BUNUN ADI HAYATA TUTUNMAK

BUNUN ADI HAYATA TUTUNMAK.. HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİ ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİ ÜYELER FAALİYETLER BÜTÇE VE DESTEKLER DERNEKLER VE DERNEKLER FED...
5 downloads 0 Views 3MB Size
BUNUN ADI HAYATA TUTUNMAK..

HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİ

ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİ

ÜYELER

FAALİYETLER

BÜTÇE VE DESTEKLER

DERNEKLER VE DERNEKLER FEDERASYONU HAKKINDA KISA BİR BİLGİ 

5253 sayılı dernekler kanununa göre dernek; kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.



Dernek federasyonu ise; kuruluş amacı aynı olan en az beş derneğin bir araya gelerek kurdukları üst birliktir.



Dernekler toplumsal birliği ve mensubiyet duygusunun diri tutulmasında önemli bir rol oynarlar.Bir beldenin gönüllü hizmet merkezi hatta bazen belediyesi bile olurlar

HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİNİN AMACI    



Hayvanların korunmalarını, bakım ve sağlıklı yaşamlarını sağlamak Gereken tedbirleri almak, mevcut tedbirleri artırmak, muhtaç olan hayvanlara sığınacak yer temin etmek, hastalıklarını tedavi etmek, İnsanlarla olan münasebetlerinde; hayvan sevgisini yaygınlaştırmak, olumlu bilimin ışığı altında hayvanla olan ilişkilerini geliştirmek, Ülkemize kaçak yollarla sokulan ve pek çok hastalığı da beraberinde getiren hayvanların illegal girişlerini önlemek için yapılan çalışmaların yanı sıra hayvanlara sağlıklı ortamlar sağlamayan Pet-shop’larla da mücadele etmek, Hayvanların korunmalarını, muhafazalarını, yaşam koşullarının en üst seviyede tutulmasının temini, bu konularda mevcut yasal hükümlerin tatbikine hizmet verilmesi..

HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİNE NEDEN İHTİYAÇ DUYULDU? GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE AVRUPA ÜLKELERİNDE VE ÜLKEMİZDE Kİ HAYVAN HAKLARI

HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI 

Dünyada hayvanların korunmasına yönelik ilk dernek, 1824 yılında İngiltere’de “The Society for the Prevention of Cruelty to Animals” adıyla kurulmuştur . İngiliz soylu sınıfının başlattığı hayvanları koruma hareketi, daha sonra bütün Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yayılarak, özellikle aydın çevrelerde kendisine savunucular bulmuştur.



Osmanlı Devletinde ise hayvanların bakımı ve korunmasına ilişkin uygulamalara büyük bir önem verilmiştir. Özellikle toplumsal dokunun bir parçası olarak kabul edilen sokak hayvanlarının beslenmeleri için vakıflar kurulmuş, vasiyetnameler düzenlenmiştir. Ancak XIX. yüzyılın son çeyreğinde giderek artan yeni şehircilik anlayışı ile birlikte bu hayvanlara yönelik bakış açısı değişmiş; toplumsal değerler giderek hayvanlardan uzaklaşmıştır .II. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesinin ardından, gerek Batılılaşma çalışmalarının getirdiği baskılar gerekse bu yüzyıl başında sayıları 60-80 bin olarak tahmin edilen sokak köpeklerinin kuduz salgınları açısından önemli bir tehdit oluşturması, ilk toplu itlaf politikasını da beraberinde getirmiştir



Yeni ittihatçı hükümet, iki yıllık bir tereddütten sonra sokak köpeklerinin uzaklaştırılması kararını almış; bu amaçla köpeklerin toplatılması ve Topkapı’da eski siper çukurlarında muhafaza edilmesi için 14 bin Fransız Frangı tutarında kredi ayırmıştır. Ancak toplatılan köpekler için ayrılan yerlerin yetersizliği, bu hayvanların çıkarttıkları gürültünün halkı rahatsız etmesi ve etrafa kötü koku yaymaları gerekçesi ile Dâhiliye Nezâreti tarafından 29 Mayıs 1910 tarihinde köpeklerin Hayırsız Ada olarak bilinen Sivri Adaya nakledilmeleri kararı çıkmıştır. Bunun üzerine dönemin Belediye Başkanı Suphi Bey’in emri ile yaklaşık 80 bin köpek mavnalara yerleştirilerek sürgün edilmiştir.Daha sonraları, İstanbul halkı köpeklerin bir kısmını kurtarmayı başarmışsa da adada kalan köpekler bir taraftan ölüm kalım savaşı verirken, diğer taraftan adaya yerleşen Fransız bir iş adamı tarafından Marsilya’ya deri, kemik tozu ve köpek yağı ihracatında kullanılmıştır

