ankara oyun havaları ve türkülerinde Ankaralı olmayan gruplar tarafından yapılan kültürel erozyona sessiz kalmak istemediklerini söyleyen Ayaş Gökler Halk Oyunları Grubu Şefi Sezai Koç, düşüncelerini şöyle aktardı: “Dernek Yönetim Kurulu, Ankara mahalli halk oyunu kültürünün, gelecek nesillere düzgün bir şekilde aktarılmasını amaçlıyor. Ankara’da icra edilen festival, anma günü, açılış ve törenlere katılma kararı alarak gerçek mahalli kültürün amaçlanan hedefe ulaşmasını sağlama yönünde önemli bir adım attık. Bu bağlamda 2000 yılında Kültür Bakanlığı Halk Oyunları Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünce (HAGEM) düzenlenen Türkiye Mahalli Halk Oyunları Yarışmasında birincilik ödülüne layık görüldük. Bunun sonucunda İstanbul Folklor Merkezi (İFM) ile birlikte Bulgaristan’da düzenlenen 25 ülkenin katıldığı Burgaz Festivali’ne katılarak Türkiye’yi Al Bayrağı ile temsil ederek, başarılı ve disiplinli grup ödülünü kazandık.”

Çankaya İskitler Sanayi Sitesi yenileniyor… karla mücadeleye hazır İ Ç

skitler Sanayi bölgesinde bulunan metruk binalar yıkılıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi, şehirde görüntü kirliliğine yol açan ve insan sağlığını olumsuz etkileyen eski ve metruk binalar ile ilgili yıkım çalışmalarını hızlandırdı. Toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eder hale gelen İskitler'deki eski Sanayi Bölgesi, Büyük Sanayi, Yeni Sanayi, Ata ve Demir Sanayi'nde tahliye ve yıkım çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.

İskitler'de MİA (Merkezi İş Alanları) 2’nci Etap proje alanında yer alan dükkan sahiplerinin Ostim, İvedik ve diğer organize sanayi sitelerine taşınmasıyla boşalan bazı metruk binalarla ilgili yasal mevzuat çalışmaları da devam ediyor. KENT ESTETİĞİ İÇİN…

Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı Tahliye ve Yıkım Şubesi Müdürlüğü ekipleri son olarak Büyük

Sanayi ve Ata Sanayi’nde terkedilmiş 7 metruk binayı daha yıktı. Yıkım sırasında Emniyet Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri çevre güvenliğini sağlarken, Enerji SA görevlileri de elektrikleri keserek yıkım sırasında yangın veya elektrik çarpmasına karşı önlem aldı. Büyük Sanayi, Ata ve Demir Sanayi’nde 500 civarında yıkılacak bina olduğunu belirten yetkililer, bugüne kadar 110 binanın yıkımının gerçekleştirildiğini ifade ettiler. Yıkım için 38 metruk binayla ilgili yasal mevzuatın tamamlandığını ve şu anda bu binaların yıkımını gerçekleştirdiklerini ifade eden yetkililer, 140 binayla ilgili yasal mevzuatın da devam etmekte olduğuna dikkat çektiler. MEVZUATA AYKIRI HAREKET EDENLERE 74 BİN TL CEZA… İmar Kanunun 3149-39 sayılı maddesi gereğince Büyükşehir Belediyesi encümenin aldığı yıkım kararının dükkan sahiplerine tebliğ edildiğini ve tebligattan 15 gün sonra yıkım işlemini gerçekleştirdiklerini anlatan yetkililer, sürdürülen denetimlerde mevzuata aykırı ticari faaliyete devam eden dükkan sahiplerine toplam 74 bin TL para cezası uyguladıkları uyarısında bulundular. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım sonrası bölgenin yeni yerleşim planının hazırlanacağını ifade eden yetkililer,binalarda biriken hurda malzemeler ile sokaklardaki araç hurdalarını çöplerle birlikte vakit kaybetmeden bölgeden taşıdıklarını da belirttiler. (Başkent)

ankaya Belediyesi, kışın gelmesiyle birlikte beklenen kar yağışına karşı tüm hazırlıklarını tamamlarken karla mücadele çalışmalarında bölgede yer alacak araçların bakım ve onarımlarını da gerçekleştirdi. Çankaya Belediyesi, kar ve buzla mücadelede kendi üretimi solüsyonu da kullanacak. Çankaya Belediyesi, kışın gelmesiyle birlikte 620 personel ve 51 araçla karla mücadele çalışmalarını sürdürecek. Türkiye’nin en büyük ilçesi konumunda bulunan Çankaya Belediyesi, ilçe genelinde bulunan 124 mahallede bıçaklı kar küreme araçları, ünimoglar, tuz serpme araçları, solüsyon araçları ve kritik noktalara konulacak tuz varilleri ile bu kışı da karla mücadele konusunda sorunsuz atlatmayı planlıyor. Bakım ve onarımı yapılan 10 ünimog, 7 bıçaklı kamyon, 4 bıçaklı kamyonet, 5 bıçaklı kepçe, 5 greyder, 3 loder kepçe, 10 kamyon, 5 kamyonet, 2 pikap ile karla mücadele çalışmalarını tüm birimleriyle sürdürecek Çankaya Belediyesi, soğuk havanın neden olduğu buzlanmayı önlemek için kullanılacak tuz ve solüsyonları depolara stokladı. KENDİ ÜRETTİĞİ SOLÜSYONU KULLANACAK Çankaya Belediyesi tüm birimleriyle karla mücadele çalışmalarını tamamlarken soğuk havanın neden olduğu buzlanmayı önleyecek kendi üretimi olan 40 tonluk solüsyonu da kış aylarında kullanmak üzere hazır hale getirdi. Çankaya Belediyesinin kimya mühendisleri tarafından üretilen ve eksi 60 dereceye kadar dayanabilen, yerde 1 hafta süre ile etkili olan solüsyonlardan şimdilik 40 tonu depolara stoklandı. İhtiyaç halinde yeni solüsyon üretilebilecek hammaddeye sahip olduklarını belirten yetkililer, Çankayalıların bu kışı da sorunsuz atlatmaları için yoğun bir çaba gösterdiklerini söyledi. (Başkent)

Altındağ, Ulucanlar Hastanesi ile işbirliğine gidiyor ltındağ Belediyesi, Ulucanlar Göz Hastanesi ile önemli bir işbirliğine imza attı. Ulucanlar Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Pelin Yılmazbaş’ın koordinatörlüğünde, Altındağ’da göz tansiyonu taraması projesi ikinci etabı başlatıldı. İlk günkü programa 100 Altındağlı vatandaş katıldı. Proje hakkında bilgi veren Ulucanlar Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Pelin Yılmazbaş “Projenin en önemli amacı 40 yaşın üzerinde olan vatandaşlarımızın göz içi basınç değerlerini ölçerek glokom riski olanları saptayıp, ileri tetkiklerle erken tanı ve tedavilerini sağlamak, olası görme kayıplarını en aza indirgemek…” dedi. Altındağ’da bu proje kapsamında bin 500’den fazla vatandaşın glokom açısından değerlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Yılmazbaş, Altındağ Belediyesi’nin olumlu işbirliği için de Başkan Tiryaki’ye ve Altındağ Belediyesi’ne teşekkür

A

etti. Ulucanlar Göz Hastanesi ve Altındağ Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen bilimsel çalışmanın bu etabının ilk katılımcıları Aydınlıkevler Aktif Yaşam Merkezi üyeleri oldu. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ve Ulucanlar Göz Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Pelin Yılmazbaş’ın yanı sıra, 1. Bölge Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Prof. Dr Önder Odabaş da ilk taramada yer aldı. Proje hakkında bilgi veren Tiryaki, “Altındağ Belediyesi sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyor. Bu çalışmada onlardan sadece biri…” dedi. Tiryaki, erken teşhisin her zaman önemli olduğuna dikkat çekerek, alınabilecek tedbirlerle muhtemel sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini söyledi. Göz tansiyonunun halk arasında sık görülen bir sağlık sorunu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmazbaş ise, “Bu hastalık sinsi bir hastalıktır ve hiçbir

belirtisi yoktur. 40 yaşından sonra herkesin yılda en az 1 defa bu taramadan geçmesi gerekli… Yüksek tansiyon, şeker ve ailesinde glokom yani göz tansiyonu hastalığı bulunanlar daha da dikkatli olmalı.” dedi. (Başkent)

21 Aralık 2017 Perşembe, Sayı: 17414 Özgün Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. Adına Sahibi: FIRAT GÜNDOĞAN Adres:

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Gül TERZİ Sayfa Editörü: B.Renin GÜNDÜZ İnternet Editörü: Makbule AKGÜL Yayın Türü : Yerel Süreli Yayın

Mutlu Kent Mah. 1964 Cad. No: 31/1-4 Ümitköy Çankaya /ANKARA Tel : 0.312.419 01 75 Faks : 0.312.425 73 99 e-posta: [email protected]

Köşe yazarları tarafından hazırlanan makalelerin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlara aittir.

Baskı: Özgün Matbaacılık San.ve Tic.A.Ş. Ankara Polatlı Karayolu 52. km. Nurlu Mevkii Özgün Grup Sitesi Temelli Sincan/ANKARA Tel : 0.312.645 19 10 Faks : 0.312.645 19 19 Dağıtım: Tunalı Medya Limited Şirketi

BAŞKENT GAZETESİ İLAN TARiFESİ (St/Cm) 1. Sayfa (Renkli) 1. Sayfa (Siyah Beyaz) Zayi İlanları Kelimesi

: 30,00 TL : 22,50 TL : 50 KR+KDV

Diğer Sayfalar (St/Cm) Renkli Siyah-Beyaz Genel Kurul 10x2 Sütun

: 15,00 TL : 12,00 TL : 60 TL + KDV

KENT - YAŞAM

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

Ankaralılar 7 saatini trafikte geçiriyor Kış mevsiminin gelmesi ve yol çalışmaları büyük şehirlerdeki trafik çilesini artırırken, bir çalışanın haftada ortalama 7,5 ile 9 saati trafikte harcandığı belirlendi. Ankaralı 7 saatini trafikte kaybediyor. Makbule AKGÜL AKKUŞ oplu taşıma araçlarıyla işe gidip gelenlerin günde ortalama 1 saat 31 dakikasını trafikte geçirdiği İstanbul’da, çalışanların yüzde 30’luk dilimi en az iki saatini toplu taşıma araçlarında geçiriyor. Ajans Press, dünyanın en iyi ve en kötü trafiğine sahip şehirlerini inceledi. Ajans Press’in, toplu ulaşım ve haritalama uygulaması Moovit ve medyadan derlediği bilgilere göre İstanbulluların yüzde 66’sı 1 kere, yüzde 26’sı ise en az iki kere aktarma yapıyor. İstanbul’da yaşayan vatandaşlar, ortalama 19 dakika durakta beklerken toplu taşıma araçlarıyla ortalama 12 km mesafe kat ediyor.

T

ANKARALILAR’IN 71 DAKİKASI TRAFİKTE GEÇİYOR Her gün trafikte geçirilen ortalama süre Ankara’da 71, Antalya’da 63, İzmir ve Bursa’da 62 dakika olarak hesaplandı. Bu verilere göre 6 gün çalışan bir İstanbullu haftada ortalama 9 saatten fazlasını trafikte kaybederken, Ankaralı vatandaşlar 7 saatini, Antalya, İzmir ve Bursa’da ise 6 saatini trafikte kaybediyor. Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde bu yıl içerisinde trafik konulu 200 bin 534 haber yansıması saptanırken; trafik haberleri içerisinde ise en çok kaza haberleri tespit edildi. ÖTV ve MTV haberleri trafik haberleri içerisinde en çok konuşulan bir diğer başlık oldu.

Medyaya yansıyan başlıklar incelendiğinde, en iyi sürüş kentlerinin yarısından fazlası Avrupa’da bulunurken Kuzey Amerika, Avustralya, Asya ve Birleşik Arap Emirlikleri sürüş kalitesinin en iyi olduğu bölgeler oldu. Düsseldorf dünyanın araç kullanımında en iyi şehri olurken, İsviçre en düşük trafik kazasının yaşandığı ülke oldu. Hollanda’nın Rotterdam ve Amsterdam şehirleri dünyanın en az trafiğe sahip ilk on şehri içerisinde yer almayı başardı. New York ise, saati 23.80 dolarla dünyanın en pahalı otopark ücretinin alındığı şehir olarak dikkat çekti.

Y

ANKARA RÜZGARI ([email protected])

Süha Örtülü

Malum tehlike Giderek soğuyan havalar, karlı günlerin kapıda olduğunun işaretlerini vermeye başlayınca bir karamsarlık kaplar tüm bedenimi. Kentin beyaz örtüye bürünmesiyle birlikte Başkent’in ana arterlerinde cadde ve sokaklarında sıklıkla karşılaştığımız geçen dönemlere ilişkin trafik kazalarını hatırlar, kuşku dolu düşüncelere dalarım. Onca uyarıya, onca önleme rağmen karlı-buzlu havaların korkulu rüyası olan bu illetten bir türlü kurtulamamış olunmasına hayıflanırım. Korku hakim olur tüm bedenime. Kaza raporlarına bakıp da korkuya kapılmamak, endişelenmemek mümkün mü? Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2017 yılının ilk 9 ayına ilişkin verileri kaygılanmakta ne kadar haklı olduğumuzu gözler önüne seriyor. Buna göre, söz konusu dönemde ülke genelinde 306 bin 183 kaza meydana geldi. Bu kazalarda 2 bin 722 kişi yaşamını yitirirken, 30 bin 567 kişi yaralandı. Aynı dönemde, ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan kaza sayısında İstanbul birinci olurken, Ankara ikinci, İzmir üçüncü sırada yer aldı. Ankara’da ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan kaza sayısı 9 bin 236 olarak belirlendi. Bilanço böyle. Korku filmlerinin izleyenleri dehşete düşüren kareleri gibi... Uzun soluklu bayram tatillerinde şehirlerarası yolların, karlı kış günlerinde kent içi cadde ve bulvarların trafik kazaları nedeniyle kana bulanması artık alışılagelmiş görüntüler olmaktan çıkmalı. Bunun yolu da kurallara uymaktan geçiyor. Rakamlar, kusur yarışında sürücülerin yayalara fark attığını gösteriyor. 2017 yılının ilk dokuz ayında sürücü kusurundan kaynaklanan kazaların sayısı 144 bin 679 olarak belirlendi. Aynı dönemde yaya kaynaklı kaza sayısı ise 13 bin 329 olarak kayıtlara geçti. O mu, bu mu tartışmasına hiç girmeyelim. Sonuç olarak sürücü de yaya da kusurlu. Doğru olanı yapalım, suçluyu arayan hafiye konumuna düşmeden düşüncelerimizi aktarmakla yetinelim. Diyeceğimiz o ki; Aracının arkasına yazdırdığı “Fredy’nin kabusu “örneği arabesk fiyakaya uygun aymazlıklar sergileyen sürücünün trafikte yeri olmamalı. Tabii, araçların vızır vızır seyrettiği bulvarda yolun bir yakasından öteki yakasına geçmekte olan yayanın bir yandan da cep telefonu aracılığıyla konuştuğu kişiye laf yetiştirme çılgınlığı da. Aksi halde tekrarlar dururuz o ünlü sözü: Tencere dibin kara, seninki benden kara.

Kahramankazan’da KADAK kuruldu ahramankazan Belediyesi, önemli bir projeyi daha hayata geçirerek, Aile ve Kadın Komisyonu (KADAK) kurdu. Farklı alanlarda çalışan kadınlardan oluşan komisyon, aile ziyaretleri ve rehberlik toplantıları ile Kahramankazanlı kadınlarla bir araya geliyor. Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk’ün eşi Meral Ertürk’ün Onursal Başkanlığı’nı yürüttüğü KADAK, ilçedeki kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütleri başta olmak üzere farklı alanlarda çalışan kadınlardan oluşuyor. KADAK gerçekleştirdiği aile ziyaretleri, rehberlik toplantıları ve kaynaşma kahvaltıları ile ilçedeki kadınlarla bir araya geliyor. KADAK, “Kadının Her Hali ile Hem Hal Olalım” isimli proje kapsamında, iş hayatında ve ailede başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerindeki kadınlara ulaşmayı hedefliyor. Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk, kadınların toplumun en temel yapı taşı olduğunu belirterek, KADAK’ın bu kapsamda önemli çalışmalara imza atacağına inandığını söyledi. (Başkent)

K

Yenimahalle 4 Mevsim’de “Ayrılık” akşamı enimahalle Belediyesi’nin tiyatro sezonu doludizgin devam ediyor. Birbirinden ünlü oyunları seyircisiyle buluşturan Yenimahalle Belediyesi salonlarının son konuğu, “Ayrılık” oyunu ile Sevinç Erbulak ve Fırat Tanış oldu. Yenimahalleliler, çağımız insanını anlatan, iki kişilik ironi dolu güldürü oyununu kahkahalarla izledi.

3

Prof. Dr. Semih Çelenk’in kurduğu Tiyatroevi’nin oyunu ‘Ayrılık’ da; evliliklerine son vermiş olan bir çift, bir araya geldikleri bir gün, eski yaşamlarını tartışırlar. İkilinin, evlilik ve ayrılık süreçlerinin ironik ve kahkaha yüklü sorgulamasının yapıldığı oyunu çok beğenen Yenimahalleli tiyatroseverler sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. (Başkent)

Mimarlar Gölcük’teki ihaleyi yargıya taşıdı Halil ÜNAL imarlar Odası Ankara Şubesi’ne bağlı Bolu’da, Gölcük Tabiat Parkı’nın dağ köşkü ve bungalovlar yapılması ve göl gazinosunun işletmeye devredilmesine ilişkin ihalenin iptali için yargıya başvurdu. Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Hepimizin belleklerinde yer eden doğa harikası Gölcük Milli Parkı’nın işletmesinin özelleştirmeye devredilmesi, konaklama kapasitesinin arttırılması için yapı yapılması doğru bir yaklaşım değil. İhalenin iptal edilmesi için dava açtık” dedi.

M

Tiryaki gazetecileri ağırladı ltındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve yönetim kurulu üyelerini Altınköy’de misafir etti. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan vekili Savaş Kıratlı, Mali sekreter Mustafa Yoldaş ve yönetim kurulu üyesi Güray Soysal’ın yer aldığı heyet, sabah erken saatlerde Altınköy Açık Hava Müzesi’ne geldi. Yağmurlu havaya rağmen Altınköy’de kısa bir gezinti yapan heyet, ardından da köy kahvesinde mola verdi. Altınköy Açık Hava Müzesi’ni çok beğendiklerini ve müzenin, Türkiye için prestij bir proje olduğunu söyleyen Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’yi tebrik etti. Gazeteciler Cemiyeti üyelerini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Tiryaki de, hem Altınköy hem de belediyenin diğer çalışmaları hakkında bilgiler verdi. (Başkent)

A

HEM KİRACI, HEM KİRAYA VERİYOR! "Belediyenin böyle bir ihale yapma yetkisi yok" diyen Candan, şunları söyledi: “Milli Parklar Kanunu'nun hem işletme hem de izinler bölümünde belediyelere bir yetki verilmemiştir. Bolu Belediyesi kendi mülkiyetinde olmayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın mülkiyetinde olan ve hepimize ait bir değer olan Mili Parkı mal sahibi gibi ihaleye çıkartmaz. Bu ihale yasa dışıdır. İhaleye girende ihaleyi yapan da suç işlemektedir. Nerede görülmüştür, kiralanan yerin başka bir kiracıya devredildiği. Gölcük, Belediye Başkanının malı değil, halkındır. Kiracılığını bilecekse bilsin, yapamıyorsa bakanlığa devretsin.” Candan, “Gölcük Tabiat Parkı'nda yapılacak inşai faaliyetlerle telafisi mümkün olmayan zararlar verilecektir. Bugün orman peyzajının dönüşümünü hızlandıracak yatırım kararları aslında su-toprak ve insan ilişkilerinin düzenlenmesini önleyerek, yüzey su kaynakları-deniz, göl, akarsu, ıslak alan-yer altı suyu kaynakları, topraklar,

ormanlar, çayır, mera, yayla ve madenler, mülkiyeti, üretken ve mekânsal kullanım hakları, ekolojik dengenin korunması, yeryüzünün üretkenliğinin ve yaşana bilirliğinin sürdürülmesini ortadan kaldırmaktır. Ekosistemin sürekliliği, ekolojik dengenin korunması zorunluluğumuzdur. Yapılacak inşai faaliyetler ekosistemin bütünlüğünü bozacak. Yaban hayatı tahrip edilecek, konaklama kapasitesinin arttırılması ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacaktır. Gölcük’e telafisi mümkün olmayan zararlar verilmesine insan olanın vicdanı el vermez” şeklinde konuştu. BOLU, BELEDİYE MİDİR, BEYLİK MİDİR? "Bolu Belediye Başkanı'nın kiracısı olduğu kamusal bir alanı kanuna aykırı şekilde ihaleye çıkartması, kamusal alanı özelleştirmeye çalışması, Bolu Beyliği gibi davranmasının cevabını yargı verecektir" diyen Candan, "Bolu Türkiye Cumhuriyeti kanunları çerçevesinde bir Belediye midir, yoksa beylik midir?" sorusunu sordu.

“Altındağ’da 50 bine yakın mülteci yaşıyor” ünya Göçmenler Günü dolayısıyla ATO Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Anadolu Dünya Dolu" etkinliğine katılan Altındağ Belediyesi, standı ile yoğun ilgi gördü. Ak Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ve Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı etkinlikte, sınırları içinde 50 bine yakın mülteci barındıran Altındağ Belediyesi, yürüttüğü çalışmaları anlattı. Savaş ve soykırım nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan ve Türkiye’ye sığınan mültecilerden binlercesi, Altındağ’da hayata tutunmaya çalışıyor.

D

MÜLTECİ KADINLARIN YAPTIĞI ÜRÜNLER SERGİLENDİ Altındağ Belediyesi kadın eğitim ve kültür merkezleri aracılığı ile başta Türkçe olmak üzere okuma yazma kursuna katılan mülteci kadınlar, kağıt ve ahşap rölyep, takı tasarım, mis sabun, gümüş kazaziye, mefruşat, resim, pastacılık, İngilizce ve hobi kurslarına ilgi gösteriyor. Tüm bu bilgilerin verildiği Altındağ Belediyesi standında, mülteci kadınların yaptığı ürünler de sergilendi. Önder mahallesi kadın eğitim kültür merkezine devam eden Suriyeli kadınlar, standa gelerek yaptıkları çalışmaları ziyaretçilerin beğenisine sundular. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, “Yıllardır süren savaş, milyonlarca Suriyeliyi evsiz bıraktı. Savaş ve zulüm nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Suriyeliler,Türkiye'ye sığındı. Yaklaşık 50 bin mülteci kardeşimiz de Altındağ'da yaşıyor” dedi. (Başkent)

Art Zone kapılarını açıyor Art Zone 23 Aralık’ta birçok farklı ülkeden 9 sanatçının eserleriyle kapılarını açıyor. Makbule AKGÜL AKKUŞ nkara’nın sosyal yaşamına yeni bir soluk getirmeye hazırlanan Cubes Ankara’da yeni bir sanat merkezi açılıyor. Art Zone adını taşıyan sanat merkezi 23 Aralık 2017 Cumartesi günü Ressam Yiğit Yazıcı’nın küratörlüğünde birçok farklı ülkeden 9 sanatçının eserleriyle kapılarını açıyor. Sadece bir sanat merkezi değil, şehri besleyen ve şehrin sanata olan ihtiyacından da beslenen bir fikir olarak ortaya çıkan Art Zone’un açılışında; Francois Panzani, Laurens Tan, Maximo Gonzales, Romero Biritto, Ahmet Çelikbaş, Barış Sarıbaş, Burcu Urgut, Serdar Akkılıç ve Mustafa Yılmaz eserleriyle yer alırken Ankara ve İstanbul’dan cemiyet, kültür ve sanat yaşamının değerli isimleri de açılışa katılacak.

A

Lee Van Dowski Ankaralılarla buluşacak Hasan NAZ 3 Aralık’ta Lee Van Dowski Kite’da, Burn Energy Drink desteğiyle DJ kabinine geçiyor. Fransız prodüktor/DJ Lee Van Dowski, Autechre, Boards of Canada, Aphex Twin, Richard Devine ve Otta Van Schirac gibi büyük isimlerden aldığı ilham ile sizi müzikal bir yolculuğa çıkaracak. Orkestral tonlardan, vokal harmonilerine, oradan gitar esintilerine kadar bir çok akustik enstrümanı albümlerinin içerisine adapte etmeyi başaran Dowski ; Mobilee, SOMA ve BPitch Control gibi pek çok plak şirketiyle çalıştı. House, dans ve elektronik müziğin ünlü isminin performansını kaçırmayın.

2

4

SİYASET

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

CHP'den Yunanistan'a “adalar” resti CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, "CHP iktidarında, Ege Denizi'nde egemenliği Türkiye'ye ait olan 156 ada, adacık ve kayalığın Türkçe isimlerini tek tek açıklayacağız ve dünyaya deklare edeceğiz. Yunanistan, oradaki topraklarımıza sahip çıkarak Türkiye'nin sabrını test etmesin" dedi.

C

HP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, "CHP iktidarında, Ege Denizi'nde egemenliği Türkiye'ye ait olan 156 ada, adacık ve kayalığın Türkçe isimlerini tek tek açıklayacağız ve dünyaya deklare edeceğiz. Yunanistan, oradaki topraklarımıza sahip çıkarak, Türkiye'nin sabrını test etmesin." dedi. Yılmaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 11 Aralık'ta TBMM'de yaptığı konuşmada "Yunanistan'ın 18 adayı işgal ettiğini" söylemesinin,  Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos'u rahatsız ettiğini belirtti. Kammenos'un, ülkesinde yaptığı bir konuşmada Kılıçdaroğlu'na yönelik, "Cevabımız 'Gel de al'dır. Öyle öğrendik. Tarihimiz bunu öğretiyor." dediğini aktaran Yılmaz, Kammenos'u "Sözlerini dikkatli kullanmaya" çağırdı. Yunanistan'ın devlet politikalarıyla, adalardaki işgali kalıcı hale getirmeye çalıştığına dikkati çeken Yılmaz, "Meydanı boş bulan Yunan Bakan, provokatif söylemlerle bizi tehdit etmeye kalkıyor. Bilsin ki hiç ummadığı bir zamanda balyozu kafasına yer. Tarihe bakarsa, bunun örneklerini çok iyi görür." diye konuştu. Yılmaz, CHP bu işgali dile getirdiğinde, Yunanistan başta olmak üzere, çeşitli çevrelerce eleştirilerin yapıldığını belirterek, "Millilik ve yerlilik şunu gerektirir; ana muhalefet partisine milli bir konuda laf söyleniyorsa, hükümet yetkilileri çıkıp buna cevap vermeli." ifadesini kullandı. "MANGAL PARTİLERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ" Uluslararası hukukta hak elde etmek için, açıklanarak o hakka sahip çıkılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:  "(Ege adaları) diyorsunuz, peki bunların adları nedir? Bunlar ortada yok. Yunanistan ziyaretler yapıyor, kiliseler kuruyor, genelkurmay başkanları, başbakanları işgal ettikleri adalara gidiyor. Bunlar, işgalin kalıcılaştırılması için yapılan devlet uygulamalarıdır. CHP iktidarında, Ege Denizi'nde egemenliği Türkiye'ye ait olan 156 ada, adacık ve kayalığın Türkçe isimlerini tek tek açıklayacağız ve dünyaya deklare edeceğiz. Yunanistan, oradaki topraklarımıza sahip çıkarak, Türkiye'nin sabrını test etmesin. Tekrar söylüyorum; Türkiye sadece hükümetten ibaret değil, Yunan Bakan hiç ummadığı anda balyozu kafasına yer." Öztürk Yılmaz, boş konuşmak yerine, harekete geçilmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Bunu biz yapacağız, bu bize nasip olacak. Biz, kendi ada, adacık ve kayalıklarımızda mangal partilerinin düzenlenmesine, Türkiye'ye parmak sallanmasına izin vermeyeceğiz. Bunu herkes bilsin." ifadesini kullandı. (AA)

Altay’dan Yunan Bakan’a sert tepki

C

HP Grup Başkanvekili Engin Altay, Yunanistan Savunma Bakanı Kammenos’un Ege’deki adalarla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sözlerini “küstahlık” olarak nitelerken, “Bu meydan okumayı kabul etmemiz mümkün değil. Yunanistan’ın bu cüreti, bu cesareti, bu hadsizliği, adalara çökme girişimi, AKP Hükümetlerinin cesaretsiz tutumunun sonucudur” dedi. Altay, Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos’un açıklamalarına, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla tepki gösterdi. Altay, “Panos Kammenos, Genel Başkanımızın 11 Aralık’ta Meclis’te yaptığı bir konuşmasına değinmiş ve şöyle söylemiştir: ‘Ana Muhalefet Lideri yine 18 adanın Yunanistan tarafından işgal edildiğini söyledi. En iyi durumda, uluslararası hukukun ve anlaşmaların hükümlerinden haberi yok. En kötü durumda ise Yunanistan’ın egemenliğinden şüphe ediyor, topraklarımızı talep ediyor" diyor. Ve, Sparta Kralı Leonidas’ın Pers Komutanı Serhas’a söylediği ‘Gel de al’ sözüyle Türkiye’ye meydan okuyor. Biz Yunanistan Savunma Bakanı’na büyük Atatürk’ün İstanbul’un işgalinde söylediği ‘Geldikleri gibi gidecekler’ sözüyle karşılık veriyor, Yunanlıların o adalardan, oradan terk edileceğini buradan ilan ediyoruz. Ancak üzüntümüz şudur: Yunanistan’ın bu cüreti, bu cesareti, bu hadsizliği hiçbir uluslararası anlaşmada Yunanistan’a ait olduğu tescillenmemiş, egemenliği tartışmalı ada ve adacıkları sahiplenebilmesi, 1913 Atina, 1923 Lozan anlaşmalarına aykırı olarak bu adalara çökmesi AK PARTİ hükûmetlerinin cesaretsiz tutumunun bir sonucudur; bunun altını çizmek istiyorum” diye konuştu. Altay, şöyle devam etti:

adaları olmak üzere bu işgaline daha fazla seyirci kalamaz. Millî Savunma Bakanımızın öncelikle Yunan Savunma Bakanına hak ettiği cevabı vermesini, daha sonra da Hükûmetimizin bu adalarla ilgili, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Hükûmetin yanındayız, arkasındayız, burnumuzun dibindeki adaların, hiçbir anlaşmayla Yunanistan’a terk edilmemiş adaların keyfî bir şekilde işgaline karşı Türk milletinin şanına yakışır bir tavırla vaziyet almasını, Yunanistan’a gerekli cevabı vermesini bekliyoruz ve bu konuda Hükûmetin arkasında olacağımızı aziz milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz.” (Başkent)

A

MİLLİ DURUŞ “Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cesaretini hala taşımaktadır. Bu anlayış içerisinde egemenliği tartışmalı ada ve adacıkların Yunanistan tarafından işgalinin bugün Yunanistan Savunma Bakanı tarafından açıkça itiraf edilmesi ve Türkiye’ye meydan okunmasını kabul etmemiz mümkün değil. Şimdi, bütün Meclis için yerliliği ve milliği ispatlamanın tam zamanıdır. Hükümete çağrı yapıyoruz: O on sekiz ada ve adacıkla ilgili olarak Yunanistan’ın başta Bulamaç, Eşek ve Koyun

"ADALET" TEMALI ETKİNLİKLER CHP lideri, 26-30 Ağustos arasında Çanakkale'de "Adalet Kurultayı"nı topladı ve 5 gün süren kurultay boyunca bu kentte kaldı ve çeşitli etkinliklere katıldı. Kurultay sonunda Kılıçdaroğlu, kürsüye gelerek kapanış konuşmasını yaptı, Adalet Kurultayı'nın sonuç bildirgesini okudu. Bundan sonraki süreçte, zamanının büyük bölümünü toplumun çeşitli kesimleriyle bir araya gelmek için kul-

lanan Kılıçdaroğlu, Balıkesir'de tarımsal alanda üretim yapan üreticiler, meslek kuruluşları ile odalar ve kooperatiflerin temsilcileriyle buluştu, et ve sütte yaşanan sorunları üreticilerden dinledi. Manisa'da "Üzüm Mitingi" yapan Kılıçdaroğlu, Mersin'de "narenciye", Yozgat'ta "bakliyat" çalıştayına katıldı.  ÇALIŞTAYLARA KATILDI Kılıçdaroğlu, partisinin 18 Eylül'de Ordu'dan başlattığı ve Giresun'da sona eren "Fındık İçin Yürüyoruz" yürüyüşünün ardından, Atatürk Alanı'nda düzenlenen mitinge de katılarak konuşma yaptı. Çeşitli illerde muhtarlarla buluşan Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin toplu açılış ve temel atma törenlerine katıldı. Kılıçdaroğlu, Denizli'de sanayici ve iş adamlarıyla bir araya gelerek, CHP Emek Büroları tarafından Ankara'da düzenlenen Taşeron İşçilik Çalıştayı'nda da işçi kesiminin yaşadığı sorunları dinledi. Bu arada, eğitimin sorunlarının masaya yatırıldığı Ankara'daki "Eğitimin üç şartı" çalıştayına iştirak eden Kılıçdaroğlu, partisinin örgütlerince düzenlenen toplantı ve panellerde konuşmacı olarak yer aldı. YURT DIŞI ZİYARETLER Türkiye'de 60'ın üzerinde ili ve çok sayıda ilçeyi ziyaret eden Kılıçdaroğlu, yurt dışında ise İngiltere ve Fransa'ya gitti. Avrupa Konseyi üyeleri ile görüşme yapmak ve Avrupa Konseyi-Dünya Demokrasi Formu'nun düzenlediği toplantıya katılmak üzere 7 Kasım'da Strasbourg'a giden Kılıçdaroğlu, burada "popülizm" üzerine bir konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu, 5-9 Aralık'ta ziyaret ettiği İngiltere'de ise Londra'da Birleşik Krallık Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan ve İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn ile bir araya geldi.

Chatham House ve Democratic Progress Institute düşünce kuruluşlarında konuşan Kılıçdaroğlu, Birleşik Krallık'taki Türk ve yabancı iş çevrelerinin temsilcileriyle ayrı ayrı toplantılara katıldı, Türk vatandaşlarla buluştu. Siyasi bakımdan 2017'yi yoğun bir tempoda geçiren Kılıçdaroğlu, aile hayatı açısından da mutlu anlara şahit oldu.  Kılıçdaroğlu, oğlu Kerem Kılıçdaroğlu ve Mine Alşan'a aile içinde yapılan törenle nişan yüzüklerini taktı.  Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Eylül'de ise oğlunu Sivas'a kısa dönem er olarak askere gönderdi. Oğlunun, 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı General Şükrü Kanatlı Kışlası'nda yapılan yemin törenine katılan Kılıçdaroğlu'na eşi Selvi Kılıçdaroğlu ve gelini Mine Alşan da eşlik etti. (AA)

“Türkiye’de vergi adaleti giderek bozuluyor”

M

HP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Hükümetin, uzun vadeyi bir tarafa bırakalım, orta ve kısa vadede dahi ekonomiyi okuyup bir öngörüde bulunmakta sorunlar yaşadığını görüyoruz." dedi. TBMM Genel Kurulunda görüşülen Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının 2018 yılı bütçeleri üzerinde MHP milletvekilleri söz aldı. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bütçe açığı ve cari açığın artığını belirterek, Türkiye'nin ithalatsız büyüyemediğini ileri sürdü. Maliye politikasının verimliliği ve sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirten Akçay, torba yasalarla vergi artışı yapıldığını ancak asıl artışların önümüzdeki günlerde yapılacağını öne sürdü. Akçay, 2017 bütçe açığı hedefinin 47 milyar iken bugün 62 milyar olarak gerçekleşmesinin beklendiğini aktararak, "Hükümetin, uzun vadeyi bir tarafa bırakalım, orta ve kısa vadede dahi ekonomiyi okuyup bir öngörüde bulunmakta sorunlar yaşadığını görüyoruz. " ifadelerini

kullandı. Türkiye'de vergi adaletinin giderek bozulduğunu savunan Akçay, vergilerini düzenli ödeyen mükelleflerinin ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi. MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı da futbolda Türkiye'nin 2002'de dünya 3'üncüsü iken bu yıl Kasım ayı verilerine göre 42'inci sıraya gerilediğini belirtti. Bunun nedenlerinden birinin her şeyin siyasallaştırılması olduğuna işaret eden Sancaklı, federasyon seçimlerinde "Yakınlarımız olsun, partililerimiz olsun" denilerek, Türk sporunun altına dinamit konulduğunu savundu. TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in tepki gördüğü için hiçbir maça gidemediğini ileri süren Sancaklı, TFF'nin bittiğini iddia etti. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un şu anda net borcunun 7 milyar lira olduğuna dikkati çeken Sancaklı, sadece faizleri ödeseler bile  kulüp başına 160-180'er milyon liranın düşeceğini belirterek, bu kulüplerin battığını öne sürdü. Sancaklı, "Şu anda Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş

etti. Saadet Partisi İl Başkanlığı’nda gerçekleşen ziyarette Tunç’a yeni görevinde başarılar dileyen İl Başkanı Mahmut Arıkan, ziyaretten dolayı memnuniyetini dile getirdi. Arıkan, “Demokrat Parti’de yeni göreve gelen İl Başkanı Hüseyin Tunç ve yönetimi, partimize nezaket ziyaretinde bulundular. Görevde inşallah Kayseri ve ülkemiz için hayırlı işler yapmayı inşallah Rabbim nasip eder” diye konuştu. Demokrat Parti İl Başkanı Hüseyin Tunç ise ülkedeki sorunları hep birlikte çözmek için gerekli desteği vereceklerini ifade ederek, “Halkımız zor durumda. Çünkü bir korku emaresi var. Bu emarenin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına yakışamadığını biz de biliyoruz fakat insanlarımızda bir çekingenlik var. Bu sorunları hep birlikte çözeceğiz. Bu tedbirler için biz de elimizden geleni yaparak destekleyeceğiz. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlısı olsun diyoruz” ifadelerini kullandı. (İHA)

lmanya'da genel seçimlerin yapılmasında günümüze 86 gün geçmesine rağmen hala bir koalisyon hükümeti kurulamadı. 2013 yılında Hıristiyan Birlik Partileri CDU/CSU ve Sosyal Demokrat Parti SPD arasında kurulan büyük koalisyon hükümetinin kurulma süresi 86 günde gerçekleşmişti. 24 Eylül 2017'de yapılan genel seçimlerden bu zamana kadar 86 gün geçmesine rağmen hala Almanya'da hükümet kurulamadı. Hristiyan Birlik Partileri ve Sosyal Demokrat Parti liderlerinin bu gün büyük koalisyon için ön görüşmelere başlaması olumlu geçmesi halinde büyük koalisyon olarak isimlendirilen hükümetin kurulmasının iki ayı daha bulabileceği tahmin ediliyor. Hristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı Angela Merkel, Sosyal Demokrat Parti ile yapılacak olan büyük koalisyon ön görüşmelerinde pazarlık konusunu yapacakları maddelerin seçimlerde halka vadettikleri maddeler olacağını belirterek, “Ön görüşmelere girme konusundaki kriterimiz CDU ve CSU tarafından hazırlanan ortak seçim programıdır” dedi. Berlin kulislerinde seçimlerden sonra hükümet kuramama rekorunun bu seçimlerde gerçekleşeceğini ve genel seçimlerle hükümeti kurma arasında 150 gün gibi bir zamanın geçebileceği konuşuluyor. (İHA)

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, geride bırakılmaya hazırlanılan 2017'yi, yürüyüşten çalıştaylara, toplantılardan yurt dışı seyahatlerine uzanan yoğun tempo içinde geçirdi. Yıl içinde 60'ın üzerinde ili ve çok sayıda ilçeyi ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Fransa ve İngiltere'de de çeşitli temaslarda bulundu.

C

D

emokrat Parti İl Başkanlığı görevine gelen Hüseyin Tunç ve yönetim kurulu üyeleri, Saadet Partisi İl Başkanı Mahmut Arıkan’ı ziyaret

Almanya hükümet kuramama rekoru kırıyor

Kılıçdaroğlu'nun 2017 mesaisi yoğundu HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yürüyüşten çalıştaylara, toplantılardan yurt dışı seyahatlerine uzanan yoğun tempo içinde bir yıl yaşadı.  Yıl içinde 60'ın üzerinde ili ve çok sayıda ilçeyi ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Fransa ve İngiltere'de çeşitli temaslarda bulundu. Derlenen bilgiye göre, Kılıçdaroğlu yılın ilk aylarında, 16 Nisan'da yapılan halk oylaması kapsamında çok sayıda il ve ilçe ziyaretlerinde bulundu ve çeşitli toplantılara katıldı. Referandumda "hayır" kampanyası için mücadele eden Kılıçdaroğlu, vatandaşlarla bir araya gelerek bunun gerekçelerini anlattı. Kılıçdaroğlu, halk oylamasında "evet" çıkmasının ardından, "bunun meşru olmadığına" dair iddialarıyla gündeme geldi ve partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması üzerine 15 Haziran'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyüş başlattı. Elinde "adalet" yazılı bir dövizle, Güvenpark'tan yürümeye başlayan Kılıçdaroğlu, 25 günde 432 kilometre katetti. Toplam 25 gün süren yürüyüş sırasında karavanda kalan Kılıçdaroğlu, Ramazan Bayramı'nı yürüyüşünün 11. gününde Bolu il sınırında karşıladı.  Yürüyüşünü 9 Temmuz'da tamamlayan Kılıçdaroğlu, İstanbul Maltepe'de büyük bir miting gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, ayrıca Berberoğlu'nu kaldığı cezaevinde ziyaret etti.

Demokrat Parti’den Saadet Partisi’ne ziyaret

ve Trabzon dahil 2. Lig'e düşmesi lazım, 'mali fair play'den dolayı. Avrupa'da 6’ncı ligiz para olarak. En son ihalede, biliyorsunuz, yıllık 600 milyon dolar sadece yayın geliri var ama şu anda takımların 2. Lig'e düşmesi lazım bu mali verilerden dolayı." şeklinde konuştu. Saffet Sancaklı, 7 yıldır bekleyen "Futbol Kulüpleri Yasası"nın geçmesi halinde kulüp yöneticilerinin borçlardan sorumlu olacağını belirterek, şöyle konuştu: "O zaman bakalım bu borçlar olacak mı? Bu kulüpleri yönetirken böyle babalarının çiftliği gibi mi yönetecekler? Hepsi holding patronu, holdingleri almış başını gidiyor, kulüplerin mali yapısı ortada. Kötü bir haberim var size, çok yakında büyükleri bile Süper Lig'de seyredemeyebiliriz. " (AA)

"Maraş, derin ve dilsiz acımızdır"

C

HP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, Maraş olaylarında yaşamını yitirenlerin mezar yerlerinin tespiti için gerekli çabaların gösterilmesi gerektiğini belirtti. Çamak, 14 CHP'li milletvekili ile düzenlediği basın toplantısında, Maraş olaylarıyla ilgili 23 yıl süren davalar sonucunda, göstermelik verilen cezaların bile uygulanmadığını söyledi. "Bu kanlı katliamın organize olduğunu, toplumu ayrıştırmaya, farklılıkları bastırmaya yönelik olduğunu, bu süreci takip eden 12 Eylül darbesinden anlayabiliriz." diyen Çamak, ülkenin demokratik gelişiminin kendi tarihiyle yüzleşmeden gerçekleşemeyeceğini ifade etti. Çamak, şu değerlendirmede bulundu: "Ankara'nın göbeğinde Filistin'in yaşadığı acılar için miting yapmak, Myanmar için, haklı olarak, gözyaşı döküldüğünde bir sorun olmuyor ama gelin görün ki Maraş'taki gibi kendi topraklarında yaşanan katliamları anmak isteyenlere hiçbir şekilde tahammül gösterilmiyor. Bu durumu akılla, izanla açıklamak mümkün değildir. Sağlıklı bir devlet aklı, katliamın hedefindeki insanların kimliğine, kültürüne, inancına bakmaksızın bu tarihle hesaplaşabilmeli, mağdurlara ve ailelerine güven ve esenlik temin etmelidir. Oysa ülkemizde hep bunun aksi uygulamaları görmekteyiz. Böylesi temel bir Anayasal hakkın kullanılmasına engel olunması ne demokrasiyle ne hukukla ne vicdanla bağdaşmıyor. Acılarını yaşadıkları yerde yaslarını tutmalarına dahi izin verilmeyen bu insanların sarılamayan yaraları, yürekleri kanatmaya devam ediyor." Çamak, Maraş olaylarının kurbanlarının mezar yerlerinin tespiti için gerekli çabaların gösterilmesi ve sorumlu kişilerin yargılanması gerektiğini belirtti.  CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, "Maraş katliamı, bizim büyük acımızdır. Maraş, derin ve dilsiz acımızdır." dedi. Maraş olaylarının üzerinden 39 yıl geçtiğini ve hala bununla yüzleşilmediğini belirten Yılmaz, "Bu büyük katliamla hesaplaşamadığımız için bu topraklarda katliamlar hiç bitmedi. Yapılanlar, yapanların yanına kaldı. Hesap sorulmadığı için, katliamı kuran, tezgahlayan o karanlık güçler yeni katliamlar için cesaret buldu. O günden bugüne, yaşanan katliamları dikkatle gözlediğinizde ortak yanlarını görürsünüz." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Alevi yurttaşlara yönelik "can kırımı, susturma, sindirme, topraklarından göçürme anlayışının bugün de terk edilmediğini" öne sürdü. CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Gökdağ da  Maraş olaylarının, Türkiye tarihinin kara ve karanlık bir sayfası olduğunu söyledi. Maraş olaylarının toplumun tümü tarafından lanetlenmesi gerektiğini dile getiren Gökdağ, "Gerçek faillerin bulunması bir yana yaşamını yitiren canların bile anılmasına izin verilmemektedir." diye konuştu. (AA)

5

SİYASET

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

109 bin 238 öğretmen açığı var Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürerʼin atanamayan öğretmenlerin yaşadığı sorunları içeren soru önergesine yanıt verdi. Türkiyeʼde öğretmen açığının 109 bin 238 olduğunu bildiren Bakan Yılmaz, ayda 120 saat ders veren kadrolu öğretmenle, ücretli öğretmen arasındaki maaş farkının ise 2 bin 406 lira olduğunu açıkladı.  Emin DERE