Hayırsız Ada ya gönderilmek üzere mavnalara yerleştirilen köpekler

Hayırsız Ada ya gönderilen köpekler



İstanbul’un sokak köpeklerine farklı bir bakış açısı getiren Palmira Brumett , Osmanlı basınında yayımlanmış olan karikatürlerden hareketle, sokak köpeklerinin, dönemin İttihatçı hükümeti tarafından nasıl algılanmakta olduğuna değinerek, hayvanların, İttihatçıların aşırı Batıcı ve modernist politikalarına kurban gitmiş olduklarını belirtmiştir . Fransa’da “Journal” gazetesinde çalışmakta olan karikatürist Georges Goursat’ın , İstanbul’da Hayırsız Ada’ya yaptığı bir yat gezisini karikatürleri ile anlatması, tüm dünya basınının ilgisini çekmiş; hayvan itlafının protesto edilmesine neden olmuştur.Başta Petersburg ve Zürih’de bulunan dernekler olmak üzere dönemin hayvanları koruma derneklerinden gelen şiddetli tepkiler, Osmanlı Devletinde hayvanları korumaya yönelik uygulamaları gündeme getirirken, “İstanbul Himaye-i Hayvanat Cemiyeti”nin temellerinin atılmasını sağlamıştır.

Georges Goursat ın Fransa da Journal gazetesinde yayınlanan Hayırsız Ada daki köpekler ile ilgili karikatürlerinde biri

L

Şehremanetine protesto başlıklı karikatür

ŞİMDİ TÜRKİYE DE BULUNAN HAYVANLARI KORUMA DERNEKLERİNİN TARİHÇELERİNİ VE ÇALIŞMALARINI İNCELEYELİM

HAYTAP HAKKINDA.. HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Türkiye de doğanın çevrenin ve hayvanlarının haklarının korunması için bu konuda aynı görüş birliğinde olan derneklerin bir araya getirmiş olduğu ilk federasyondur.  Bugün HAYTAP Türkiye genelinde 76 resmi temsilcilik ve yüzlerce gönüllüsü ile birçok ilimizde çalışmalar yapmakta; toplam 17 üye derneği ve yaptığı çalışmalarla hayvan dostlarımızın sesini tabana da yayarak her yıl sesini daha da güçlendirerek yükseltmektedir 

PEKI HAYTAP NELER YAPAR ? İçinde yaşadığımız doğanın ve hayvanların haklarının ihlalinde gerek kamuoyunun bilinçlendirilmesi , gerekse ihlallerin önüne geçilmesi için gücü yettiği ölçüde mahkemeler nezdinde dava açar ,  eğitim çalışmalarına katılır ,  ilgili yasaların değişmesi ve daha iyi bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli halkla ilişkiler çalışmaları ve görüşmeler yapar. 

HAYTAP ÜYE DERNEKLERI Bildiğimiz üzere haytap hayvanları koruma ve yaşatma amacıyla bir araya gelmiş derneklerden oluşur.  Bu dernekler üzerinden giderek hayvanlar için yapılan çalışmalara ve hayata geçen fikirlere göz atalım.. 

HAYTAP ÜYE DERNEKLERİ

HAYTAP’A ÜYE OLMAYAN DİĞER DERNEKLER Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği/Yeşim DÖLEN  Marmaris Hayvanları Koruma Derneği/Suna AK  İstanbul Hayvan Sevenler Derneği/Suna DEVELİOĞLU  Adalar Doğa Çevre ve Hayvan Dostları Derneği/Saadet KEKEÇ  Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği/Fatma BALKANLI 

HAYTAP’A ÜYE OLMAYAN DİĞER DERNEKLER Evsiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği/Lale HALİMOĞLU  Ankara Veteriner Hekimler Derneği  İzmir Aliağa Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği/Hülya ALPGİRAY  Kuşadası Hayvanları Koruma Derneği  Bodrum Hayvan Hakları Derneği/Füsun USLU  Samsun Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği/Hümeyra ULUBAY 