C

HP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 110 bine yakın öğretmen açığı varken, 300 bin öğretmen adayının atama beklediği ülkemizde atanamayan öğretmenlerin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi yöneltti.  Gürer, önergesinde eğitim sisteminin kanayan yarası olan atanamayan öğretmenler sorununun giderek derinleştiğini belirtti.  Ömer Fethi Gürer, “2017 yılının Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında öğretmen alımında hangi branştan, ne kadar öğretmen atanacaktır? Bakanlığınıza bağlı eğitim kurumlarında ihtiyaç duyulan branşlar bazında öğretmen açığı ne kadardır? Ücretli öğretmen alımında kriterler nelerdir?  30 saat derse giren kadrolu öğretmen ile ücretli öğretmen arasındaki net maaş farkı ne kadardır? Branş öğretmeni atama beklerken, ücretli öğretmenin eğitim vermesi ne kadar doğrudur? Fizik, Biyoloji, Kimya branş öğretmenleri atamaları için ne gibi çalışmalarınız vardır? Ataması yapılmayan Sanat tarihi öğretmenliği bölümü mezunu olup ataması yapılmayan öğretmenlerin sorunlarıyla ilgili tarafınızca yapılan bir çalışma var mıdır? Ataması yapılamayan öğretmenlerin sorunlarıyla ilgili Bakanlığınız ne yapacaktır?” şeklinde sorulara yanıt verilmesini istedi.   Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, hangi alanda ne kadar öğretmen ataması yapılacağının henüz belirlenmediğini bildirdi.   Resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının öncelikle kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle karşılanmaya çalışıldığını belirten Yılmaz “Ancak öğretmen ihtiyacının bu şekilde karşılanamadığı eğitim kurumlarında eğitim öğretim hizmetlerinin aksatılmadan sürdürülebilmesi bakımından valiliklerce Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 9’uncu maddesi kapsamında ve ön-

celikle öğretmen olma şartlarını taşıyanlar arasından ders ücreti karşılığında öğretmen görevlendirmesi yapılmaktadır” dedi.  Eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının Merkezî Bütçe Kanunlarına göre Bakanlar Kurulunca bakanlıklarına tahsis edilen ve Maliye Bakanlığınca kullanım izni verilen kadro sınırlılığında karşılanabildiğini kaydeden Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Tahsis edilen kadrolar illerin öğretmen ihtiyaç yüzdesi esas alınarak il milli eğitim müdürlüklerine dağıtılmakta, il milli eğitim müdürlüklerince atama yapılacak alanlar ile bu alanlara atanacakların istihdam edileceği eğitim kurumları belirlenmektedir” açıklamasında bulundu.   “Bakanlığımızca ülke genelinde alanlar itibarıyla öğretmen dağılımında denge sağlanması, öğretmen norm kadro sayıları esas alınarak öğretmen ihtiyacının karşılanabilirliği oranının eşit düzeyde tutulması esas alınmaktadır” diyen Bakan Yılmaz şu ifadelere yer verdi:   “Bu çerçevede öğretmen atamalarına ilişkin kontenjan belirleme işlemlerinde potansiyel aday sayısı değil alan öğretmenliğinin ülke genelindeki ihtiyaç durumu dikkate alınmaktadır.”  Eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ders okutmak üzere görevlendirilenlerin öğretmen ihtiyacının kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle karşılanamadığı veya bu öğretmenlerin uzun süre izinli olması gibi durumlarla sınırlı olarak görevlendirildiğini kaydeden Bakan Yılmaz, bu nedenle, ek ders ücreti karşılığında ders okutmak üzere görev yapanların, yalnızca fiilen yaptıkları ders görevi karşılığında ek ders ücretinden yararlandığını açıkladı.   ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERE BİN 211 LİRA MAAŞ  Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Kasım 2017 itibariyle haftada 30, ayda 120 saat fiilen ders okutanlara ek ders ücreti olarak aylık net 1.211,98 TL ödenmektedir. Ayda 120 saat derse giren kadrolu bir sınıf öğretme-

nine ise 726.60 TL ek ders ücreti ve 2 bin 891,92 TL maaş olmak üzere toplam 3 bin 618,52 TL net ücret ödenmektedir. Bu durumda, kadrolu öğretmenler ile ek ders ücreti karşılığında ders okutmak üzere görev yapanların aylık gelir farkı net 2.406.54 TL'dir” dedi.  Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, Ekim 2017 tarihi itibariyle Ülke genelinde resmi eğitim kurumlarında branşlar bazında net öğretmen ihtiyacının 109.238 olduğunu da sözlerine ekledi.   Gürer, öğretmenlerin hak ettikleri ücretleri alamadığını belirtti. Pek çok öğretmenin yoksulluk sınırının altında maaş alabildiğini kaydeden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vekil, ücretli gibi isimler altında çalıştırılan öğretmenlerin durumunun çok daha vahim

olduğunu kaydetti.  Türkiye’de 300 binden fazla öğretmen adayının atama beklediğini ifade eden Ömer Fethi Gürer, diğer taraftan 110 bine yakın öğretmen açığının bulunmasının da Milli Eğitimin atama sistemindeki yanlışlığı gözler önüne serdiğini vurguladı.   Gürer, her yıl on binlerce öğretmen adayının mezun olduğuna da dikkat çekerek, “Atanamayan öğretmenlerin sayısı her yıl artış göstermektedir. Atama bekleyen öğretmenler bir an önce atamaları yapılıp okullarına öğrencilerine kavuşmaları sağlanmalıdır. Binlerce atama bekleyen öğretmen adayı ile aileleri her gün bir umutla bekledikleri atama haberi takvime bağlanıp yılbaşında duyurulmalı ve umutlarla oynanmamalıdır "diye konuştu. 

İngiltere'de evsizlik "ulusal kriz"

"Türkiye Bursları"na artık yılda 3 kez başvurulabilecek

İ

Y

urtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) "Türkiye Bursları"na artık yılda 3 kez başvuru yapılabilecek. YTB'den edinilen bilgiye göre, bazı ülkelerde eğitim dönemlerinin daha erken bitmesi nedeniyle adaylar, Türkiye Bursları başvuruları için uzun süre beklemek zorunda kalıyordu. Bu durum, öğrencilerin kariyer planlamalarına da etki ediyordu. YTB, bu tür sorunları göz önünde bulundurarak uluslararası öğrencilerin Türkiye’de burslu olarak yükseköğrenim almalarına fırsat veren Türkiye Bursları'nı, dünyadaki eğitim-öğretim dönemlerine göre yeniden düzenledi. Yeni düzenlemeyle 2018 için başvurular 3 döneme ayrıldı. Buna göre, Türkiye Bursları'nın 1. dönem başvuruları, 30 Kasım'da sona erdi. Sonuçların duyurulması ise 15 Şubat 2018'de olacak. Burslar için 2’inci dönem başvuruları 5 Şubat5 Mart 2018 tarihlerinde yapılabilecek. Bunların sonuçları 15 Mayıs 2018'de açıklanacak. 3’üncü dönem başvurular ise 16 Nisan-14 Mayıs 2018 tarihlerinde olacak. Başvuruları kabul edilenler 24 Temmuz 2018'de duyurulacak. (AA)

Destici: Kudüs’ten vazgeçmeyiz

B

BP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Kim hangi kararı alırsa alsın biz Kudüs'ten vazgeçmeyiz. Kudüs İslam'ındır ve Filistin'in başkentidir." dedi. Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını eleştirerek, "Önemli olan tarihi gerçeklerdir. Asıl olan şudur ki, Kudüs bizim Beyt-ül Makdisimiz, Darülselamımızdır. Mescid-i Aksa ve  Kubbet-üs Sahra başta olmak üzere bizim için kutsal olan mekanların bulunduğu yerdir. Kim hangi kararı alırsa alsın biz Kudüs'ten vazgeçmeyiz. Kudüs İslam'ındır ve Filistin'in başkentidir." diye konuştu. Terörün tüm unsurlarına karşı topyekun ciddi bir mücadele verildiğini ifade eden Destici, bu mücadelenin yanında olduklarını bildirdi. Destici, Türkiye için en yakın, en ciddi ve cari tehlikenin Suriye'nin kuzeyinde yaşanan gelişmeler olduğunu ve Türkiye'nin burada bir PYD/YPG varlığına müsaade edemeyeceğini vurguladı. Bu çerçevede Fırat Kalkanı Harekatı ve İdlib operasyonu yapıldığını anımsatan Destici, şimdi de Afrin'e yönelik operasyon hazırlığı olduğunu belirtti. Destici, şöyle devam etti: "Umut ediyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda Afrin Operasyonu başlayacak ve Afrin'den başlayarak Suriye'nin kuzeyindeki tüm PKK'lılar oradan temizlenecek. Çünkü Türkiye'nin geleceğiyle, bekasıyla ilgili bir milli meseledir. Türkiye buna hangi şartta olursa olsun asla göz yumamaz. Hangi bedeli ödememiz gerekiyorsa öderiz ama o bölgeyi temizlemek zorundayız." Destici, Türk-İş'in 2018 yılı için asgari ücretin net bin 893 liraya çıkarılması talebine değinerek, "Bizim hükümete çağrımız şu; bunu gözü kapalı imzalayın." ifadesini kullandı. Kamudaki taşeron işçilere kadro verilmesiyle ilgili konunun netleşmediğini belirten Destici, bütçe görüşmelerinin ardından taşeronla ilgili tasarının TBMM'ye getirilmesi ve bir an önce taşeron işçilere hakkının verilmesi gerektiğini kaydetti. (AA)

“Eskişehirimize termik santral istemiyoruz” Hasan NAZ

C

HP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Tepebaşı’nda yapılması planlanan kömürlü termik santralin zararlarını anlatmak için sahaya inen TEMA Vakfı gönüllülerini ziyaret ederek, TEMA gönüllüleri ile Eskişehirlilere termik santralin zararlarını anlattı. Çakırözer, “Gelin havamıza, suyumuza, verimli topraklarımıza hep birlikte sahip çıkalım. Geleceğimiz yok olmasın. Eskişehir’e termik santral istemiyoruz” dedi. Termik santralin sadece Eskişehir’in değil, Türkiye’nin geleceğini tehdit edeceğini belirten Çakırözer, “Alpu Ovamızı yok etmeyin. Geleceğimizin tehlikeye atılmasını birlikte önleyelim”

dedi. Standa uğrayan yurttaşlara Alpu Ovası’nın Eskişehir’e sadece 35 kilometre uzaklıkta olduğunu anlatan Çakırözer, “Eğer buraya bir termik santral kurulursa sadece verimli topraklarımız yok olmayacak, Eskişehir’imizi kapsayan bu alanda yaşayan tüm canlıların, hepimizin hayatları tehlikeye girecektir. Bizler kömürlü santral yerine yenilenebilir rüzgar, güneş enerjisi kullanılması taraftarıyız. Hep birlikte mücadele edersek geleceğimize sahip çıkabiliriz” dedi. Ülkenin farklı şehirlerinden termik santralin zararlarını anlatmak için Eskişehir’e gelen TEMA gönüllülerine emekleri için teşekkür eden Çakırözer, “Sizlerin kıymetli çalışmaları bizler için çok önemli. Emekleriniz için hem kendim hem de Eskişehirimiz adına gönülden teşekkürler” dedi.

ngiliz Parlamentosu Kamu Hesapları Komitesi, ülkede evsizliğin “ulusal kriz” halini aldığını bildirdi. Komitenin raporuna göre, İngiltere’de 9 binden fazla kişi sokakta, 78 bin aile de geçici barınaklarda yaşıyor. Geçici barınaklarda kalan çocukların sayısı da 120 bini buluyor. "İngiltere’de evsizlik ulusal kriz boyutuna ulaşmış durumda.” ifadesi kullanılan raporda, sorunun boyutlarının özellikle 7 yılda hızla büyüdüğüne işaret edildi. Rapora göre, 2011’den bugüne sokakta yaşayanların sayısı yüzde 134, geçici barınaklarda kalanların  sayısı ise yüzde 63 arttı. Komite, evini kaybettiği veya kira ödeyemez hale geldiği için akrabalarının yanına sığınanların ise bu sayılara dahil olmayan “gizli evsizliği” oluşturduğu tespitine yer verdi. Hükümetin sokakta yaşayanların sayısını 2027’de sıfıra indirmeyi planladığı hatırlatılan raporda, mevcut koşulların sürmesi halinde ise sayının bir yıl içinde yüzde 76 artabileceği uyarısı yapıldı. Rapora göre, İngiltere'de sokakta yaşayanların ortalama ömrü 47 yıl, şiddet suçu kurbanı olma ihtimalleri de sıradan vatandaşlara kıyasla 17 kat fazla. Komite Başkanı İşçi Partisi Milletvekili Mg Hiller, raporla ilgili yaptığı değerlendirmede, hükümetin evsizlik sorununa yönelik politikasını "utanç verici başarısızlık" diye nitelendirdi.  İngiliz hükümetinin evsizlik sorununun beraberinde getirdiği gerçek maliyetleri ölçme ve anlama konusunda daha fazla şey yapması gerektiğini belirten Hiller, özellikle ucuz konut üretiminin önemine dikkati çekti. Sivil toplum kuruluşları ülkedeki evsizlik ve sokakta yaşama sorununun resmi sayıların gösterdiğinden daha büyük olduğunu savunuyor. Evsizlere yönelik çalışmalar yürüten hayır kuruluşu St Mungo'ya göre sadece başkent Londra'da sokakta yaşayanların sayısı 9 bini buluyor. Ülkede sokakta yaşayanların yüzde 17'si Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin, yüzde 5'i AB dışı ülkelerin vatandaşlarından oluşuyor. Sokakta yaşayanların yüzde 12'sini kadınlar, yüzde 7'sini de 25 yaşın altındaki gençler oluşturuyor. (AA)

“Taşeron sorunu KHK ile çözülemez”

C

HP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, taşeron düzenlemesinin KHK ile yapılmasının, işçi, Meclis ve anayasayla alay etmek, kavga etmek anlamına geldiğini savundu. Ağbaba, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 1 milyon kişiyi, aileleriyle birlikte 5 milyon kişiyi çok yakından ilgilendiren taşeron konusunun KHK ile geçiştirilmeye çalışıldığını söyledi. Bu konunun hayati bir mesele olduğunu, "Biz yaptık oldu" denilerek, KHK ile düzenlenemeyeceğini belirten Ağbaba, 1 milyona yakın kişinin beklediğini, duyumlarına göre 250 bine yakın kişinin yararlanacağını, KHK ile bunun daha da geriye gitmesinden endişe ettiklerini dile getirdi. Ağbaba, tartışılmadan, görüşülmeden, hiç kimsenin haberi olmadan bir konunun, Türkiye'nin gündeminden çıkarılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Meclis çatısı altında, "Taşeron işçilere kadro verilmesine hayır" diyecek bir tek milletvekilinin olmadığını ifade eden Ağbaba, "Peki bu mesele neden kaçırılmak isteniliyor? Bunun nedeni taşeron işçilere ayrımsız, şartsız kadro talep eden bizler varken, iktidarın kendi istediği az sayıda kişiye kadro verme çabasıdır. Bu kaçak güreştir. " dedi. Ağbaba, Türk-İş, Hak-İş, DİSK'in, taşeron işçi dernekleri çağrılıp, talepleri dinlenmeden bu meselenin çözülmeyeceğini vurguladı.

“15 YILLIK BEKLENTİYİ, 15 GÜNLÜK BİR TATİLE FEDA ETMEYİN” "İşine geldiği zaman, kedi yavrusu gibi işçiyi kapı önüne koyma riski olan bir düzenlemeye, CHP olarak evet diyemeyeceklerini" belirten Veli Ağbaba, şunları kaydetti: "OHAL, terörle mücadele için ilan edilmiştir. KHK yetkisi, taşeron gibi sorunda kullanılarak istismar edilemez, bu düzenleme anayasaya ayrı şekilde ortada bırakılamaz. Bu KHK ile ilgili mağdur kesimlerin başvuruları olursa, istenmeyen sonuçlar doğabilir, Anayasa Mahkemesinden dönebilir. Belki de tavşana kaç, tazıya tut denilerek işçilere büyük bir kumpas kurulmaktadır. İşçileri dinleyin, taşeron işçilerini dinleyin, onların tamam dediği teklif, Meclisten 1 saat içinde alkışlanarak geçsin.  Hükümete çağrı yapıyoruz; işçilerin, sendikaların, milletvekillerinin evet dediği bir düzenlemeyi getirin, bu hafta sonu bir saatte Meclisten geçirelim. Ama işçilerin itiraz ettiği bir şeyi, Mecliste, kamuoyunda tartışmayalım derseniz iki elimiz yakanızdadır. Bu KHK ile gelirse, işçiye verilen en önemli söz tutulacakken işçiye atılmış en büyük kazık olacaktır. 15 yıllık beklentiyi, 15 günlük bir tatile feda etmeyin. Taşeronu KHK ile çıkarmak demek, işçiyle, Meclisle, anayasayla alay etmek, kavga etmek demektir. Tam çözüme gelmişken KHK ile çıkarılması, ahlaki, vicdani değildir, siyasi bir ahlaksızlıktır." (AA)

6

ASAYİŞ-GÜNDEM

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

Neden tartıştıklarını hatırlayamadı Zülal'i öldüren cinayet zanlısı, neden tartıştıklarını hatırlamadığını söyledi.

İ

zmir'in Bornova ilçesinde, bir gün önce tanıştığı Zülal Tütüncü'yü öldüren Günhan Ö. polise verdiği ifadesinde, "Eğlenirken tanıştık. Gece saat ikiye kadar birlikte alkol aldık. Daha sonra Bornova'daki evime gittik. Aramızda tartışma çıktı. Kaygı bozukluğu rahatsızlığım olduğu için tedavi görüyorum. Kullandığım ilaçlar ve alkolün etkisiyle neden tartıştığımızı bile hatırlamıyorum, çok pişmanım" dediği öğrenildi. Olay, geçtiğimiz gün saat 06.00 sıralarında, İnönü Mahallesi Şehit Mustafa Caddesi'ndeki evde meydana geldi. Özel bir üniversitenin Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü'nde okuyan ve tek başına yaşayan Günhan Ö., iddiaya göre bir gün önce tanıştığı üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Zülal Tütüncü ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi ile Günhan Ö., Tütüncü'yü bıçakla öldürdü. Günhan Ö., 155 Polis İmdat Hattı'nı ara-

yarak cinayet işlediğini belirtip adresini verdi. İhbar üzerine eve giden polis, kapıyı açan olmayınca çilingir yardımı ile eve girdi. Polis evde Zülal Tütüncü'nün cesedini buldu. Polis ekipleri, ev çevresinde araştırma yaparken, Günhan Ö.'yü yakaladı. Gözaltına alınan şüpheli Günhan Ö., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Polisteki ifadesi ortaya çıkan Günhan Ö.'nün, "Olay gecesi barda eğlenirken tanıştık. Gece saat ikiye kadar birlikte alkol aldık. Daha sonra Bornova'daki evime gittik. Aramızda tartışma çıktı. Kaygı bozukluğu rahatsızlığım olduğu için tedavi görüyorum. Kullandığım ilaçlar ve alkolün etkisiyle neden tartıştığımızı bile hatırlamıyorum, çok pişmanım" dediği öğrenildi. (İHA)

İ

Katil zanlısı daha önce de cinayet işlemiş! A dana'da otoyolda aldığı kadınla birlikte olduktan sonra 700 lirasını çaldığını ileri sürerek bıçakla öldürüp, cesetle birlikte 900 kilometre yolculuk yapıp Gebze'de sazlık alana atan tır şoförünün, 17 yıl önce de İstanbul'da bir kişiyi öldürdüğü ve 11 yıl cezaevinde yatıp çıktığı ortaya çıktı. Olay, 4 Temmuz günü Tarsus-Gaziantep Otoyolu Çukurova ilçesine bağıl Şambayadı Mahallesi Tır Denetleme Konaklama Tesislerinde meydana geldi. İddiaya göre, otoyolda para karşılığı sürücülerle ilişkiye giren 2 çocuk annesi Neslihan A. (36), daha önceden tanıdığı Doğan Yıldırım’la (42) tır içinde birlikte oldu. Yıldırım, 700 lirasını çaldığını ileri sürdüğü kadın ile tırda tartışmaya başlayınca, genç kadın tır sürücüsüne saldırdı. Bunun üzerine Doğan Yıldırım, ekmek bıçağıyla kadını öldürdü. Zanlı daha sonra cesedi çıplak halde tırın yatak kısmına yatırdı. Bir süre sonra da tırın içindeki kanları temizledi. Cesetle birlikte 900 kilometre yol kat ederek Kocaeli’nin Gebze ilçesine gelen tır şoförü, genç kadının cesedini sazlık alana attı. Genç kadın evine dönmeyince kocası İlker A. (38) polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Adana Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan özel ekip, Plaka Takip Sistemi (PTS) kayıtları inceleyerek Neslihan A.’nın 41 YR 192 plakalı tıra bindiğini tespit etti. Polis, bir taraftan tır şoförü Doğan Yıldırım’ı kaçmaması için teknik ve fiziki takip altına

Hırsız polisten dereye atlayarak kaçtı

çunu itiraf edince mahkeme tarafından tutuklandı. Neslihan A.'yı öldüren katil zanlısı Yıldırım'ın 2000 yılında İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde cinayet işlediği ve 27 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ortaya çıktı.

stanbul’da polislerden kaçan hırsız dereye atlayarak kaçtı. Polis ekipleri aynı olaya karışan bir kişiyi gözaltına alırken kaçan 2 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Olay, Kağıthane Galata Deresinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dereye yakın bir alüminyum işletmesine giren 3 kişi alüminyum parçalarını alıp derenin yanından kaçmaya başladı. Durumu gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerini gören 3 şüpheli çaldıkları malzemeleri bırakarak kaçtı. Polis ekipleri kaçan şüphelilerden birini kıskıvrak yakalarken, bir şüpheli ise yanında bulunan Galata Deresine atlayarak izini kaybettirdi. Polis ekipleri hırsızların çaldığı alüminyum parçalarını kendi arabalarına yükleyerek polis merkezine götürdü. Yakalanan bir kişi gözaltına alınırken kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. (İHA)

Aracına binip kaçmasaydı...

11 YIL YATTI ÇIKTI

alırken, diğer taraftan da şoförün çalıştığı şirketle irtibata geçti. 17 YIL ÖNCE KATİL OLMUŞ Şirket tarafından Yıldırım’a başka tır verilince polis boşta kalan 41 YR 192 plakalı araçta inceleme yaptı. Tırın yatak kısmında yoğun kan lekesine rastlayan polis, cinayeti Doğan Yıldırım’ın işlediğini kesinleştirdi. Mersin’de gözaltına alınan Doğan Yıldırım sorgusunda su-

İlk cinayet suçundan 11 yıl hapis yatan Doğan Yıldırım ikinci cinayetini nasıl işlediğini anlattı. Katil zanlısı, “Bekar olduğum için cinsel arzularımı para karşılığında ilişkiye girdiğim kadınlarla gideriyorum. Adını Çiçek olarak bildiğim kadını önceden tanıyordum. Daha önce de birlikte olmuştuk. Olay günü telefonla aradım görüştük. Morali bozuktu ve ona ‘Seni isteksiz gördüm istersen başka zaman beraber oluruz’ dedim. Çiçek bana ‘Sen bana yeter ki para ver. Benim moralim düzelir’ dedi. 100 lira karşılığında iki kez birlikte olduk. Üzerimi giydiğimde 700 lira paramın çalındığını gördüm ve kavga etmeye başladık” dedi. "Kavga sırasında bana tehditler savurmaya başladı. Üzeri çıplaktı ve bana tekme attı. Ben de kendisini korkutmak için bıçağı elime aldım. Çiçek bana, ‘Öldür beni. Seni yaşatmazlar’ dedi. Ben de bıçağı salladım. Bıçakla koltuk altından yaralandı. Ölünce onu tırın yatağına yatırarak üzerini çarşafla örttüm. Ben de etraftaki kanı temizleyerek üzerimi değiştirdikten sonra Kocaeli’ye gittim. İş yerine yaklaştığımda; cesedi kucağıma alıp sazlık alana taşıdım. Üzerini ot ve çalılarla kapatarak işe döndüm." (İHA)

Umu t yol c yarı m ka uluğu ldı

A

dana’da bir kişi bıçaklandıktan sonra can havliyle aracına binerek olay yerinden kaçarken yolda gördüğü polislerden yardım istedi. Olay, Seyhan İlçesi Ziyapaşa Bulvarı Turhan Cemal Beriker kavşağında meydana geldi. İddiaya göre, Ozan Özdemir istasyon meydanında kimliği belirlenemeyen kişi veya kişilerce vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı. Özdemir can havliyle şahıslardan kaçarak 34 FZ 9712 plakalı aracına bindi. Daha sonra kanlar içinde bir süre aracını sürdükten sonra, kavşak üzerinde maddi hasarlı kazayla ilgilenen polislere rastladı. Şahıs, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılırken durumunun ağır olduğu öğrenildi. Polislerden son bir can havliyle bıçaklandığını ve zorla kaçtığını söyleyen Özdemir, daha sonra aracının içerisinde baygınlık geçirdi. Polisler durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Özdemir’i Adana Dr. Aşkım Tüfekçi Çukurova Devlet Hastanesine kaldırdı. Şahsın durumunun ağır olduğu öğrenildi. (İHA)

Vicdansız sürücüyü arıyor

B Hüseyin Çapkın Silivri’den tahliye edildi

F

ETÖ’nün mülkiye yapılanmasına ilişkin davada tahliye edilen İstanbul eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, cezaevi çıkışında, "Türk adaletine inandık, çok teşekkür ediyorum" dedi. FETÖ’nün mülkiye yapılanması davasında İstanbul eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Sancaktepe eski Kaymakamı Feyzullah Özcan, İstanbul eski Vali Yardımcısı Haluk Nadir ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Genel Sekreteri Yılmaz Kurt’un tahliyesine karar verildi. Hüseyin Çapkın duruşmanın ardından cezaevi aracı ile Silivri Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'ne getirildi. Cezaevindeki tahliye işlemleri tamamlandıktan sonra akşam saatlerinde minibüsle Kınalı Gişelere getirilen Çapkın, gişelerde tahliye edildi. Çapkın’ı yakınları ve avukatı karşıladı. Basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Çapkın, “Türk adaletine inandık, çok teşekkür ediyorum” dedi. (İHA)

İ

zmir'in Çeşme ilçesinden Yunanistan'ın Sakız Adası'na yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 51 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Çeşme körfezinde devriye görevi yapan TCSG 81 Sahil Güvenlik botu, dün sabah saat 04.00 sıralarında Çiftlik açıklarında bir şişme bot belirledi. Şişme bota müdahale ederek durduran ekipler, kaçak göçmenleri Sahil Güvenlik botuna alarak Çeşme iskelesine getirdi. Çeşme iskelesine çıkarılan göçmenler,

iskelede kurulan çadıra alınıp, üşümemeleri için battaniye verildi. Uluslararası Göç Örgütü temsilcileri de yiyecek ve içecek dağıtarak göçmenlerin ihtiyaçlarını karşıladı. Halsiz ve yorgun oldukları gözlenen göçmenler, çadırın içindeki banklarda, birbirlerine yaslanarak uyuyakaldı. Suriye, Angola, Orta Afrika ve Mali uyruklu oldukları belirlenen 51 kaçak göçmen, işlemlerinin tamamlanmasının ardından İzmir Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderilecek. (İHA)

ursa'da trafik kazası geçiren Sergen Çakır, kazayı görenleri sosyal medyadan arıyor. Edinilen bilgiye göre, olay 5 gün önce gece saatlerinde Sanayi Caddesi'nde meydana geldi. Mudanya’da oturan nişanlısı evine bırakıp, Osmangazi ilçesinde evine dönen 23 yaşındaki Sergen Çakır’ın kullandığı 16 YG 360 plakalı araca, başka bir araç sol arka tekerine iki kere vurup kaçtı. Çarpanın etkisiyle direksiyon hâkimiyetini kaybederek taklalar atan araç yol kenarında bulunan ağaçlık alana savruldu. Kazadan şans eseri yara almadan kurtulan Çakır arabadan kendi imkanlarıyla çıkarken, arabası kullanılmaz hale geldi. Hurdaya ayrılan aracını satan Çakır, sosyal medyadan, kazaya karışan diğer aracı ve olayı görenleri arıyor. Sosyal medyadan paylaştığı fotoğraflarla kazada sonra arkasına bakmadan kaçan trafik canavarını arayan Çakır, “Lütfen bunu bütün dostlarım paylaşsın, belki insafa gelir, vicdanı sızlar ortaya çıkar. Unutmayın bunu. Bugün bana yapan, yarın bir başkasına da yapar ve sonucu benim gibi olmayabilir. Daha kötü sonuçlar almamak için lütfen paylaşın. Belki görür vicdana gelir adalete teslim olur” diye konuştu. (İHA)

BURÇ’TAN HABER

Ayakkabı izi yakalattı

Ş

anlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde güvenlik kameralarına yakalanmamak için yüzünü kapatıp okul ve resmi kurumlardan hırsızlık yapan zanlıyı, olay yerinde bıraktığı ayakkabı izi ele verdi. Olay yerindeki ayakkabı izlerinin röntgenini çeken ve güvenlik kameralarını inceleyen polisler, zanlıyı kıskıvrak yakalamayı başardı. Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde Asayiş Büro Amirliği ekipleri, 3 okul ve bir aile sağlığı merkezinde meydana gelen hırsızlık olaylarını gerçekleştiren zanlı ya da zanlıların yakalanması için çalışma başlattı. Hırsızlıkların yaşandığı okul ve aile sağlığı merkezindeki güvenlik kamerası kayıtları ile zanlıya ait olduğu belirlenen ayakkabı izleri incelemeye alındı.Mahmat A. hakkında Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusu da yapan ekipler, şahsın Kasım ve Aralık ayında 3 okul, 1 aile sağlığı merkezinde hırsızlık, kasten adam yaralama olaylarına karıştığını ve aile içi şiddet olayının zanlısı olduğunu tespit etti. Mahmut A., sorgusunun tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. (İHA)

[email protected]

Koç (21 Mart-19 Nisan): İyi bir çalışma temposu yakalamış durumdasınız. Bu performansınızı sürdürmelisiniz. Etkinliğinizi göstereceğiniz görüşmeler yapacağınız bir gündesiniz. İşinize olan bağlılığınızın ve özeninizin dönüşlerini alacaksınız.

Terazi (23 Eylül-22 Ekim): Başarınızın artması için yapmanız gereken oldukça net. Sabırla daha iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz. İçinizdeki gücü fark etmeyen kişilerle mücadeleye girip zaman kaybetmeyin. Zorlanacağınız harcamalara dikkat edin.

Boğa (20 Nisan-20 Mayıs): Üzerinizde bir süredir atamadığınız stresin azalmasına neden olacak gelişmeler yaşanabilir. Hayatınızda yapmak istediğiniz değişiklikler için uygun zaman dilimine gireceksiniz.

Akrep (23 Ekim-21 Kasım): Size sunulacak bir fırsat önce cazip gelmeyebilir. İçinde bulunduğunuz ruh hali ile durumu fark etmeyebilirsiniz. Bu anlamda yakın çevrenizin önerilerini dikkate almalı ve ona göre adım atmalısınız.

İkizler (21 Mayıs-21 Haziran): Bugün yaratıcı fikirlerinizin öne çıkacağı ve güzel projelerin konuşulacağı bir gün. Duygusal anlamda da sizi etkileyecek bazı şeyler yaşayabilirsiniz. Dostlarınızın varlığı bir kez daha sizi mutlu edecek ve onların kıymetini anlayacaksınız.

Yay (22 Kasım-21 Aralık): Enerjinizi yönetmek konusunda çok başarılı olduğunuz söylenemez. Fazlaca hayalci yaklaşımlar içerisindesiniz. Sıradan işlerle kaybediyorsunuz.

Yengeç (22 Haziran-22 Temmuz): Duygusal anlamda çok fazla karışıklık içerisindesiniz. Bazı konuları gereksiz yere dilinize doluyorsunuz. Enerjinizi hem kendiniz, hem de çevreniz için daha faydalı işler iç faydalı işler için kullanmalısınız.

Oğlak (22 Aralık-19 Ocak): Bugün sizi heyecanlandıran haberler alabilir ya da bazı karşılaşmalar yaşayabilirsiniz. Kafanızı karıştıran bir konuda hislerinize güvenmek dışında seçeneğiniz görünmüyor. Her duyumu doğru kabul etmeyin.

Aslan (23 Temmuz-22 Ağustos): Sorumluluklarınızın arttığını hissettiğiniz an hep bir başka tarafa kaçıyorsunuz. Bu tutumunuz size olan güveni sarsabilir ve bir daha aynı güveni sağlamakta zorlanabilirsiniz. Aile içi ilişkiler biraz daha normalleşme sürecine girecek.

Kova (20 Ocak-18 Şubat): Kafanızda farklı işler var ancak daha akılcı ve uygulanabilir fikirler üzerinde durmalısınız. Böyle yaklaşmazsanız emekleriniz bir anda hiç olabilir. Duygusal takıntılarınızdan artık sıyrılmanız gerekiyor.

Başak (23 Ağustos-22 Eylül): İş ortamınızda sizi rahatsız eden bazı konular üstleriniz tarafından fark edilecek ve birlikte çözüm arayışı içerisine girilecek. Bu süreçte siz kendinize düşen sorumluluklarınızı ihmal etmemelisiniz. İletişime dayalı işleriniz artabilir.

Balık (19 Şubat-20 Mart): İsteklerinizi ortaya koyarken daha mantıklı yaklaşımlar gösterebilirsiniz. Sizi heyecanlandıracak sürpriz bir teklif gündeme gelebilir. Yapmak istediğiniz değişiklikleri gerçekleştirme fırsatını yakalayacaksınız.

EKONOMİ

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

Zi̇raat Bankası'na iki ödül

B

anka, Financial Innovation Awards'tan "En İyi Banka", Global Banking & Finance Awards'tan da "En İyi Operasyon Merkezi İnovasyon Projesi Türkiye 2017" ödülüne layık görüldü Ziraat Bankası, şube lokasyon analizi uygulamasıyla Financial Innovation Awards’tan "En İyi Banka", operasyon merkezi çalışmalarıyla da Global Banking & Finance Awards’tan "En İyi Operasyon Merkezi İnovasyon Projesi Türkiye 2017" ödüllerini aldı. Bankadan yapılan açıklamaya göre, The London Institute of Banking and Finance tarafından düzenlenen "Financial Innovation Awards 2017'de (Finansal Yenilik Ödülleri 2017)" Ziraat Bankası, "Yenilikçi Veri Kullanımı ve Uygulamaları" kategorisinde "En İyi Banka" ödülünün sahibi oldu. Dünya genelinde binden fazla projenin yarıştığı ödül programında, Ziraat Bankası, Kurumsal Mimari Grup Başkanlığı tarafından geliştirilen şube lokasyonunun belirlenmesinde coğrafik bilgi sistemlerinin analizi uygulamasıyla ödül alan banka oldu. "Global Banking And Finance Review" tarafından düzenlenen, finans sektöründeki yenilikler, fark yaratan strateji, ilerici ve ilham verici değişimleri ödüllendiren "Global Banking & Finance Awards 2017" ödüllerinde ise Ziraat Bankası, bankanın operasyon merkezi uygulamalarıyla "En İyi Operasyon Merkezi İnovasyon Projesi Türkiye 2017" ödülüne layık görüldü. Söz konusu proje kapsamında bankanın operasyon merkezi çalışanlarının performans ve mola sistemleri, işlem müdahale süreleri ve performans karneleri uygulamaları hayata geçirilmiş, söz konusu süreçlerin sistem üzerinden anlık takip edebileceği bir altyapı ku(AA) rulmuştu.

2018 yatırım hacmi 21,7 milyar dolar

R

us enerji şirketi Gazprom'un gelecek yıl yatırım hacmini 2017'ye göre yüzde 13,3 artırarak 21,7 milyar dolara yükselteceği bildirildi. Gazprom'dan yapılan açıklamada, şirketin 2018 yatırım programının yönetim kurulu tarafından onaylandığı belirtildi. Gazprom'un, gelecek yıl 2017'ye göre dış borç teminini yüzde 42 artırarak 7,1 milyar dolara çıkaracağı kaydedilen açıklamada, "Şirketin toplam yatırım hacminin ise yüzde 13,3 artarak 21,7 milyar dolara çıkması bekleniyor. 2018'de sermaye yatırımlarının 13,5 milyar dolara, uzun vadeli finansal yatırımlarının da 7,4 milyar dolara yükseltilmesi planlanıyor. Onaylanan mali plan, şirketin yükümlülüklerini eksiksiz şekilde karşılayacak." ifadeleri kullanıldı. Gazprom'un 2018 yılı yatırım programı, TürkAkım, Sibirya'nın Gücü, Kuzey Akım 2 gibi doğalgaz projelerinin yanı sıra Rusya'da bulunan birçok tesis ve altyapı projelerinin (AA) de geliştirilmesini kapsıyor.

Tekno girişimcilerin finansman sıkıntısı "2023'e Doğru Türkiye'nin Teknoparkları" araştırmasında, "Bankacılık sistemi, genel olarak garanti olan yatırımları fonluyor, Ar-Ge'nin finansmanı konusunu dışlıyor. Yenilikçi girişimciliği fonlayacak bankacılık sistemi gelişmemiş. Yenilikçi girişimcilere teminat verecek bir kredi garanti fonu oluşturulması faydalı olur" görüşlerine yer verildi.

B

ankacılık sisteminin garanti yatırımları fonlama eğiliminde olması nedeniyle Ar-Ge'nin ve yenilikçiliğin finansmanında sıkıntı yaşandığı belirtilerek, yenilikçi girişimcilere teminat verecek bir kredi garanti fonu oluşturulması önerildi. Hacettepe Üniversitesi yarı zamanlı öğretim görevlisi ve Kalkınma Bakanlığı Planlama Uzmanı Dr. Mehmet Cansız tarafından hazırlanan "2023'e Doğru Türkiye'nin Teknoparkları" isimli araştırma yayımlandı. Türkiye'de faaliyette olan 55 teknoparkta TEKNOPARKLAR ARASINA RİNG deki ekosistem daha da geliştiyaklaşık 4 bin 475 yeTürkiye'de yerel yönetimlerin de girişimcilik ekosistemin rilmeli." tespitine yer verildi. nilikçi firma faaliyet katkısının artırılmasına ihtiyaç duyulduğunun bildirildiği e Türkiye'deki bazı girişimcilegösterirken, araştırma raporda, "Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi için rin, şirketlerini doğrudan Silikon kapsamında, 15 ilde özelli büyükşehir belediyelerinin kolaylaştırıcı birtakım unsur kle Vadisi'nde veya dünyanın diğer geörneklem metoduyla lar ile sisteme dahil olmaları gerekiyor. Teknoparklar arasın lişmiş bölgelerinde kurarak faalibelirlenen bin 112 tekda ringler konulması, belediyelerin yenilik projelerinde tekno yetlerine devam ettiğinin ifade nopark firmasıyla göparklarla iş birliği yapması, kent merkezlerinde tasarım, edildiği raporda, bir sorun olan bu rüşme yapılarak hızlandırıcı ve kuluçka merkezleri için yerler tahsis edilm alanın Bilim, Sanayi ve Teknoloji, işletmelerin sorunları bisiklet kullanım alanlarının yaygınlaştırılması, yeşil alanlaesi, Maliye ve Kalkınma Bakanlıkları ve çözüm önerileri ele rın genişletilmesi ve sanatsal faaliyetlerin desteklenmesi ile TÜBİTAK ve KOSGEB gibi alındı. Araştırma ragibi yenilikçi kentlere dönüşme konularında yerel yönet kurumlar tarafından analiz edilmesi porunda, teknoparklaimlerin önemli etkileri bulunabileceği değerlendiriliyor." öneril istendi. Raporda, teknoparklarda rın en önemli yönetim eri sıralandı. Raporda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan geliştirilen teknolojilerin ticarileşeprobleminin üniversilığı tarafından teknoparklardaki sorunlara yönelik firmaların bilmesi için girişimcilerin mevcut telere bağlı olarak kugörüş, öneri ve beklentilerinin izleneceği bir izleme ve değerlensanayicilerle bağlantısının kurulmarulması olduğu dirme sisteminin kurulmasının fayda sağlayacağı da ifade sına ihtiyaç olduğu belirtildi. belirtilirken, "Türkiedilirken, teknoloji transfer ofisleri arası koordinasy ye'de teknoparkların onu TÜRKİYE'YE ÇEKELİM sağlayacak, gelişmiş ülkelerdeki teknoloji eğilimlerini hakim ortaklarının takip edecek, pazar ve kritik endüstriler için gelecek teknoloji üniversiteler olması, Silikon Vadisi'ne gidişe karşın, araştırmaları yapacak bölgesel yenilik merkezlerinin kurul yönetim kurullarında Türkiye'nin bölge ülkelerinden yeniması gerektiği de aktarıldı. rektör ve akademislikçi sınıf ve başarılı girişimcileri yenlerin ağırlıklı bir çekme konusunda önemli potansiyeli şekilde bulunması olduğuna işaret edilen raporda, "Kalhatta bunun uzantısı olarak teknopark genel müdürlerinin kınma Ajansları tarafından desteklenebilecek güdümlü projeler akademisyenlerden seçilmesi göreli olarak üniversite alanının yardımıyla çevre ülkelerdeki bu kesimler, daha gelişmiş metsorunlarını teknoparklara taşıyabilmekte. Bu durum ise geleropoller olan İstanbul, Ankara ve İzmir'e çekilebilir." önerisinde nek sahibi üniversiteler dışındakilerde önemli sorunlara bulunuldu. Raporda, teknoparklarda faaliyet gösteren girişimneden oluyor." ifadesine yer verildi. cilerin finansman sıkıntısına da işaret edilerek, şu tespitlere yer Raporda, teknopark yönetimlerinde, özel sektörden atana- verildi: "Bu alanın finanse edilmesi önem taşıyor. Bankacılık cak kişilerle denge sağlanması önerildi. Silikon Vadisi uyarısı- sistemi genel olarak garanti yatırımları fonlama eğilimine olup, nın da yer aldığı raporda, başarılı girişimci ve projelerin Silikon özellikle Ar-Ge'nin finansmanı konusunu dışlıyor. Yenilikçi giVadisi ve daha gelişmiş ekosistemlere göç ettiğine dikkat çe- rişimciliği fonlayacak bankacılık sistemi gelişmemiştir. Bu dukildi. rumda yenilikçi girişimciliğin fon ihtiyacı, girişim sermayesi Raporda, bu göçün, gelişmekte olan ülkelerin temel kısıtları ve melek yatırımcılara kalıyor. Yenilikçi girişimcilere yönelik arasında yer aldığına işaret edilerek, "Girişimciler kendi ülke- bir kredi garanti fonu oluşturmanın faydaları olabileceği değerlerindeki ekosistemlerin eksiklikleri ve sınırlılıkları ya da ge- lendirilmektedir. Böyle bir fon, bu alanda bankacılık sektörünü lişmiş ekosistemlerin ticarileşme ve diğer farklı avantajları hareketlendireceği gibi girişim sermayesi yatırımlarının da artnedeniyle daha gelişmiş bölgelere doğru hareket ediyor. Daha masını sağlayabilecektir. Ar-Ge ve yenilikçiliğin finansmagelişmiş ekosistemlerin çekiciliği öne çıkıyor. Silikon Vadisi'ne nında uzun vadeli kredi imkanları için Kalkınma Bankası da göç eden Türk girişimcilerle yapılacak görüşmelerle ülkemiz kullanılabilir." (AA)

Dünya Bankası’nın kararı bazı enerji projelerini olumsuz etkileyebilir

U

luslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, Dünya Bankasının geçen hafta açıkladığı petrol ve doğalgaz yatırımlarını desteklememe kararının, Irak'ta petrol ve doğalgaz yataklarında üretimin artırılmasına dönük projeyi, Ukrayna'nın kaynak çeşitliliği çalışmalarını ve Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı (TAP) projesini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Birol, Dünya Bankası’nın Fransa'da düzenlenen "OnePlanetSummit" programında açıkladığı petrol ve doğalgaz yatırımlarını 2019'dan sonra desteklememe kararının enerji sektörüne etkilerini değerlendirdi. Dünya Bankasının bu kararını iki şartla esnetebileceğini açıkladığına işaret eden Birol, şartlardan birinin, petrol veya doğalgaz yatırımı yapılacak ülkenin çok fakir bir ülke olması, ikincisinin de ülkede yapılacak yatırımın, iklim değişikliğiyle ilgili alınan kararları olumsuz etkilememesi olduğunu ifade etti. Birol, bu şartlara bakıldığında, "yoksulluğun sınırı ne olacak?" ve "ülkelerin iklim değişikliği hedefleri nasıl değerlendirilecek?" sorularının akla geldiğini belirterek, bu şartların Afrika ülkeleri düşünülerek konulmuş olabileceğini söyledi. Dünya Bankasının ancak bu şartlar yerine getirildiğinde petrol ve doğalgaz yatırımlarını destekleyeceğini vurgulayan Birol, şöyle devam etti: "Bu kararın ne kadar uygulanabilir olduğu konusunda kafamda soru işaretleri var. Bankanın dünyada her yıl yapılan petrol ve doğalgaz yatırımlarının içindeki payı yüzde 0,4 seviyesinde bulunuyor ama burada politik bir mesaj veriliyor. Dünya Bankası herhangi bir kuruluş değil. Bu sinyalin diğer yatırımcılar için ne kadar etkili olup olmayacağını bekleyip görmemiz lazım. Bu sinyal yatırımcıların kaynak bulma konusundaki çabalarını köstekleyebilir ama eğer projeler gerçekten

7

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 2017 üçüncü çeyrek pazar verilerini açıkladı. Eylül 2017 sonu itibarıyla 2 milyon 598 bin 408 elektronik imza ve 476 bin 202 mobil imza olmak üzere toplam 3 milyon 74 bin 610 elektronik sertifika oluşturuldu.

E

"TAP İÇİN NEGATİF SİNYAL" Dünya Bankasının mevcut durumda desteklediği üç önemli petrol ve doğalgaz projesi bulunduğunu dile getiren Birol, bu projelerin söz konusu karardan olumsuz etkilenebileceğini söyledi. Birol, şunları kaydetti: "Bu projelerden biri, Irak'taki petrol ve gaz yataklarında üretimin artırılması. Irak'ın yoksulluktan kurtarılması için petrol ve doğalgaz gelirlerinin artırılması gerekiyor. İkinci proje ise TAP. Arz güvenliği açısından çok ciddi ve önemli bir proje. Bir diğer proje ise Ukrayna. Ukrayna şu anda enerjinin çok büyük bir kısmını tek bir ülkeden alıyor ve kaynak çeşitliliği yapmaya çalışıyor. Bu da engellenmiş olacak. Yani Dünya Bankası bu politikayla Irak'taki projenin ülkeye ekonomik katkısını engellemiş olacak. TAP projesi için de bence önemli bir negatif sinyal veriliyor." (AA)

B

u yıl rekor üstüne rekor kırarak 165,5 liraya kadar çıkan gram altında, yükselişin gelecek yıl da devam etmesi öngörülüyor. AA Finans Analisti Memiş, "Altının, 2018 yılında yatırımcısına en çok kazandıracak emtia olacağını düşünüyorum" dedi. Fiyatı rekorlar kırarak 165,5 liraya kadar çıkan gram altında, yükselişin gelecek yıl da devam etmesi bekleniyor. Altının gram fiyatı, 2017'ye 130 lira seviyelerinde başlamasının ardından jeopolitik riskler, dolar kuru ve altının ons fiyatından bulduğu destekle rekor üstüne rekor kırarak 165,5 liraya kadar yükseldi. Yılbaşından bu yana yatırımcısına yaklaşık yüzde 19 getiri sağlayan gram altında, yükselişin gelecek yıl da devam etmesi bekleniyor. AA Finans Analisti İslam Memiş, gram altının gelecek yıl en çok kazandıran yatırım araçlarından biri olmaya devam edeceğini, fiyatının 2018'de 181 liraya kadar çıkabileceğini bildirdi. Memiş, ABD ile Kuzey Kore arasında yaşanan savaş riskinin ortadan kalkmadığını belirterek, "ABD Başkanı Donald Trump, kendisine olan siyasi destek azaldıkça Kuzey Kore'ye karşı yeni tehdit açıklamaları ya da askeri müdahale yapabilir. Trump'ın başkanlığının tehlikeye girmesi savaş riskini artıran nedenlerden biri olabilir." ifadelerini kullandı. Trump'ın, İsrail'in başkenti olarak Kudüs'ü tanımasının jeopolitik riskleri artırdığını ve Orta Doğu'da tansiyonun tekrar yükselmesine neden olduğunu ifade eden Memiş, ilerleyen zamanlarda İsrail, İran, ABD, Suriye, Rusya ve Türkiye'nin tavrının bölgede tansiyonu artırmaya devam edebileceğini söyledi. Memiş, 2018'in ikinci çeyreğinde ABD ve Avrupa'da enflasyon rakamlarında yükseliş beklediklerini ifade ederek, "AB'de negatif faizin sona ermesi küresel ekonomileri olumsuz yönde etkiler. Merkez bankalarının parasal genişlemeye son vermesi 10 yıllık tahvil faizlerinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle avro/dolar paritesinde toparlanma isteği görebiliriz. Bu durum altının ons fiyatına olumlu yönde destek verebilir." şeklinde konuştu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke borsalarında sert satışlar yaşanması, Bitcoin gibi sanal paraların çökmesi, savaş ve siyasi riskler gibi nedenlerle 2018'in finansal piyasalar için zorlu geçebileceğini vurgulayan Memiş, söz konusu gelişmelerin yatırımcıların altın talebinin artmasına neden olacağını söyledi. Altının ons fiyatının kademeli olarak yükseliş trendine girebileceğini, ons altının 1.240 dolar seviyesinin altına sarkması halinde alımlar olabileceğini, gelecek yıl için ise ons altında 1.500 dolar seviyelerinin görülebileceğini ifade eden Memiş, "Altının gram fiyatı ise ons fiyatından aldığı destekle yükseliş trendine girebilir. Altının, 2018 yılında yatırımcısına en çok kazandıracak emtia olacağını düşünüyorum. Gelecek yıl altının gram fiyatının 148 lira seviyesini dip, 181 lira seviyesini zirve olarak takip edeceğini belirtmek iste(AA) rim." diye konuştu.

E-imza yüzde 4,2 arttı Hasan NAZ

karlı yatırımlar ise bu zorlama olsa da bir şekilde finansın bulunacağını düşünüyorum. Bu karar gerçekten son derece önemli bir siyasi mesaj fakat etkinliği konusunda ciddi kuşkularım var. Bu kararla, yatırımlara yapılacak olan mali katkının ertelenmesi ya da iptal edilmesinin hem boyut olarak hem de amaç olarak etkinliğini sorgulamak gerektiğini düşünüyorum. O bakımdan, bu adımın iyice düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim."

Yükseliş 2018'de devam edecek

-imza ve mobil imza kullanım alanlarının çoğalması ile artan farkındalık, kullanıcı sayısına da yansıyor. E-dönüşüm uygulamaları kamunun ve özel şirketlerin dönüşerek işlevselliklerini artırmalarını sağlarken, bireylerin de yararlanmak istedikleri hizmetlere kolay ve güvenli bir şekilde ulaşabilmelerini mümkün kılıyor. E-dönüşümün merkezinde yer alan e-imza ve mobil imza ile bireysel ve kurumsal işlemler çok daha düşük maliyetlerle, daha hızlı ve etkin şekilde yapılabiliyor. BTK verilerine göre, 2017 yılının ikinci çeyreğinde 2 milyon 493 bin 101 olan elektronik imza sertifika sayısı, üçüncü çeyrekte bir önceki döneme oranla yüzde 4,2 artarak 2 milyon 598 bin 408’e yükseldi. İkinci çeyrekte 458 bin 726 olan mobil imza sertifika

sayısı ise yüzde 3,8 seviyesinde artış göstererek 476 bin 202’ye ulaştı. Elektronik ve mobil imzanın e-dönüşümün en önemli ve temel basamaklarından biri olduğunu belirten E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun, “Eimza, ıslak imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahip ve elektronik ortamda gerçekleşen işlemlerde kişilerin kimlik bilgilerinin doğruluğunu garantiliyor. Her çeyrekte artan nitelikli elektronik sertifika sayısıyla; kamuya, özel sektöre ve bireylere sağlanan katma değer de artmış oluyor. Kâğıtsız hayatı mümkün kılan, enerji, zaman ve para tasarrufu sağlayan bu ürünler, kurumların en değerli hazinesi olan verinin ve emeğin korunmasına da yardımcı oluyor.” dedi.

Küresel piyasalar vergi tasarısı gelişmelerine odaklandı

K

üresel piyasalar, ABD'de Temsilciler Meclisi'nde dün akşam saatlerinde kabul edilen vergi tasarısının devam eden yasalaşma sürecine odaklandı. ABD'de dün akşam Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen vergi tasarısının "uzlaşma" kurallarını ihlal ettiği için Senato'da oylanamayacağının açıklanması sonrası söz konusu kuralları ihlal eden maddeler çıkarıldı ve Senato 48'e karşı 51 oyla yasa tasarısını onayladı. Temsilciler Meclisi'nin, tasarının Senato'dan geçen versiyonunu kısa süre içerisinde tekrar oylaması ve yasalaşmanın son adımı olarak tasarının, ABD Başkanı Donald Trump'ın imzasına sunulması bekleniyor. Söz konusu gelişmeler ve artan kar satışları, dün New York borsasında düşüşlere neden oldu. Dow Jones endeksi yüzde 0,15, S&P 500 endeksi yüzde 0,32 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,44 değer kaybetti. Avrupa tarafında, dün Almanya'da açıklanan Ifo iş dünyası endeksi ve Avro Bölgesi inşaat üretimindeki gerilemenin ardından Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,72 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,69 değer kaybederken, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde

0,09 yükseldi. Analistler, bugün Almanya'da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Avro Bölgesi cari işlemler dengesi verilerinin izleneceğini belirterek, Almanya’da hükümet kurma çalışmalarının yatırımcıların odağında kalmaya devam ettiğini bildirdi. Japonya'da dün açıklanan tüm sanayi aktivite endeksinin beklentiler doğrultusunda yüzde 0,3 artması sonrası kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 0,11 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,23 geriledi. Yurt içinde, dün artan küresel risk iştahı ile gün içinde 111.000 puanın üzerini test eden BIST 100 endeksi, kapanışa yakın etkisini artıran kar satışları ile kazançlarını geri verdi ve günü yüzde 0,06'lık sınırlı düşüşle 110.177 puandan tamamladı. Analistler, yurt dışında yatırımcıların Noel tatili havasına şimdiden girdiğini belirterek, piyasalarda yıl sonuna kadar sakin bir seyir izlenebileceğini ifade etti. BIST 100 endeksinin 108.000-112.500 geniş bandı içinde dalgalı bir seyir izleyebileceğini kaydeden analistler, 3,84 seviyelerinde işlem gören dolar/TL'nin, 3,8550'nin altında kaldığı sürece pozitif görünümün devam edeceğini bildirdi.

8

EKONOMİ

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

Araç vergi oranında dünya Hyundai ikinci el Satış Sorumlusu Genel Müdür Yardımcısı Ersin Kapusuz, motorlu taşıtlarda alınan vergi oranlarında dünyada ilk sırayı aldığımızı söyledi. Tolga ALCA

birincisiyiz

M

otorlu taşıtlarda ÖTV oranlarının 2017 başından itibaren artırılması ve dövizdeki kur farkı nedeniyle sıfır araç pazarında daralma meydana geldiğini buna karşın ikinci el piyasada canlılık yaşandığını dile getiren Hyundai ikinci el Satış Sorumlusu Genel Müdür Yardımcısı Ersin Kapusuz, 2018 yılında da bu durumu yaşayacaklarını dile getirdi.

VERGİ RAKAMLARI YÜKSEK ÖTV ve diğer vergi rakamlarının fazla olduğunu dile getiren Ersin Kapusuz, vergilendirme sistemindeki değişiklere değinerek, “Önceki dönemlerde ÖTV, motor hacmine bağlıyken şu an üretim bedeline göre belirleniyor. Bu nedenle 80-100 bin TL’nin üstünde, lüks segment dediğimiz araçlarda ÖTV artışı daha fazla olduğu için ikinci el araçlara talep arttı. Sıfırı 145 bin olan bir aracın kendi modeline yakın, az kullanılmış ikinci el fiyatı 115 bin TL olabiliyor. Sıfır otomobilden ortalama %60 ÖTV, buna ek olarak % 18 KDV alınıyor. Eğer bu vergiler olmazsa 100 bin TL’lik bir arabanın fiyatı 52 bin 966 TL’ye düşmüş olur” dedi.

Aileler kesenin ağzını açtı

T

DEVLETİMİZ SATILMASINI İSTEMİYOR Devletin, yabancı marka sıfır araçların satılıp diğer ülkelere para akışının önüne geçmesi adına yürüttüğü vergi artışlarına değinen Kapusuz, “Yerli üretim aracımız olmadığı için devletimiz yabancı araçların satılmasını istemiyor. Çünkü satılan her aracın parası dış devletlere gidiyor. Vergiler attırılıyor ki araç satışı düşerse bile vergilerden yüksek miktarda tahsilat yapabilelim diye düşünülüyor. Ama evdeki hesap çarşıya uymuyor. Vergilere yüzde 10’luk bir artış yaptığınızda araç satışındaki düşüşler yüzde 40’ı bulabiliyor” diye konuştu.

MOTORLU TAŞITLARDA YÜZDE 130’LUK VERGİ Sıfır motorlu taşıt almak isteyen kişilerin ÖTV’nin de KDV’si alınarak bir vergi ödediğini vurgulayan Kapusuz, şu açıklamada bulundu: “Motorlu taşıtlarda dünyada en yüksek vergiyi alan ülke Türkiye’dir. Yüzde 130 oranında vergi alınan başka bir ülke yoktur. ÖTV’nin de KDV’si alınarak verginin vergisi alınmış oluyor. 10 bin TL’lik bir araba yüzde 130 oranında alınan vergi ile 23 bin TL’ye ulaşıyor. Bununla kalınmayıp bu total rakamdan yüzde 18 KDV alınıyor. Bu tahsilatı yanlış bir politika olarak görüyoruz.”

İKİNCİ EL ARAÇTA GARANTİ İkinci el araç alırken garanti güvencesinin üzerinde durulması gerektiğini söyleyen Kapusuz, tüketicilerin ikinci el araçları kurumsal şirketlerden temin etmeleri gerektiğini dile getirdi. Şirket olarak uyguladıkları garanti düzenlemelerine de değinen Kapusuz araç garantisi hakkında, “İkinci el otomobillerin fabrika garantisi devam ediyorsa, çeşitli düzenlemelerle bu garanti aracın yeni sahibine veriliyor. Onun dışında garantisi bitmiş araçları satışa çıkarmadan önce son kontrollerini bizzat kendimiz yaparak bir yıl veya 25 bin kilometre garanti verebiliyoruz” diyerek ikinci el araçlarda da garanti koşullarının devam edebileceğini söyledi.

NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? İkinci el araç alırken bazı detayların gözden kaçtığını söyleyen Ersin Kapusuz, “Tüketiciler almayı düşündükleri araçların hasar geçmişine dikkat etmelidir. Uzmanlara gösterilmeden alınan araçlarda sorunlar çıkabiliyor. Özellikle önden kazalı, taklalı, şaseleri ile oynanmış araçlar alınmamalıdır. Eğer alınan araçların böyle sorunları varsa hem verim alınamaz hem de bu durum başka bir kazaya sebebiyet verebilir. Araç sahibi olmak isteyenler; güvenilir, bir sorun olduğunda karşılarında muhatap bulabilecekleri, araca garanti verebilecek yerlerden otomobil talebinde bulunmalıdır” diyerek uyarıda bulundu.

Kahramanmaraş'ta trüf mantarı bahçesi

Özdebir, nükleer santralleri savundu Zehra ŞAHİNDOKUYUCU

A

nkara Sanayi Odası Koordinatörlüğü’nde kurulan Nükleer Sanayi Kümelenmesi (NÜKSAK) düzenledikleri bir toplantıyla çalışmalarına başladı.

Tamir ve ayar ücretleri belirlendi

S

u, elektrik ve gaz sayaçlarının tamir ve ayar ücretleri belirlendi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Su, Elektri̇k ve Gaz Sayaçları Tami̇r ve Ayar Ücret Tari̇fesi̇ Hakkında Tebliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, yeni yılda su ve elektrik sayaçlarının ayar ve tamiri için 4,6 lira ile 14,8 lira arasında ücret alınacak. Gaz sayaçlarının ayar ve tamiri için ise 9 ile 348,3 lira arasında ücret tahsil edilecek. (AA)

Haftada 2 milyon yumurta ihracatı

Ç

orum'da, yumurta üreticilerinin pazarlama ile dağıtım sorunlarının çözülmesi amacıyla kurulan Çorum Yumurta Üretim ve Pazarlama AŞ tarafından Irak, Suriye ve Gürcistan'a haftada 2 milyon yumurta ihraç ediliyor. Çorum'da yumurta ve tavukçuluk sektörü, kent ekonomisine verdiği katkının yanı sıra ihracatla ülke ekonomisine de katma değer sağlıyor. Kentteki yumurta üreticilerinin pazarlama ve dağıtım sorunlarının çözülmesi amacıyla 31 yıl önce 13 üreticinin bir araya gelerek kurduğu Çorum Yumurta Üretim ve Pazarlama AŞ, 500 bin metrekarelik kapalı sistem modern kümeslerde üretilen yumurtaların yurt içi ve yurt dışında pazarlanmasına öncülük ediyor. Firma; Irak, Suriye ve Gürcistan'a haftada 2 milyon yumurta gönderiyor. (AA)

Toplantının açılışında ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Türkiye’nin elektriğe bağımlılığının her geçen gün arttığına dikkat çekerek, en ekonomik elektrik üretiminin nükleer santrallerde gerçekleştiğini söyledi. Yenilenebilir enerji kaynakları da dahil olmak üzere tüm elektrik santrallerinin doğada tahribata yol açtığını iddia eden Özdebir şunları söyledi: "Bunların tek istisnası nükleer santrallerdir. Nükleer santraller sıfır emisyonu olan en çevreci yatırım tesisleridir. Günümüzde elektriksiz çalışan hiçbir makine bulunmamaktadır. Cebimizdeki telefonun şarjından, kullandığımız makinelere kadar elektrik enerjisini çok fazla kullanıyoruz. Hatta gele-

ürkiye'de ailelerin eğitim için yaptığı harcamalar, 2012-2016 döneminde yüzde 62 artışla 18,5 milyar liradan 30,1 milyar liraya yükseldi. Eğitim harcamalarının büyük kısmı devlet tarafından finanse edilse de ailelerin eğitim maliyetlerine katılım oranları 5 yılda ciddi artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlenen bilgiye göre, ülke genelinde toplam eğitim harcamaları geçen yıl 2012'ye göre yüzde 71 artarak 160,8 milyar liraya ulaştı. Hanehalklarının eğitime yaptığı harcamalar ise yüzde 62 artarak 18,5 milyar liradan 30,1 milyar liraya çıktı. Eğitime yönelik devlet harcamaları da aynı dönemde yüzde 72 artışla yaklaşık 120 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Finans kaynağına göre eğitim harcamalarına bakıldığında, 2016'da toplam 160,8 milyar liralık harcamanın yüzde 74,2'sinin devlet tarafından karşılandığı görüldü. Ailelerin örgün eğitime yönelik doğrudan harcamalarının yanında örgün eğitimle bağlantılı olduğu belirlenen ulaşım, giyim, kırtasiye gibi giderlerini de kapsayan hanehalkı harcamalarının payı ise ise yüzde 18,8 oldu. Eğitim kademesi arttıkça hanehalklarının yaptığı eğitim harcamalarının da artması dikkati çekti. Geçen yıl hanehalklarının eğitim harcamasının en yüksek olduğu kademe 9,8 milyar lirayla ortaöğretim olurken, bunu 6,8 milyar lirayla ortaokul, 4,9 milyar lirayla ilkokul ve 2 milyar lirayla okul öncesi izledi. Hanehalklarının eğitim harcamalarında 5 yılda en yüksek artış yüzde 95 ile ortaöğretimde gerçekleşirken, yükseköğretim harcamaları 5 yılda yüzde 3 artışla 6,4 milyar lira oldu. (AA)

cekte tüm taşıtlar, uçaklar da dahil olmak üzere elektrik ile çalışacak. Bu yüzden elektrik arz güvenliği son derece önemli. Bu bakımdan baz enerji sağlayacak santraller büyük önem arz ediyor. Enerji sürekliliği açısından en önemli santraller de nükleer santrallerdir. Çünkü nükleer santraller 7 gün 24 saat 365 gün üretim yapan tesislerdir. Nükleer santrallerin yatırım maliyetleri yüksektir. Oysa işletme maliyeti olarak bakıldığında en ucuz elektrik nükleer santrallerde üretilmektedir" diye konuştu. Ülkemizin nükleer enerji yatırımlarıyla enerji ihtiyacındaki önemli bir açığı kapatmayı düşündüğünü dile getiren Özdebir, "Bunun için de Akkuyu, Sinop ve Trakya olmak üzere 3 nükleer santral kurulacak. Bu nükleer santrallerin maliyeti 60 milyar dolar civarında olacak. Bizlerin bu büyük pazardan pay alabilmemiz mümkün görünüyor. Yeter ki firmalarımız bu konuda çaba sarf edip istekli olsunlar. Ayrıca dünyada yapımı süren ve yapılması planlanan birçok nükleer santral var. Bu santrallerin imalatçıları kendi kapasitelerini aştıkları için başka firmalara da iş vermek istemektedirler. Dünyadaki bu pastadan da ülkemizdeki firmaların pay alması mümkündür." dedi. Toplantıda ASO Genel Sekreteri Doç. Dr. Yavuz Cabbar, EUAS International ICC Genel Müdür Yardımcısı Cihat Zorlutuna, Akkuyu Nükleer AŞ. Direktörü Dr. Kürşad Tosun, Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı yetkilileri de birer sunum yaptı. Sunumların ardından firmaların sorularını da yanıtladılar.

A

ndırın Orman İşletme Müdürü Tetik, "Yılda 600 kilogram mantar üretirsek, 600 bin avro civarında gelir elde edeceğiz" dedi. Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Andırın Orman İşletme Şefliğince 40 dekar alana trüf mantarı bahçesi kuruldu. Andırın Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Efirağızılı Mahallesi Çatak Mevkisi'nde 40 dekar alana kurulan trüf ormanında köylü ve işçiler tarafından dikilen meşe fidanları, toprakla buluşturuldu. Andırın Orman İşletme Müdürü İdris Tetik, gazetecilere açıklamasında, fidanların Denizli Orman Bölge Müdürlüğünde trüf mantarıyla özel olarak aşılandığını söyledi. Yaklaşık 4 yıl sonra mantar üretimi hedeflediklerini dile getiren Tetik, "Andırın Orman İşletme Müdürlüğümüze Kahramanmaraş sınırları içerisinde ilk defa gerçekleştireceğimiz trüf bahçesi kuruyoruz. Yaklaşık 40 dekar alanda bin 200 meşe fidanı diktik. Bu meşe fidanlarımız özel olarak trüf mantarı aşısıyla aşılanmış durumda. Mantar verimimiz hektarda 150 kilogram civarında. Dikili alan yaklaşık 4 hektar, biz bu alandan yıllık 600 kilogram civarında trüf mantarı hedefliyoruz. Yılda 600 kilogram mantar üretirsek, 600 bin avro civarında gelir elde edeceğiz." şeklinde konuştu.

Enerjide Ar-Ge başarıları ödüllendirildi Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen ‘Enerjide Ar-Ge Çalıştayı’, Ankara’da gerçekleştirildi. Üniversite ve teknokentleri, elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketleriyle buluşturan etkinlikte bu sene bir ilk olarak Ar-Ge Başarı Ödülleri de sahiplerini buldu. Hasan NAZ

E

nerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) koordinatörlüğü ile Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen ve Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği Derneği (GAZBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Arslan’ın ev sahipliğinde düzenlenen “3’üncü Enerjide ArGe Çalıştayı”nda elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin yeni piyasadaki rolü ve Ar-Ge öncelikleri masaya yatırıldı. Sektörden yaklaşık 400 profesyonel ve akademisyenin gün boyunca paneller ve ikili görüşmelerde bir araya geldiği çalıştayda, enerji sektöründe Ar-Ge faaliyetleri üzerine bilgi paylaşımında bulunuldu. Bu yıl ilk kez verilen Ar-Ge Başarı Ödülleri’nin de sahiplerini bulduğu etkinliğin açılış konuşmalarını T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen ve GAZBİR Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Arslan yaptı. T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez açılış konuşmasında şunları söyledi: “Milli enerji ve maden stratejimizde, YEKA ihale modelindeki en önemli parça yerlilik. Ve bu yerliliğe eklenen yerli Ar-Ge projeleri. Ar-Ge ülkemizde son yıllarda devletimiz teşvikiyle eskiye nazaran oldukça ileri bir seviyeye geldi. 2000’li yıllarda hatta öncesinde Ar-Ge’ye harcanan para toplam Gayri Safi Yurtiçi Hasılamızın 10 bin de 4’ü idi. Uzun

yıllar hiç olmazsa yüzde 1’e ulaşalım dendi ve geçtiğimiz yıl yüzde 1’e yaklaştık. Ama sektör olarak yüzde 1’e yaklaşmak için daha çok çalışmamız gerekiyor. Her ne kadar elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerimizin ArGe’ye ayıracakları bütçe, işletme giderleri bütçesinin yüzde 1’i kadar demiş olsak da bu alanlar dünyaya bakıldığında toplam GSYİH’ye kıyasla yapılıyor.” EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz çalıştayda yaptığı konuşmasında şöyle konuştu: “Türkiye büyüdükçe doğalgaz ve elektrik kullanımı da doğru orantılı olarak artıyor. Ülkemizin gelişmesi ile birlikte elektrik ve doğalgaz şebekesinin daha iyi bir seviyeye ulaşması -yani büyürken gelişmesi, gelişirken de etkin bir sisteme dönüşmesini- sağlayabileceğimize inanıyorum. Elektrik ve doğalgaz dağıtım sistemimizin altyapısının uluslararası kalite standartları düzeyine ulaştırılması, yerlilik oranının artırılması, kayıpların ve maliyetlerinin düşürülmesi gibi hedefler doğrultusunda kurum olarak elektrik ve doğalgaz iletim ve dağıtım şirketlerine Ar-Ge bütçeleri tahsis ettik. 2014 yılından itibaren Ar-Ge başvurularından kurumumuz Ar-Ge Komisyonu tarafından kabul edilen ve tamamlanan projelere bakıldığında bu hedefler doğrultusunda çok yol aldığımızı söyleyebilirim.” ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, “Elektrik dağıtım sektörü olarak müşterilerimizin sürdürülebilir memnuniyetinden emin olmak adına teknolojinin sunduğu imkanlardan en üst

düzeyde faydalanmak için Ar-Ge’ye büyük önem veriyoruz. İçinde bulunduğumuz tarife dönemi için teknoloji yatırımlarına ayırdığımız 20 Milyar TL’lik yatırımın 203 Milyon TL’sini Ar-Ge’ye yatırımları oluşturuyor.” dedi. ELDER olarak Ufuk 2020 kapsamında Avrupa Birliği’nden hibe almaya hak kazanmış olan iki proje yürüttüklerini belirten Çeçen, “Bu yıl sonunda tamamlanacak olan Smarter EMC2 projesi ile mevcut elektrik şebekesine yenilenebilir enerji kaynaklarını teknolojiyi kullanarak entegre ederken, 2019’da tamamlanacak olan PeakApp projesi ile tüketicilerin mobil uygulama üzerinden elektrik tüketimlerini takip etmelerine imkan vererek enerji tasarrufuna teşvik etmiş olacağız. Peakapp ile kullanıcılarımız telefonlarından elektrik tüketim değerlerini görüp diğer tüketiciler ile kıyaslayabilirken tasarruf fırsatlarını da görebilecekler.” dedi. GAZBİR Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Arslan ise, “Doğal gaz dağıtım sektörünün bugüne kadarki toplam yatırımı yaklaşık 27 milyar TL olarak gerçekleşti. 2017-2021 yılları arasındaki 5 yıllık sürede yaklaşık olarak 6 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştireceğiz. Sektörümüzün şebeke uzunluğu olarak her yıl yaklaşık yüzde 8 oranında bir büyüme oranı var. Bu yatırımlar sayesinde 222 yeni ilçemiz doğal gaza kavuşmuş olacak. Doğal gaz abone sayımız 2017 yılı sonu itibariyle 13,2 milyona ulaştı. Dağıtım şebekeleri 55 milyon vatandaşımıza ulaştı. 45 milyon vatandaşımız doğal gaz konforundan faydalanıyor.” dedi.

PERŞEMBE

Hemoroitten korunmak için beslenmeye dikkat! Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde hemoroit sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Sıklıkla makattan kendiliğinden ya da dışkıyla kan gelmesiyle kendini gösteren hemoroit, 10 hastadan 4’ünde hiçbir şikâyete neden olmadan da var olabiliyor.

T

oplumda sık görülen ve halk arasında “basur” olarak isimlendirilen hemoroitin ortaya çıkışı beslenme ve tuvalet alışkanlığı ile doğrudan ilgili. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İshak Safa Tüzün de hemoroitin nedenleri, belirtileri ve korunmak için beslenme önerileri hakkında bilgiler paylaştı.

KABIZLIĞI CİDDİYE ALIN Beslenme alışkanlıkları değiştikçe hemoroit ile artık daha sık karşılaşıldığını ifade eden Tüzün şunları söyledi: “Hemoroitin genç yaşlarda bile görülüyor olmasının en önemli nedeni ev dışı beslenme alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Lifli besinler tüketmiyoruz. Kabızlık, bu hastalığa neden olan en büyük etken… Ama ne yazık ki toplumumuzda kabızlık ciddiye alınmıyor. Oysaki çoğu hastalığın dolaylı da olsa nedeni kabızlık olarak karşımıza çıkıyor. Kabızlık sıkıntısı yaşayanlar tuvalette uzun süre kalıp ıkınarak bu sorunu çözmeye çalışırlar. Bu da yapılan en yaygın hatalardan. Çünkü dışkılama sırasında ıkınma toplardamarlarda genişlemeye neden oluyor. Böylece başta hemoroit olmak üzere nadir de olsa bacaklardaki toplardamarlar genişleyerek varis hastalığına neden olur. Henüz böyle bir hastalığınız yoksa korunma önlemi olarak kabızlıktan kurtulun, dışkılama esnasında ıkınma gibi hataları yapmayın. Öte yandan tuvalet alışkanlığı da bu hastalığın oluşmasında en önemli faktör. Herkes için en sağlıklı tuvalet alışkanlığı; her gün sabah saatlerinde yapılan tuvalettir. Bu sayede ilgili bölgede gün boyu basınç düşük kalır ve dolgunluk oluşmaz.”

GEBELİK VE SONRASI RİSKLİ DÖNEM Tüzün, kadınlarda özellikle gebelik süreci ve doğumdan sonra hemoroit ile karşılaşıldığını söyleyerek şöyle devam etti: “Çünkü gebelikte daha sık kabızlık görülmesinin yanı sıra rahim içinde artan basınç toplardamarlara baskı yapıyor. Bu durum kadınlarda hemoroit yanı sıra bacak varisleri ve vajinal varislere de neden oluyor. Aynı şekilde normal doğum yapan kadınlarda da doğum sonrası makatta kanama ile hemoroit bulguları görülüyor. Nedeni ise normal doğum esnasında uygulanan ıkınmadır. Ayrıca, kalça ve bacaklarda bulunan toplardamarlara baskı arttığından kilolu insanlarda toplardamar genişlemesi daha sık görülüyor. Alkol, mayalı ve asitli içecekler de hemoroite neden olabileceği gibi uzun süre oturmak ya da ayakta durmak da neden olabilir.”

EN SIK BELİRTİ KANAMA İç hemoroit hastalarında en sık görülen belirtinin kanama olduğunu söyleyen Tüzün, “Özellikle dışkılama sırasında meydana gelen açık kırmızı renkteki kanama hemoroite işaret eder. Kanama bir haftadan fazla sürüyor ise

Başkent’teki hastaneler 291 27 00

231 71 40 311 66 94 336 09 09 863 10 41 272 62 40

306 10 00 319 77 00 311 71 21 417 69 59 322 01 80 310 11 00

595 60 00 310 33 33 595 60 00 212 68 68 202 60 54 202 44 44 305 10 80 305 50 00 204 40 00

Su savurganlığını önlemeye yönelik uygulamaları özetlemeyi sürdürüyoruz:

BANYO

• Bol su için. Günde yaklaşık 2 litre su tüketilmesi dışkının yumuşamasını sağlar. • Lif içeriği yüksek, posalı gıdalar tüketin. Beslenme düzeninizde özellikle meyve ve sebzeye yer verin. • Tuvalet temizliğinize özen gösterin • Dışkılama sırasında ıkınmaktan kaçının. • Tuvalet ihtiyacınızı ertelemeyin. • Kabızlıktan korunun. • Dar giysiler giymekten kaçının. • Uzun süre oturmayın ya da uzun süre ayakta kalmayın. Oturarak çalışıyorsanız 5 dakikada bir pozisyonunuzu değiştirin. • Düzenli egzersiz yapın. • Acı, alkol ve baharatlı gıdalardan uzak durun. • Stres kabızlığa neden olabileceğinden stresten kaçının. • Günün belli saatlerinde tuvalete gidin. Özellikle sabah saatlerinde ihtiyacınızı giderin. • Öksürük, ağır kaldırma gibi ıkınmaya yol açacak durumlardan olabildiğince uzak durun.

-Yere bir şey dökülünce kurumadan hemen temizlenmelidir. Kurumuş lekelerin çıkarılması için daha çok su harcanır. -Pencereler bir kova sabunlu suyla silinmeli, çok az suyla durulanmalıdır. Hortumla yıkama çok fazla su harcanmasına neden olur. -Koridor, balkon vb. hortumla yıkanmamalı, süpürüldükten sonra paspasla temizlenmelidir.

mutlaka uzman bir hekime görünmekte fayda var. Ele gelen şişlikler de hemoroitin belirtisi olabilir. Bu durum hem iç hem dış basur hastalarında da görülebilir. Neredeyse tüm hastalıklarda meydana gelen ağrı problemi bu hastalıkta da görülür. Ama yalnızca ağrı bizi hemoroit düşüncesine götürmez. Teşhisin mutlaka uzman bir hekim tarafından yapılması gerekmektedir. Bir diğer önemli hemoroit belirtisi ise kaşıntıdır. Anüs çevresinde karşı konulmaz kaşıntıya neden olabilir. Hemoroit hastalarında görülen başka bir belirti ise nadiren de olsa dışkı kaçırmadır.” diye konuştu.

Sebze yiyin hastalıklardan korunun

B.Renin GÜNDÜZ

G

enellikle yemek yerken ya da sonrasında karnın üst bölgesinde gelişen şişkinlik, bulantı, karın ağrısı ile erken doyma hissi… Sık sık geğirmek ve bağırsak gazında artışa eşlik edebilen kabızlık… Yol açtığı bu tür sorunlarla yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen, hatta sosyal hayattan bile koparabilen “hazımsızlık” günümüzde oldukça sık görülen bir problem. Öyle ki her 4 kişiden 1’i hazımsızlıktan dert yanıyor. Hazımsızlığın altında yatan etken genellikle beslenme ile yaşam alışkanlıkları olduğu için kişiler tarafından hafife alınabiliyor. Ancak dikkat! Hazımsızlık aynı zamanda önemli hastalıkların habercisi de olabiliyor. Gastrit ya da ülserden reflüye, pankreas hastalıklarından gıda alerjisine, bağırsak enfeksiyonlarından romatizmaya, diyabetten mide kanserine kadar pek çok hastalık hazımsızlık yapabiliyor. Gastroenteroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Özdal Ersoy dolayısıyla hazımsızlık sorunu yaşandığında altta yatan etkenin tespit edilmesi için öncelikle bir doktora başvurmanın çok önemli olduğuna dikkat çekiyor! Besinleri düzensiz, çok hızlı ve çiğnemeden yemeyin. Çünkü bu alışkanlık gıdanın sindirime hazır hale getirilmesini, midedeki asit seviyesinin normale dönmesi için yeterince zaman tanınmasını önlüyor. Bunun sonucunda da hazımsızlık oluşuyor. Bu yüzden düzenli aralıklarla, uzun süre aç kalmadan beslenmeye özen gösterin. Besinleri yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketmeye dikkat edin.

YAĞLI VE BOL BAHARATLI BESİNLER TÜKETMEK Yağlı, kızartılmış ve bol baharatlı yemeklerden kaçının. Bunun nedeni ise yağlı yemeklerin midenin boşalmasını geciktirerek sindirimi zorlaştırması. Baharatlı ve kızartılmış besinler de mide asit dengesini bozacağı için hazımsızlığa neden olabiliyor. Beslenme alışkanlıklarınıza dikkat ettiğiniz halde hazımsızlık yakınmanız varsa bu durumun sorumlusu yemek yerken hava yutmanız olabilir. Hava yutmak midenin şişmesine yol açarak hazımsızlık yapabiliyor. Bu nedenle yemek yerken fazla konuşmaktan kaçının.

Önemli Telefonlar Polis İmdat................................155 Ambulans..................................112 Yangın İhbar .............................110 Jandarma İmdat.........................156 Trafik ........................................154 Su Arıza ....................................185 Zabıta ........................................153 Elektrik Arıza............................186 Gaz Arıza ..................................187 Telefon Arıza ............................121 Cenaze Hizmetleri ....................188 Telefon Borç Sorma..................163 Uyandırma Servisi ....................135 Zehir Danışma ..........................114 Orman Yangını İhbar ................177 Kablo TV Arıza.........................126 TTNET Arıza ............................145 Alo Tüketici ..............................175

ARABA TEMİZLİĞİ -Arabalar kovayla yıkanmalıdır. Hortumla araba yıkamak aşırı ve gereksiz su harcanmasına neden olur. -Yağmurlu havalar araba temizliği fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Arabalar yağmur yağarken etkin bir biçimde temizlenebilir. -Suyu arıtarak kullanan araba yıkama merkezleri tercih edilmelidir. Bu diğer firmalar için de baskı unsuru olacaktır. Tüketici derneklerinin bu tip kuruluşları tanıtması yarar sağlar.

B.Renin GÜNDÜZ

K

Yemek yerken fazla konuşmayın!

ÇOK HIZLI YEMEK YEMEK 317 07 07 863 10 41 293 30 00 484 03 22 837 81 10 814 14 14 658 12 22 857 25 23 356 90 00 736 10 08 287 84 55 785 10 41 292 30 00 687 17 54

Su Savurganlığını Önleme-8

EV TEMİZLİĞİ

596 20 00 595 30 00 323 41 70 310 32 30

509 70 00 311 58 22 355 21 10

Prof.Dr.Çağatay Güler

HEMOROİDDEN KORUNMAK İÇİN İPUÇLARI

596 96 00

212 66 66 580 83 95 231 82 00 312 62 61

HALK SAĞLIĞI NOTLARI

-Saçların kısa tutulması kolay yıkanmasını sağlar. -Saçlar şampuanlanırken duş kapatılmalıdır. Değişik temizlik uygulamalarında musluğun kapatılmaması banyoda su harcanmasını artıran en önemli nedenler arasındadır. -Musluklar damlamayı önleyecek şekilde tam olarak kapatılmalıdır. Kolay onarılan musluklar seçilmelidir. -Duş başlıklarına akışı azaltacak düzenekler eklenmelidir. Çok özel gereksinim olmadıkça duş başlığından aşırı su akması önlenmelidir. Ayarlanabilir duş balıkları oldukça kolaylık sağlar. -Yıkanırken küvet az doldurulmalıdır. 15 santimetrelik yükseklik etkin bir banyo için yeterlidir. -Banyoda su ısınıncaya kadar geçen sürede akan su bir kovaya akıtılmalıdır. Bu su en azından sulama suyu olarak kullanılabilir. Evdeki saksı çiçeklerinin sulanmasında bu sudan yararlanılabilir. -Yıkanırken sıcak ve soğuk su bir kovada ılıtılarak tasla dökülmesi iyi bir yöntemdir. -Küvet banyosu yerine duş tercih edilmeli, duş alma 5 dakikayı geçmemelidir. Bir duş dakikada 10-20 litre su tüketir. -Duş yaparken akan su kovada biriktirilerek tuvalet temizliğinde kullanılabilir. Ancak bu tip sular evde 24 saatten fazla bekletilmemelidir. -Duşta önce vücut ıslatıldıktan sonra musluk kapatılmalı, liflendikten sonra, tekrar musluk açılarak sabun akıtılmalıdır. Su kaynağı kısıtlı olan gemilerde yüzyıllardı uygulanan yıkanma tekniği de budur.

Halil ÜNAL

DEVLET HASTANELERİ Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ............... Ankara Dışkapı Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi..................................................... Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi..................................................... Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi............................. Ankara Etlik İhtisas Hastanesi ......................................... Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim............... ve Araştırma Hastanesi Ankara Gazi Devlet Hastanesi ......................................... Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi ............................. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi............. Ankara Ulucanlar Göz Eğitim........................................... ve Araştırma Hastanesi Ankara Ulus Devlet Hastanesi ......................................... Ankara Verem Savaş Derneği Hastanesi .......................... Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi ............... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Büyükşehir Belediye Hastanesi ........................................ Ankara Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi ................. Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi........................................... Dr. Hulusi Alataş Elmadağ Devlet Hastanesi .................... Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi.......................... Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi........................................... Elmadağ Devlet Hastanesi ............................................... Etimesgut Devlet Hastanesi ............................................. Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi .................................... Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi ................................ Hamdi Eriş Kazan Devlet Hastanesi ................................. Haymana Devlet Hastanesi............................................... Kalecik Devlet Hastanesi .................................................. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi ......................... Kızılcahamam Devlet Hastanesi ...................................... Muhittin Ülker Acil Yardım Hastanesi ............................. Nallıhan Devlet Hastanesi ................................................ Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesi ............ Şereflikoçhisar Devlet Hastanesi ..................................... Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi .................................................... Ulucanlar Dispanseri ........................................................ V.S.D. Nusret Karasu Göğüs Hastalıkları Hastanesi Yenişehir Dispanseri ......................................................... Etlik Zübeyde Hanım Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi ......................... Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi....................................... ÜNİVERSİTE HASTANELERİ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi.................................... A.Ü. Tıp Fakültesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi .................................. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi .................... Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi ............................ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ........................ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gölbaşı Hastanesi ........... Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ............... Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi............................................ Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi.....................

9

SAĞLIK-BİLİM-EĞİTİM

21 ARALIK 2017

ış mevsiminin gelmesi ve havaların günden güne soğumasıyla, hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin beslenmeyle güçlendirilmesi büyük önem kazanıyor. Bu dönemde beslenmede önemli bir yer tutan kış sebzeleri, doğal vitaminler açısından zenginliğiyle hastalıklara karşı sağlık kalkanı oluşturuyor. Sebzenin mevsiminde tüketilmesinin kış hastalıklarının yanı sıra diyabet, kanser, kalp, kolesterol ve göz hastalıklarından da korunmaya yardımcı olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Artık dört mevsim birçok sebze ve meyveyi kolaylıkla bulmak mümkün. Ancak yine de her sebze mevsiminde tüketilmeli” dedi. Özdemir, Aralık, Ocak ve Şubat ayı sebzeleri ve faydalarına ilişkin önemli bilgiler verdi. Lahana: Lahanagiller kükürtlü besin olduğu için pişirilerek tüketilmesi önerilir. Posa içeriği yüksek, mide ve bağırsakları korumada yardımcıdır. Şeker hastalığı ve kolon kanserine karşı koruyucudur. Brüksel lahanası: Lahanagillerden bir sebzedir. Bağışıklığı güçlendirir. Antioksidan içeriği yüksek olduğu için kanser gelişimini azaltır. Diyet lifi açısından yüksektir; kalp hastalıkları ve diyabet riskini azaltır. Omega-3 yağ asitleri içerir. Brokoli: Lahanagillerden bir diğer sebzedir.

Çiğ halinin yüzde 90’ı sudan oluşur. Lif içeriği çok yüksek olduğundan bağırsakları korumaya yardımcıdır. Brokoli birçok sebzeden fazla protein içerir. Kolesterolü azaltmaya yardımcıdır ve kanser riskini azaltır. Karnabahar: Lif içeriği yüksek bir besindir. Sindirim sistemini kronik hastalıklardan korur. Sulforafan miktarı yüksek olduğundan kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi hastalıklarda riski azaltmada önemli rol oynar. Pazı: Antioksidan içeriği yüksektir. Şeker, kalp hastalıkları, kanser gibi hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Göz sağlığında etkilidir ve beyin fonksiyonlarını destekler. Balkabağı: A vitamini açısından zengindir. Göz sağlığında etkilidir ve akciğer kanserine karşı koruyucu rol oynar. Cildin genç görünmesine yardımcı olur. Yer elması: Diyabet hastaları için alternatif tatlandırıcı olarak kullanılabilir. Kabızlık tedavisinde kullanılabilir. Antioksidan bileşenler sayesinde kanser riskini düşürmekte yardımcı olur. Ispanak: Lif ve karotenoid içeriği yüksektir. Göz sağlığını korur, kan şekerini dengeler, içerdiği antioksidanlar sayesinde kanser riskini düşürür. Pırasa: Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur. Folik asit içeriği yüksektir, yeni doğan bebeklerde nöral tüp defektini önler. Vitamin A içeriği yüksektir.

Ankara’daki Nöbetçi Eczaneler Eczane Adı

Beyazıt Cemile Hacettepe Karaşar Ülkü İncek Prestij Alper Armağan Yenişehir Yeni Reyhan Ayşen Yeni Ayçin Demircioğlu Aydos Şirintepe Etiler Topçu Yeni Nergiz Buse Vereseli Yıkılmaz

İlçe

Telefon

Akyurt Altındağ Altındağ Beypazarı Çankaya Çankaya Çankaya Çankaya Çankaya Çankaya Çankaya Çubuk Elmadağ Etimesgut Etimesgut Etimesgut Gölbaşı Haymana

844 03 68 375 40 40 312 10 16 763 13 13 530 200 53 80 442 93 90 447 61 66 433 13 51 285 85 17 212 22 27 482 77 02 838 38 56 3918280 243 11 12 261 24 00 283 21 29 484 79 24 658 11 18

Eczane Adı İlçe Telefon Yeni Ayşem Kalecik 857 08 59 Altındal Kazan 814 17 06 Ahi Keçiören 380 05 50 Zuhal Keçiören 314 14 39 Beril Keçiören 331 96 41 Kadir Kızılcahamam 736 64 64 Arda Sağlık Mamak 564 08 18 Sağduyu Mamak 373 05 36 Şeyma Erol Nallıhan 785 60 01 Ateş Polatlı 623 52 99 Hızır Fazıl Pursaklar 328 40 48 Günşen Sincan 270 19 29 Cemre Sincan 269 22 72 Kayır Sincan 272 61 64 Meral Uzunöz Şereflikoçhisar 687 62 18 Öz Vatan Yenimahalle 345 93 39 Akgül Yenimahalle 256 54 54 Ankara il sağlık müdürlüğü’nden alınmıştır.

10

KÜLTÜR-SANAT-SİNEMA

21 ARALIK 2017 PERŞEMBE

Sanatçı özgür olmalı Hayatının 25 yılını müziğe adayan ve müzikle birlikte toplum sal sorunları da dert edinen saz çalan türkü söyleyen bir müzisye n Yavuz Canpolat. TRT’de polifonik klasik müzik eğitiminin hayatının dönüm noktalarından biri olduğ unu belirten Canpolat, müzik sektörünün sıkıntılarına dikkat çekm ek istiyor. Canpolat, özellikle sanatçıya ve müzisyene sahip çık ılması gerektiğini ifade ediyor.

"Suskun Bakışın Aykırı Çığlığı" sergisi Folkart'ta

D

ünyanın en önemli fotoğraf sanatçıları arasında gösterilen İspanyol Chema Madoz’un sergisi, İzmirli sanatseverlerle buluşacak. Madoz'un "Suskun Bakışın Aykırı Çığlığı" adını taşıyan sergisi, 22 Aralık'ta Folkart Gallery'de açılacak. Gündelik hayattaki sıradan nesneleri, gerçek üstü estetik anlayışla kurgulayıp fotoğraflayan Madoz’un eserleri, ilk kez Türkiye’de ve İzmir Folkart Gallery’de sergilenecek. "Nesnelerin gizli şiirini fotoğraf sanatına yansıtan usta" olarak kabul edilen İspanyol Chema Madoz’un sergisinde 80 eseri ve aynı zamanda bu eserlerin yaratım sürecine esin kaynağı olmuş özel objeler sergilenecek. Folkart Gallery, Chema Madoz’un sergisiyle 11. önemli sanatsal etkinliğe imza atmış olacak. Madoz’un sergisinin yoğun ilgi görmesi bekleniyor. (AA)

Tarihi cami kültür varlığı olarak tescillendi

S

akarya'da, Osmanlı'nın erken dönemlerinde yapıldığı değerlendirilen Kel Ali Paşa Camisi, "kültür varlığı" olarak tescillendi. Karasu ilçesi Hürriyet Mahallesi'ndeki camiyi inceleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı ekipleri, caminin yapımında kullanılan tekniğin Selçuklu ile Osmanlı'nın erken döneminde kullanılan çandı sistemi olduğunu tespit etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından kasım ayında kültür varlığı olarak tescillenen caminin özgün haline getirilmesi için çalışmaların başlayacağı bildirildi. Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, yıllardır caminin kültür varlığı olarak tescillenmesi adına çalışmaların yürütüldüğünü anlattı. Bölge kurulunun kasım ayı içerisinde verdiği tescil kararı ile çalışmaların başka bir boyut kazandığını aktaran İspiroğlu, "Ecdadımızın bize bırakmış olduğu bu mirası biz de belediye olarak elimizden geldiği şekilde koruyarak gelecek nesillere aktaracağız inşallah." dedi. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tülin Çoruhlu ise belediye ve üniversite iş birliğinde yürütülen faaliyetin sonucunu verdiğine değinerek, camiyi ve etrafındaki mezarlık alanların incelenmesinin neticesinde bu değerleri topluma kazandıracaklarını kaydetti. (AA)

Duvarlara Anadolu kültürünü çiziyor

A

fyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Güzel Sanatlar Bölümü'nden mezun olan ve aynı üniversitede yüksek lisans yapan Osman Nuri Arslan, Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesindeki Hüdai Kaplıcaları'ndaki duvarlara Anadolu kültürünü nakşediyor. Arslan, çocukluğundan beri resim yaptığını söyledi. Resim yapmanın kendisi için adeta nefes almak kadar önemli olduğunu belirten 25 yaşındaki Arslan, Sandıklı Belediyesinin katkılarıyla ilçedeki kaplıcaların duvarlarına kaplıcanın tarihi, köy hayatı ve Anadolu insanının yaşamından kesitler anlatan resimler yapmaya başladığını ifade etti. Osman Nuri Arslan, ilk duvar resminde Hüdai Kaplıcaları'nın tarihini anlatmaya çalıştığını dile getirerek, şunları kaydetti: "Kaplıcadaki tarihi çeşmeyi yaptım. Çevresindeki çocuklar 'hoş geldiniz' diyerek tas içerisinde şifalı su ikram ediyor. Yaşlı insanlar var, zamanın ne kadar çabuk geçtiğini, iyi değerlendirilmesi gerektiğini anlatıyorlar. Roma döneminden kalma taşları, Sarı Saltuk Dede'yi resimledim. Köy resimleri, Akdağ'daki yılkı atları, kaya kartalı, porsuk, sincap, leblebi ustaları gibi tarihi ve kültürel değerleri anlatan birçok motifi duvar resimlerine uygulayacağım." (AA)

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU Müzik hayatınıza başlama serüveninizi anlatır mısınız? Gözümü bağlama ve türkülerle açtım. Ailede annem sesimin güzel olduğunu anlayınca müzikle daha iç içe olmamı istedi. İskenderun’da beni halk eğitim merkezlerinde kurslara gönderdi. Burada müzikle ilk ciddi buluşmalarım oldu. O merkezlerde bağlama öğrendim. Bunun yanında ablalarım, abilerimle birlikte sürekli türkü söylenen bir ortamda yetiştim. O nedenle müzik benim için hiç zor bir alan olmadı. Şu an bağlama çalıyorum, türkü söylüyorum, bağlama eğitimi veriyorum. Müzik hayatınızdaki dönüm noktanız ne oldu? Öncelikle aldığım eğitim, hayatımın dönüm noktası oldu. Bir dönem İstanbul’da Arif Sağ Müzik Merkezi’ne gittim. Orada nota solfej dersleri aldım. Üniversite yıllarında TRT polifonik korolarda klasik müzik eğitimi aldım, bu benim için dönüm noktası oldu diyebilirim. Bana çok faydasının olduğunu düşünüyorum.

HALK OZANLARI Örnek aldığınız insanlar var mı? Tabii ki örnek aldığım kaliteli insanlar var. Bu isimlerin başında Neşet Ertaş, Mahsuni, Davut Sulari, Nesimi, Daimi baba gibi halk ozanları geliyor. Genç kuşaktan ise Cengiz Özkan, Metin Kemal Kahraman, Suavi gibi isimler.

sigortası olmayan sanatçılara sigorta yapılmalı. Meslek birliğimizdeki yöneticilerin performansını beğenmiyorum. Sanatçının toplumun sıkıntılarını dert edinmesi gerek. Çünkü her şeyden önce sanatçının varolma sorunu var. O yüzden birilerinin ve özellikle devletin sanata ve sanatçıya pozitif ayrımcılık yapması gerek. Bu noktada ise aslında sağlıklı bir örgütlenme de şart. Ama ben şunu da biliyorum ki herşeye rağmen tüm dayatmalara karşı bu toplumun kökleri çok sağlam. Bu coğrafyada çok fazla savaşlar yaşandı, çok fazla travmalar yaşandı. Dayanışma ve hümanizma yine de kaybolmadı.

SANATÇI YERİNE GÖRE HERKESTİR Sanatın işlevine nasıl bakıyorsunuz? Sanat toplumu ileriye götürmeli, sanatın böyle bir kaygısı olduğunu düşenenlerdenim. Türkiye’de bağımsız olduğunu düşünmüyorum. Oysa sanat ve sanatçı bağımsız olmalı. Bu noktada sanatçı okumalı, bir kelamı olmalı, orjinal bir fikri olmalı, ayrıca evrensel olmalı. Çünkü sanatçı; yerine göre sokak, yerine göre kadın, yerine göre sendika, yerine göre çingene, yerine göre sokakta çalışan çocuk, yerine göre delikanlıdır, yani sanat özgür olmalıdır. Hayatın her alanında etkisini hissedeceğiniz birşeydir sanat. Herkes kendinden birşeyler bulabilmeli. Ama sanatçının alanı daraltılmaya çalışılırsa, topluma ihanet etmiş olursunuz. Bakın ekonomide, teknolojide gelişen toplumlar, sanatta da çok gelişmiştir. Sanatın güçlü olduğu toplumların, tüm toplumsal alanlarda da güçlü olduğunu görüyoruz.

Müzik sektörüyle ilgili neler söylersiniz? Müzik piyasası, makro düzeyde baktığımızda bir endüstri piyasası. Dolayısıyla nitelikten çok nicelik daha ön planda oluyor. Özellikle bir dayatma durumunun yaşandığını ve sanatçının çok özgür olamadığını düşünüyorum.

Limak Filarmoni Orkestrası Gaziantep'te

L

imak Filarmoni Orkestrası, Gaziantep'te "Sanat Güneşi" Zeki Müren'in sevilen şarkılarını müzikseverlerle buluşturdu. Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre Merkezi'nde düzenlenen konserde Sanat yönetmenliğini tenor Murat Karahan'ın yaptığı Limak Filarmoni Orkestrası, Zeki Müren'in sevilen 16 parçasını seslendirdi. Konserde, "Senede Bir Gün", "Veda Busesi", "Duydum ki Unutmuşsun", "Elbet Bir Gün Buluşacağız" ve "Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar" adlı şarkılara zaman zaman katılımcılar da eşlik etti. Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, konserden önce yaptığı konuşmada, Ankara ve İstanbul'dan sonraki 7. durak olarak Gaziantep'te bulunduklarını söyledi. Orkestrayı kurarken en büyük hayallerinin Anadolu'yu gezerek, bu güzellikleri herkese yaymak olduğunu ifade eden Özdemir, "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde iki tane il seçtik. Bunlardan biri Diyarbakır, diğeri ise Gaziantep'tir. Gaziantep'te olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk sanat musikisinin dev ismi Zeki Müren'in unutulmaz şarkılarını, Murat Karahan'ın sesinden Limak Filarmoni Orkestrası ile dinleyeceğiz. Burada yer alan tüm müzisyen arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum." dedi. Konsere Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, gaziler, şehit yakınları ile sanatseverler katıldı. (AA)

Kaçkarlar heliski tutkunlarını bekliyor

Sizce sektörün sıkıntıları nedir?

T

Öncelikle devletin aslında müzik, sanat gibi sosyal güvencesinin esnek olduğu sektörlerde pozitif ayrımcılık yapması gerekiyor. Bizim meslek örgütlerimiz var. Ancak bu örgütler yeterli değil. Sanatçılar için sanata pozitif ayrımcılık yapılmalı. Devletin sanatçıları gözeten bir yaklaşımla politikalar üretmesi gerek. En azından zor durumda olan mesela

HER ÇİÇEKTEN POLEN TOPLAMAK GİBİ Sizin kendi sözleriniz ve besteleriniz de var. İşin mutfak kısmı mı sahne kısmı mı daha güzel? Her iki kısmı da çok güzel. Ne yapıyorsanız yapın, yürekten yapıp insanlara sununca, o eser insanlara dokunuyor. Aileden, çevreden ve ülkeden aldığınız eğitim, yaptığınız mesleğe bir etki yapar. Burada bir arı gibi, her çiçekten aldığınız polenle yapıyorsunuz balınızı. Benim için müzikte de durum öyle. Tabi bir nokta daha var ki duygu. Müzikte işin özü duygudur. Çok iyi çalarsın hiçbirşey hissettirmezsin, çok iyi çalamazsın ancak öyle bir duygu verirsin ki ağlatırsın. Bu çok daha değerlidir. Peki 25 yıllık müzik hayatınızda dijital platformla sonradan tanıştınız, dijitalleşme sizce müzik piyasasını nasıl etkiledi? Dijitalleşme ile inanılmaz bir dönüşüm oldu. Dijital platformla eserler çok çabuk dinleyiciye aktarılabiliyor, hızla yayılabiliyor. Fakat bu durumun bir de dezavantajı var. O da şu ki aynı hızda da tüketilebiliyor. Bu kaçınılmaz birşey. İnternet kullanırken dikkatli kullanmak gerek. Çok yetenekli müzisyen arkadaşlarım var. İn

ternette iyi ile kötüyü seçemeyebiliyorsunuz. Müzikle ilgili önümüzdeki günlerde planlarınız neler? Cevdet Bağca’nın “Kırgın” şarkısına klip çekmeyi düşünüyorum. Başka birkaç klip çekme fikrim daha var. Biraz idealist davrandım bu noktada. Güzel olmayan içime sinmeyen işlere imza atmak istemedim. Bu nedenle samimi işler yapmak istiyorum. Son olarak sanata ve hayata dair söylemek istedikleriniz neler? Buradan en fazla söylemek istediğim şey: Çocuklar ve gençler üzerine yatırım yapalım. Onlara güzel bir dünya bırakabilmek için çalışalım. Çocukların bir şekilde sanatla uğraşmasını sağlayalım. Çocuklarımız çok önemli. Çünkü onlar güzel olursa herşey güzel olur.

ürkiye'de alternatif turizmi denilince akla ilk gelen iller arasında yer alan, yeşili, dağları ve şelaleleriyle konuklarını büyüleyen Rize, bu kış da heliski tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. Helikopterle dağın zirvesine bırakılan kayakçıların sarp yamaçlar ve yüksek eğimli yerlerde kaydıkları spor dalı olan heliski, dünyada sayılı merkezlerde gerçekleştiriliyor. Türkiye'de ise bu spor, Kaçkar Dağları'nın Rize sınırları içinde kalan Çamlıhemşin, İkizdere ile Artvin'in Yusufeli ilçesinde 2005 yılında başlatıldı. Bölgede 11 yıl sürdürülen ve yalnızca bu sene ara verilen helikopterle kayak sporunun bu sezon, hava şartlarının elverişli olması halinde Ocak 2018'de başlaması planlanıyor. Bugüne kadar çoğunlukla Avrupa ülkelerinden kayakçıların katıldığı heliski faaliyeti için bu sezon Arap ülkelerinden de talep geliyor. Serin havası dolayısıyla özellikle yaz aylarında kente rağbet gösteren Arap turistlerin, tesisleşmenin tamamlanmasıyla kış aylarında da Rize'yi ziyaretlerinin artması bekleniyor.

ARAP TURİSTLER DE ORTAK İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, Rize'ye gelen yabancı turist sayısının yıllık 80 bin civarında olduğunu söyledi. Bunların yaklaşık 50 binini Arap ülkelerinden gelen turistlerin oluşturduğuna işaret eden Hocaoğlu, Gürcistan, Azerbaycan, İran ve Avrupa ülkelerinden turistlerin de Rize'yi ziyaret ettiğini dile getirdi. (AA)

Nostaljik eşyaları 20 metrekarelik çay ocağında sergiliyor

K

ayseri'de yaşayan 37 yaşındaki Atilla Yıldız, Kemal Sunal'dan Türkan Şoray'a, Erol Taş'tan Filiz Akın'a birçok Yeşilçam efsanesinin fotoğrafı ile geçmişten bugüne kullanılan eski tarım ve ev gereçleri, televizyon, radyo, kamera, fotoğraf makinesi, plak ve film kaseti gibi birçok eşyayı 20 metrekarelik çay ocağında sergiliyor. Yeşilçam yıldızlarına hayranlığı ve benzetildiği Erol Taş sevgisi nedeniyle Türk sinemasında iz bırakmış ünlülerin fotoğraflarını uzun yıllardır biriktiren Yıldız, bunları 8 ay önce açtığı çay ocağında sergilemeye başladı. Aynı zamanda nostaljik eşyalara da meraklı Yıldız, 20 yıldır bit pazarı, antikacı ve eş-dosttan alıp evinde biriktirdiği eski ev gereçleri, tarım aletleri, televizyon, radyo, kamera, plak, film kaseti gibi birçok eşyayı, 20 metrekarelik çay ocağında

müşterilerinin beğenisine sunuyor. Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş'ın sesinin eksik olmadığı iş yerinin sahibi Yıldız, yaklaşık 20 yıl önce eski eşyaları hobi olarak toplamaya başladığını söyledi. Daha sonra bu merakının arttığını ve topladığı nostaljik eşyaları evinde biriktirmeye başladığını belirten Yıldız, "Yeşilçam filmlerini çok sevdiğim ve beni de rahmetli Erol Taş'a benzettikleri için Erol Taş'a özenerek böyle bir çay ocağı açtım. Dekoru için topladığım ve evimde bulundurduğum eski eşyaları burada kullanmaya karar verdim. Çevreme de sordum, uygun gördüler. Ortaya bu şekilde bir dekor çıktı. Bu eşyalar 20 yılın birikimi." diye konuştu. (AA)

Kitapçı Vitrini “AbumRabum” Karısı Saray, Avram’a çocuk verememişti. Saray’ın Hacer adında Mısırlı bir cariyesi vardı. Saray Avram’a, (…) “Lütfen cariyemle yat, belki bu yolla bir çocuk sahibi olabilirim” dedi. Avram Saray’ın sözünü dinledi. (…) Rabb’ın meleği (hamile kalan Hacer’e) (…) “Bir oğlun olacak, adını İsmail koyacaksın. (…) Herkes ona karşı çıkacak, kardeşleri onunla hep çekişme içinde yaşayacak” dedi (Tevrat, Tekvin, Bâb 16).

PERŞEMBE

Hacettepe 10 maçtır yenilmiyor

Halkbank PAOK’u ağırlıyor

T

FF 2.Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Hacettepe, ilk devrenin son bölümünde gösterdiği performansla 7’nciliğe kadar yükseldi. Klasspor’dan alınan bilgiye göre, Başkent’in mor beyazlı ekibi son 10 haftadır kaybetmezken, deplasmanda aldığı galibiyetlerle de deplasman karnesini güçlendirdi.

Metin FIRAT

C

EV Erkekler Şampiyonlar Ligi’nde başarı arayan Halkbank, B Grubundaki ikinci maçına bugün çıkacak; Yunanistan temsilcisi PAOK THESSALONIKI ile oynanacak müsabaka saat 17:30’da başlayacak. Başkent Voleybol Salonundaki karşılaşmanın hakemleri Letonya’dan Salvis Salvis Kurtiss (Letonya) ile Rusya Voleybol Federasyonundan Alexey Pashkevich. Gruptaki birinci maçlarda Halkbank deplasmanda Alman ekibi VfB FRIEDRICHSHAFEN’a 3-1, PAOK da Finyandiya’dan Ford Store Levoranta SASTAMALA’ya 3-2 mağlup olmuşlardı.

EVDE NAMAĞLUP, DEPLASMANDA ZİRVEDE Hacettepe iç sahada oynadığı 9 maçta 3 galibiyet 6 beraberlik alırken, kalesinde yalnızca 4 gol gördü. Hacettepe iç sahada namağlup unvanını attığı 8 golle korumayı bildi. Deplasmanda daha başarılı bir performans sergileyen, gollü maçlara da deplasmanda imza attı. 8 maçlık bölümde 4 galibiyet 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet alan Hacettepe, 18 gol attı ve 9 gol kalesinde gördü. Bu rakamlarla deplasman puan tablosunda, ligin ilk iki sırasında olan Altay ve Gümüşhanespor’un arkasında 3.sırada yer aldı.

HEDEFİMİZ GALİBİYET

EN GOLCÜSÜ SONER Hacettepe’nin orta sahasında oynayan Soner Dikmen takımının 8 golüne imza atarken , başarılı performansıyla da takımın sivrilen isimlerinden oldu. Hüseyin Çolak ve Kadir Arı 4’er gole imza atarken Burak Çolak ve Mahmut Bilir 3’er golle, gol yükünü sırtlayan isimler oldu. Sarı kart tablosunda gördüğü 6 sarı kartla ilk sırada Hüseyin Çolak yer alırken onu , dörder sarı kartla Rahmi Can Karadaş, Soner Dikmen, Berat Aydoğdu ve  Serdar Can Eralp takip etti. Genç ekipte Aytaç Öden ve Fethi Özer ise birer kez kırmızı kart görerek maçlarda takımlarını eksik bırakan futbolcular oldular. MUSTAFA KAPLAN’IN GENÇ TAKIMI ZİRVEYE GÖZ KIRPIYOR 22 yaş ortalamasına sahip Hacettepe takımı son 10 maçta mağlubiyeti unuturken , yakaladığı seri ile de Play Off sınırına dayandı. Son maçta alacağı Konya Anadolu Selçukspor maçı galibiyetiyle , ilk devreyi Play Off potasında bitirecek olan Hacettepe, bu maçta bir puana razı oldu ve ilk devreyi 7.sırada tamamladı. Daha önceki maçlarını Cebeci İnönü Stadı’nda oynayan genç ekip, yaşanan sorun nedeniyle bu maçını TCDD Ankara  Demirspor Stadı’nda oynamak durumunda kalmıştı. (Başkent)

Bursaspor'un ilk 7'ye karşı galibiyeti yok

Halkbanklı Bayanlardan kupaya erken veda Halkbanklı bayanlar deplasmanda 3-0 yenildikleri Nilüfer Belediyespor karşılaşmasının rövanşında da rakiplerine 3-0 yenilerek kupaya veda ettiler. Metin FIRAT

K

upa Volley playoff ikinci maçında Nilüfer Belediyespor’a Ankara’da 3-0 yenilen Halkbanklı bayanlar kupaya veda etti. Fulden ve Rachel ile köşelerden hücum yapan Halkbank, farkı çabuk açtığı (8-3) ilk sette, inişli çıkışlı bir oyun sergiledi. Nilüfer Belediyespor, zaman zaman öne geçen, ancak savunmada verdiği açıklar nedeniyle farkı koruyamayan başkent ekibi karşısında, hücumda Da Silva ve Buijs ile etkili oldu. Teknik molası 12-7 Halkbank'ın üstünlüğüyle tamamlanan set, 2523 Bursa ekibinin oldu: 0-1.

Nilüfer Belediyespor, teknik molasına 12-11 önde girdiği 2. sette, köşelerden Ceyda ve Buijs ile skor üretirken, Selin, hem savunma hem de hücumda takımına katkı yaptı. Savunmada üst üste hatalar yapan Halkbank, setin genelinde istediği oyunu sahaya yansıtamadı. Seti 25-20 önde tamamlayan Nilüfer Belediyespor, skoru 2-0'a taşıdı.  Bursa ekibi, 3. sette de rakibine oranla daha iyi bir oyun sergiledi. Mücadeleden yoksun geçen settin teknik molasına önde giren Nilüfer Belediyespor, molanın ardından farkı açtı ve seti 25-13 alarak maçtan 3-0 galip ayrıldı.   Serinin iki maçını da 3-0 kazanan Bursa ekibi, 2-0'lık skorla final etabına yükselen taraf oldu.

S

üper Lig'de 16 haftanın ardından 8. sırada yer alan Bursaspor, puan cetvelinde üzerinde bulunan 7 takım karşısında galibiyete ulaşamadı.  Süper Lig'in 16 haftalık bölümünü 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 6 mağlubiyetle geride bırakan Bursaspor, 24 puanla 8. sırada yer aldı.  Puan cetvelinde ilk 7 sırada bulunan takımlardan Medipol Başakşehir, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Kayserispor ve Trabzonspor'a yenilen Bursa temsilcisi, Göztepe ile berabere kaldı. Yeşil-beyazlılar, ligin ilk haftasında lider Medipol Başakşehir'e deplasmanda 1-0, 3. haftada deplasmanda Beşiktaş'a 2-1, 6. haftada iç sahada Galatasaray'a 2-1, 7. haftada deplasmanda Kayserispor'a 3-1, 15. haftada iç sahada Fenerbahçe'ye 1-0 ve 16. haftada deplasmanda Trabzonspor'a 1-0 mağlup oldu. Bursaspor,  12. haftada Göztepe karşısında sahasında 0-0 beraberlik yaşadı.   Bursaspor, puan cetvelinde kendisinden alt sırada yer alan takımlar karşısında 7 galibiyet elde etti ve 2 beraberlik aldı.   Yeşil-beyazlılar, Aytemiz Alanyaspor, Teleset Mobilya Akhisarspor, Evkur Yeni Malatyaspor, Osmanlıspor, Antalyaspor, Kardemir Karabükspor ve Atiker Konyaspor'u yenerken Demir Grup Sivasspor ve Kasımpaşa ile berabere kaldı.  Süper Lig'in 7. haftasında deplasmanda Kayserispor'a 3-1 mağlup olduktan sonra 7 hafta yenilgi yüzü görmeyen Bursaspor, son iki haftada ise galip gelemedi.  Ligde 15. haftadaki Fenerbahçe yenilgisiyle serisi son bulan Bursaspor, 16. haftada da Trabzonspor deplasmanında sahadan mağlubiyetle ayrıldı.  (AA)

Halkbank Erkek Voleybol Takımı’nın iki genç oyuncusu Faik Samed Güneş ve Velizar Chernokozhev takım olarak amaçlarının iyi oyun ve galibiyet olduğunu söylediler. Kulüp altyapısından yetişerek A Takım kadrosunun değişmez isimlerinden olan Faik Samed Güneş Halkbank’ın voleyboldaki anıt kulüplerden biri olduğunu belirterek, “Kulübümüzün vizyonuna yakışır bir sezon geçirmek istiyoruz. Türkiye Kupası’nı kazanarak ilk hedefe ulaştık. Sırada Şampiyonlar Ligi var. İlk maçta istediğimizi alamadık. Ankara’da, tribünleri dolduracağına inandığımız muhteşem taraftarımızın desteğiyle ilk galibiyetimizi alıp yolumuza devam etmek istiyoruz” diye konuştu. Bulgar pasör çaprazı Velizar Chernokozhev de arkadaşlığın üst düzeyde olduğu bir takımda forma giydiğini söyledi. Genç oyuncu, “Bu bu birliktelik ve kaliteyle sezonda iyi işler başarılacağına inanıyorum. PAOK maçı bizim için önemli bir başlangıç olacak. Seyircimizi tribünlere davet ediyoruz. Biz onlarla daha güçliyiz” dedi.

Yenimahalle, masa tenisinde 1’inci oldu

H

entbol ve futbol gibi birçok branşta başarılara imza atan Yenimahalle Belediyesi Spor Kulübü, başarısını masa tenisinde de sürdürdü. Anadolu Yıldızları Sporcu Seçmeleri Masa Tenisi İl Birinciliği Yarışmaları’na katılan belediye masa tenisi sporcuları, Yenimahalle’ye 1’incilik kupasını getirdi. Yarışmada küçük kızlar kategorisinde yarışan 2007 doğumlu Zeynep Karagöz Ankara İl birincisi oldu. Biricilik kupası ve madalyası ile ödüllendirilen Karagöz, “Çok çalışıyorum, bu da bana başarı getirdi. Çok mutluyum” dedi. Erkekler kategorisinde de Efe Ferit Öztep İl 6’ıncısı, Batuhan Gürses ise İl 7’ncisi oldu. Sporcularıyla gurur duyduğunu söyleyen Masa Tenisi Kulüp Antrenörü Bayram Yalçınkaya, ”Sporcularımızın başarısını gördükçe mutlu oluyoruz. Onlarla gurur duyuyorum. Çalışmalarımıza daha fazla gayret ve istekle devam ediyoruz. Bu tür şampiyonluklar bizi kamçılamakta ve diğer sporcularımızın çalışmalarına olumlu katkılar sağlamaktadır. Başta Yenimahalle Belediye Başkanımız Fethi Yaşar olmak üzere Başkan Yardımız Erhan Aras’a ve Kulüp Başkanımız Kıvanç Hürdoğan’a desteklerini bizlerden esirgemedikleri için teşekkür ederiz. Bu başarımızı kulübümüze armağan ediyoruz” dedi. 23-24 Aralık’ta Türkiye Masa Tenisi Federasyonu (TMTF) 2. Lig 3. Etap yarışmalarının olduğunu da belirten Yalçınkaya, “Bu yarışmaya da 4 sporcumuz ile katılacağız. Karşılaşma Mamak Spor Salonu’nda olacak, tüm masa tenisi severleri davet ediyoruz” diye konuştu. (Başkent)

Pursaklar’ın Sultanları Bolu’dan da galip ayrıldı Metin FIRAT

Osmanlıspor, Akhisar’a kilitlendi Sezonun ilk yarısının kapanış maçında Pazartesi günü sahasında Teleset Mobilya Akhisarsporʼu ağırlayacak olan Başkent ekibi bu maçın hazırlıklarına başladı. Rahim AĞACIK

S

üper Lig’in 17. haftasında 25 Aralık Pazartesi günü sahasında Teleset Mobilya Akhisarspor’la karşılaşacak olan Osmanlıspor, bir günlük iznin ardından hazırlıklara start verdi. Teknik Direktör İrfan Buz nezaretindeki haftanın ilk antrenmanı 1 saat sürdü.

Mor-Sarılı ekip antrenmana ısınma koşusuyla başladı. Koordinasyon çalışmasıyla antrenmana devam eden oyuncular, yenileme koşusu ve ardından yapılan açma germe egzersizleriyle çalışmaları tamamladı. Haftanın ilk antrenmanına Serdar Gürler, Lawal, Payam, Pinto ve Umar katılmazken bu oyuncular takımdan ayrı salonda çalışmalarını devam ettirdi. 

NBA'de "Türk gecesi"

A

11

SPOR

21 ARALIK 2017

BD'nin başkenti Washington'da oynanan Washington Wizards-New Orleans Pelicans müsabakası, Pelicans'ta forma giyen Ömer Aşık'ı desteklemeye gelen çok sayıdaki Türk seyirci ve devre arasındaki halk danslarıyla adeta bir "Türk gecesine" dönüştü. Capital One Arena'daki Wizards-Pelicans maçı, başkent ve civarında yaşayan çok sayıdaki Türk'ü bir araya getirdi. Pelicans'ta forma giyen ve uzun süren tedavisinin ardından yeniden takıma dönen milli basketbolcu Ömer Aşık, maç boyunca özellikle Türk seyircilerden tezahürat

ve alkış topladı. Organizasyonu ATA-DC tarafından yapılan ve maçın devre arasında sergilenen Türk halk dansları salondan büyük alkış aldı. Türk basketbolseverler kadar Amerikalı seyirciler de gösteriyi büyük bir ilgiyle izledi. "Bu kadar Türk seyircinin buraya kadar gelip beni desteklemeleri çok gurur verici bir olay. Elbette bu gece farklı bir gece oldu, özellikle Türkiye'nin tanıtımı açısından. Buradaki Türkler olarak ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz." açıklamasını yapan Ömer Aşık, uzun bir süre

sahalardan uzak kalmasının ardından şu anda çok daha iyi durumda olduğunu belirtti. Türk basketbolcu, "Eski formuma dönmek biraz zaman alacak ancak her geçen gün daha iyiye gidiyorum." diye konuştu. Devre arasında sergiledikleri danslarla beğeni toplayan Kardelen Türk Dansları Ekibi de daha önce de birçok NBA Türk gecesinde gösteri sunduklarını ve beğeni topladıklarını ifade etti. Washington Wizards'ın 116-106 kazandığı karşılaşmayı Ömer Aşık, 3 ribaunt ve 2 sayı ile tamamladı. (AA)

P

ursaklar Voleybol İhtisas Takımı 12. Hafta Bolu deplasmanından iki puanla döndü. Bir hayli çekişmeli geçen maçı 3-2 kazanan Pursaklar’ın Sultanları 7 haftalık galibiyet serisini sürdürdü. Pursaklar Voleybol İhtisas Takımı 1. Lig Bayanlar B Grubunda fırtına gibi esmeye devam ediyor. Geride kalan 12 haftada 25 puan toplayan Pursaklar’ın Sultanları, son yedi haftalık galibiyet serisine devam etti. On ikinci hafta Bolu’ya misafir olan Pursaklar Voleybol İhtisas Takımı zorlu rakibini 3-2 mağlup ederek galibiyet serisine devam etti. İlk seti 24-26 kazanan Pursaklar, ikinci ve üçüncü setleri rakibine kaptırdı. Dördüncü sette Antrenör Salih Yergin’in taktikleriyle atak yapan Pursaklar’ın Sultanları geriye kalan iki seti 17-25 ve 10-15 kazanarak hanesine iki puanı yazdırdı. Kendi sahasında mağlubiyet yüzü görmeyen Bolu Belediyesi böylece Pursaklar Voleybol İhtisas Takımı karşısında sahasındaki ilk mağlubiyetini aldı. Maçın başından beri oyuna konsantre olan Pursaklar Voleybol İhtisas Takımı elde ettiği galibiyetle puanını 25’e yükseltti. Takıma destek için Bolu’ya giden Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin, Kulüp Başkanı Nedim Erçetin ile birlikte maçı izleyip sporculara destek verdi. Son haftaların en güzel maçlarından biri olduğunu belirten Başkan Çetin, “Takımımız önemli bir galibiyet elde etti. Bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum. Sporcuları ve yöneticilerimizi tebrik ediyorum” dedi. Pursaklar Voleybol İhtisas Takımı 24 Aralık’ta İdmanocağı’nı sahasında konuk edecek.

BAŞKENTTEN BAKIŞ Ertan GÜNÇİNER

Suriye'de kartlar yeniden karılıyor... 21 Aralık 2017 Perşembe

www.baskentgazete.com.tr

FİYAT: 25 Kr

IŞİD'in yenilgisinin resmen ilan edilmesinden ve "Suriye Halkları Kongresi"nin toplanacağının açıklanmasından bu yana Suriye'de bir bekle-gör dönemine girilmişti... Şimdi yeni dönemin "köşe taşları" yerine oturuyor... Satranç tahtasında kim nereye yerleşeceği yavaş yavaş belli oluyor. *** ABD'den başlayalım... ABD'nin Suriye'ye askeri müdahalesinin resmi gerekçesi IŞİD'e karşı mücadele idi... Aslında bunun bir bahane olduğu,IŞİD'in yaratılmasına ABD'nin önemli katkılarda bulunduğu, bu bahane sona erse bile ABD'nin bölgeden çekilme gibi bir niyetinin olmadığı herkes tarafından biliniyordu... Ancak yine de yeni gerekçenin ne olacağı merakla bekleniyordu... Bu sorunun cevabı belli oldu... ABD, PKK/PYD'nin çekirdeğini oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) destek olma gerekçesiyle Suriye'deki askeri güçlerini büyütecek. *** Bu tutum, ABD-Türkiye çelişkilerinin sürüp gitmesi anlamına geliyor... Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde SDG'nin Türkmen müttefikleri adına sözcülüğünü üstlenmiş bulunan Talal Silo saf değiştirerek Türkiye'nin etkisindeki ÖSO saflarına katılmış... Ve ABD'nin kendilerini PKK/PYD'yi maskelemek amacıyla nasıl kullandığını uzun uzun anlatmıştı... ÖSO'nun tercihini Türkiye'den yana yapması, ABD açısından ÖSO'ya alternatif bir örgüt kurulmasını ve eskiden Silo gibilerinin yerine getirdiği görevin onlara devredilmesini zorunlu kılıyor... Nitekim ABD'nin bu yönde çalışmalara başladığı bildiriliyor. *** Bu durum hem Türkiye'yi hem de Suriye Hükümetini alarma geçirmiş bulunuyor... IŞİD ile mücadele ön plandayken PYD ve SDG konusunda dikkatli bir dil kullanan Suriye yönetiminin bu tavrını değiştirmesinin nedeni bu... Suriye Devlet Başkanı Esad, bu nedenle iki gün önce bir açıklama yaparak YPG güçlerini "vatan haini" ilan etti... Aynı günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı bir konuşmada, "Afrin'i, Menbiç'i, Tel Abyad'ı, Rasulayn'ı, Kamışlı'yı te-

İstanbul oyunları Ankara'ya geliyor Atölye Kültür Sanat ve Yeni Yeni Şeyler işbirliği ile seçkin tiyatro oyunları Ankaraʼya gelmeye devam ediyor. Aralık ayı içerisinde gerçekleşen “Çocuk İstiyorum” ve “Cahide Sonku Müzikali” gösterimlerinin ardından etkinlikler Ocak ayında da yeni oyunlarla devam edecek. B. Renin GÜNDÜZ

F

arklı ve kaliteli proje ve etkinlikleri ile tanınan Atölye Kültür Sanat organizasyonu ve sanat etkinliklerine verdiği destekler ile öne çıkan popüler kültür sitesi Yeni Yeni Şeyler medya sponsorluğunda; 19 Ocak 2018’de “Taranta Babu”, 26 Ocak 2018’te “Camille: Taşın Kalbi” oyunları Ankaralı sanatseverlerle buluşacak. Nazım Hikmet’in 116’ıncı doğum günü anısına 19 Ocak 2018 Cuma günü saat 20:00’de Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenecek olan “Taranta Babu” oyununu Harun Güzeloğlu yönetiyor, Cansu Fırıncı oynuyor. 75 dakikalık tek perde trajikomedi oyunun tanıtım yazısı şu şekilde:  “BU SEYİRLİK, HENRİ BARBUSSE’ÜN HATIRASINA…  Kendi ülkesinde kendi dilini istediği gibi kullanamadığı

için, Asya ve Afrika dillerine merak saran bir İtalyan arkadaştan, geçenlerde bir paketle bir mektup aldık. Arkadaşın adını söylemek istemiyoruz. Başı belaya girer. Fakat mektubunu olduğu gibi size aktarıyoruz…" 26 Ocak 2018 Cuma günü saat 20:00’de Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenecek olan “Camille: Taşın Kalbi”isimli oyun; 1864-1943 yılları arasında yaşamış Fransız heykel sanatçısı Camille Claudel’in hayatını, Rodin’le olan ilişkisini, iniş ve çıkışlarla dolu yaşamını bir akıl hastanesinde bırakışını konu ediniyor. Kosta Kortidis’e ısmarlanarak yazdırılmış olan 80 dakikalık tek perde eserin yönetmenliğini Kemal Başar üstleniyor. Televizyonlarda 7 sezon oynayan “Deniz Yıldızı” dizisinin başrol oyuncusu Begüm Topçu Turay, Camille Claudel’e hayat veriyor. Ona ünlü heykeltraş Rodin rolünde dünya çapında Merlin ödüllü sihirbaz ve oyuncu Kubilay Tunçer eşlik ediyor. Serap Yılmaz ise 3 farklı karaktere hayat veriyor.

"Tahir ile Zühre" müzikali Zorlu PSM'de sahnelendi "Tahir ile Zühre" müzikali, Türkiye'de ilk kez "OffBroadway" yöntemi uygulanarak, konser formatında sanatseverlerle buluştu. Zorlu PSM Drama Sahnesi'nde gerçekleşen "Tahir ile Zühre" müzikali, "Broadway matematiği" ile yazılıp bestelenerek, Broadway'de uygulanan yöntemle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Yapımcı Duygu Varlıer, oyundan sonra yaptığı açıklamada, müzikallerin önemine dikkati çekerek, "15 yıldır peşinde koştuğum bir ilki gerçekleştirerek, Türk kökenli bir müzikali, Broadway standartlarında gerçekleştirme hayalim, konser formatında da olsa, bu gece gerçeğe dönüştü. Bunun verdiği hazzı kelimelerle tarif edebilmem mümkün değil." dedi. Müzikale destek veren şirketlerin sahiplerine teşekkür eden Varlıer, şöyle devam etti: "Sponsorlar haricinde oyunun yazarından bestecisine, yönetmeninden sanatçılarına, tasarımcılarımıza, orkestra elemanlarına, koreografına, korrepetitörüne kadar herkesin büyük heyecan içinde ortaya koydukları çabalarını ve katkılarını ortaya koyduğu bu proje sayesinde, Tahir ile Zühre konserini gerçekleştirdik.

Provalarımız nasıl coşkuyla gerçekleşti. Zorlu Grubu'na binlerce kere teşekkür ediyorum, onlar olmasaydı biz, hiçbir şey yapamazdık." Varlıer, müzikalin başarıyla ortaya konulduğunu vurgulayarak, "Bundan sonra yaptığımız bu güzel müzikalleri yurtdışına taşımamızın zamanı geldi, geçiyor. Bu değerin kıymetini bilip, her birlikte olalım, Hindistan, Hollywood karşısında bir Bollywood yaptı, biz neden yapamayalım? Biz neden dünyaya kendimizi tanıtıp, Ortadoğu'nun Romeo ve Juliet'ini, Tahir ve Zühre ile ilerletmeyelim?" değerlendirmesinde bulundu. Duygu Varlıer'in yapımcılığını, Onur Turan'ın yönetmenliğini, Şefik Onat'ın yazarlığını, Eylem Pelit'in müzik direktörlüğünü, Aslı Varlıer Pelit'in kreatif iletişim direktörlüğünü, Nur Sonbahar'ın koreograflığını üstlendiği müzikalin oyuncu kadrosunda ise Ayça Varlıer, Barbaros Büyükakkan, Seyyal Taner, Renan Bilek, Can Bora Genç, Kenan Dağaşan ve Zafer Erdaş yer aldı. (AA)

röristlerden temizleyeceğiz. Şemdinli'den Yayla Dağı'na kadar tüm sınırlarımızı teröristlerden temizleyeceğiz. Sınırlarımızın dibinde terör yuvaları kurulmasına izin vermeyeceğiz" dedi... Bu durum, önümüzdeki dönemde Türkiye ile Suriye arasında YPG'ye odaklanmak konusunda ortak bir kararlılık oluştuğunu gösteriyor... Ne var ki bu yakınlık, iki tarafın da birbirini "hasım" olarak görmeye devam ettiği koşullarda nasıl sürdürülecek bilinmiyor. *** İşin ilginç yanı, Suriye, YPG konusunda kesin bir tavır koyarken Rusya, YPG ile yakınlaşıyor... Hatta ortak operasyonlar yapıyor... Aslında bu tavır anlaşılmayacak bir tavır değil... Rusya için esas olan bölgedeki etkinliğini güçlendirmek ve küresel oyunda esas rakibi olan ABD'yi geriletebilmek... Bunun için ABD'nin kara gücü olarak görev yapan YPG'nin ABD'den uzaklaştırılması, hatta mümkünse Rusya ile ortak harekete zorlanması Rusya'nın işine geliyor. *** Buna karşılık Suriye yönetimi, ülkesinin birliğini ve bütünlüğünü yeniden sağlayabilmek istiyor... Esad, geçmişte bu amaca ulaşabilmek için Rusya ile sıkı bir ittifak kurmak zorundaydı ve bunu yaptı... Ancak gelinen noktada Suriye'nin baktış açısıyla Rusya'nın bakış açısı farklılaşıyor. *** Rusya'nın Suriye için bir anayasa hazırlaması ve bu anayasada "özerk" bölgeler öngörmesi, ilk anda "doğmamış çocuğa don biçmek" gibi yorumlanmıştı... Oysa bu davranış, Esad'a bir uyarı niteliği de taşıyordu... Rusya Suriye yönetiminin ayakta kalmasını istiyor, ama Kürt örgütlerini ABD'nin kucağında bırakmak istemiyor... Özellikle de Barzani'nin referandum kararına destek olmayan ABD'ye kizarak "Belki Ruslar daha iyi bir müttefik olabilirdi" dediği koşullarda. *** Kısacası, Suriye'de ortam yeniden hareketlenirken taraflar IŞİD'e karşı mücadelenin ön planda olduğu dönemde belirledikleri tutumları yeniden gözden geçiriyorlar... Bu da önümüzdeki dönemde yeni sürprizlere hazır olmamız gerektiği anlamına geliyor... Ne de olsa burası Ortadoğu...

Eminem yeni albümünü yayınladı

S

evilen rap şarkıcısı Eminem 'in merakla beklenen albümü yayınladı. 2013 yılından bu yana hayranlarını sabırsızlıkla yeni bir albüm için bekleten Eminem 'in 9. stüdyo albümü sonunda sevenleriyle buluştu. Daha önce albümden Beyonce ile ortak projesi olan "Walk On Water"ı yayınlayan Eminem'in albümünde yer alan diğer isimler ise Ed Sheeran, Pink ve Alicia Keys gibi sevilen isimler. (Başkent)

Dosso Dossi Fashion Show Ani Lorak ile final yaptı

D

osso Dossi Fashion Show, Ukraynalı ünlü şarkıcı Ani Lorak’ın performansı ile final yaptı. Türkiye’nin en büyük moda şovlarını gerçekleştiren Dosso Dossi Fashion Show, kış sezonunda olmasına rağmen 30 ülkeden yaklaşık 5 bin kişiyi Antalya’ya getirmeyi başardı. Gündüz etkinlik alanında 2018 ilkbaharyaz sezonuna dair tekstil ürünlerinin yer aldığı stantları gezen konuklar, akşamları da çeşitli etkinliklerle eğlenme fırsatı buldu. Dosso Dossi Fashion Show’un büyük finalini ise Ukraynalı ünlü şarkı Ani Lorak yaptı. Ukraynalı olmasına rağmen Rusya’da da önemli bir hayran kitlesi bulunan Ani Lorak, konsere hayranlarının çığlıkları arasında çıktı. Türkiye’de ve Dosso Dossi Fashion Show’da olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirten Ani Lorak, hayranlarının isteğini kırmayarak gece boyunca hatıra fotoğrafı da çektirdi. (İHA)

Palandöken’de dev buluşma!

T

ürkiye’nin en genç festivali ICEBREAK'in ikincisi Palandöken’de gerçekleşti. Festivalde katılımcılar, 48 saat boyunca süren konserler ve etkinliklerle Palandöken’in tadını çıkardılar. Duman, Edis, Erdem Kınay, Merve Özbey, Suat Ateşdağlı ve Gökçe Kırgız’ın yer aldığı festival, iki günde toplam 8 bin kişiye ev sahipliği yaptı. Festivalin açılışını yapan Edis, hasta olmasına rağmen alanı dolduran binlerce sevenini yalnız bırakmadı. ‘Çok Çok’, ‘Benim Ol’, ‘Dudak’ gibi sevilen şarkılarını seslendiren sanatçı, hastalığı nedeniyle zaman zaman zorlu anlar yaşadı. ‘Sesine güvenen arkadaşları sahneye bekliyorum, çok hastayım, bana yardım edin’ diyen

Edis, izleyiciler arasından sahneye çıkan Yağız adlı genç ile Sezen Aksu’nun ‘Vay’ şarkısını birlikte söyledi. Ihlamur takviyesi ile konserine devam eden sanatçı, bir buçuk saat süren konserinde izleyicilerinden tam not aldı. Gecenin devamında DJ kabinine geçen Erdem Kınay’la sahne alan Merve Özbey ile eğlence sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü. İkinci gün saatler öncesinde konser alanındaki yerlerini alan Duman hayranları, ünlü grubun sahneye çıkmasıyla doyasıya eğlendi. Eksi 8 derece soğukta 4 bin kişinin izlediği konserde Duman, şarkılarıyla zirveyi ısıttı. Duman konserinin ardından Suat Ateşdağlı ve Gökçe Kırgız festivalin kapanışını yaptı. (İHA)

Taylor Swift'ten hayranlarına sürpriz Sevilen şarkıcı Taylor Swift hayranların sürpriz yaptı. "The Swift Life" adlı yeni akıllı telefon uygulamasına hayranlarına sunan Swift 'in uygulaması hafta içinde kullanıma sunuldu. Özel fotoğraflar, videolar ve haberlerin olduğu platformda yer alan "Taymoji"lerse uygulamanın en dikkat çekici özelliği. Ayrıca şunu da belirtmeden geçmeyelim şarkıcı için hayranlarının yorumları ve düşünceleri oldukça önemli. (Başkent)