DERNEK FAALİYETLERİ

KISIRLAŞTIR—AŞILAT—YAŞAT

DERNEK FAALİYETLERİ 





HAYKOD Türkiye'de ilk hayvan barınma tesisini kurmuştur. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun hazırlık aşamasında HAYKOD tüm bilgi ve tecrübesini sunmuş, kapsamlı gerekçeleri ile tasarının alternatifini hazırlamıştır. Bu çalışmalar sonucunda 5199 sayılı Kanun, HAYKOD'un önerilerinin %80`i kabul edilmiş şekliyle, 2004 yılında hayata geçirilmiştir. Anaokullarında ve İlkokullarda "Hayvan sevgisi, hayvana yaklaşma ve hayvanla sağlıklı yaşam" konularında, teorik, pratik ve aktif eğitim çalışmaları yapmakta, hayvan sevgisi aşılayan çocuk kitapları yayınlamaktadır.​

DERNEK FAALİYETLERİ 



1980'li yıllarda; Tarım Bakanlığı işbirliği ile Karadeniz`de kaçak yunus avının önlenmesini sağlamıştır. HAYKOD 2004 yılında, ilk olarak Çin`de canlı olarak derileri yüzülen kedi ve köpekler konusunu dünya kamuoyu ve basın dikkatine getirmiş, başlattığı kapsamlı kampanya ile bu konuda büyük adımlar atılmasını sağlamıştır. Aynı şekilde, ülkemizden yasadışı yollar ile Avrupa’ya illegal denek olarak ve kürk sanayine satılmak üzere götürülen hayvanlar için mücadele vermiş ve yakın bir geçmişte AB ülkelerinin kedi ve köpek kürkü ithal ve ihracatının yasaklanarak durdurulması ile ilgili kanunun çıkmasına büyük fayda sağlamıştır​.

DERNEK FAALİYETLERİ Haytap üye derneklerinden Gaziantep, Canlı Hayatını İyileştirme Derneği'nin (CAHİDE) örnek çalışmalarından biri daha; Haytap'ın ''Bir Kap Su Bir Kap Yemek'' sloganlı sticker'ları Gazinatep'te taksilerde mesajlarını tüm topluma vermeye devam ediyor.

DERNEK FAALİYETLERİ 

Eren Enerji Elektrik Üretim A.Ş tarafından hayata geçirilen; sosyal sorumluluk projesi kapsamında artan yemekler; Zonguldak Hayvan Hakları Derneği işbirliği ile Zonguldak ve Çatalağzı Hayvan Bakımevlerine gönderilmekte olup farkındalık yaratmak ve bilgilendirme amaçlı peçetelikler hazırlanmıştır.

DERNEK FAALİYETLERİ 

Çukurova Belediyesi, Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği'nin (DOHAYKO) mahallelerde kedi ve köpek besleyen gönüllülerine kuru mama desteği verdi.

DERNEK FAALİYETLERİ 

Bartın Hayvanları Koruma Derneği, hava koşullarına uygun şekilde düzenlemeler yapılan bakım evinde sahipsiz hayvanlar için bakım evi serbest alanında havuz bulunduğunu ve hayvanların sıcak havalarda havuza girerek serinlemeye çalıştıklarını aynı zamanda havuzu oyun parkı gibi kullandıklarının bilgisini verdi

DERNEK FAALİYETLERİ 

Bodrum'da gönüllü hayvanseverlerin bağışlarıyla Bodrum Belediyesi ve Bodrum Hayvan Hakları Derneği tarafından, sokak hayvanları için otomatik suluklar alındı. Suluklar, Bodrum’daki farklı noktalara yerleştirildi. Hava sıcaklıklarının normallerin üzerinde seyretmesi nedeniyle zaman zaman susuzluk çeken sokak hayvanları, şehir şebekesine bağlı olarak kurulan suluklardan, 24 saat su içebilecek. Sulukların içindeki su miktarı tüketimden yada buharlaşmadan dolayı azaldığında, otomatik olarak dolacak.

DERNEK FAALİYETLERİ  



Adalar Belediyesine köpek yakalama eğitimi verildi. 10 yıl içinde Kemerburgaz bölgesindeki 20.000 köpek kısırlaştırıp aşılandıktan sonra tekrar alındıkları yere geri bırakıldı. Dernek, Kemerburgaz dışında, Istanbul'un Beşiktaş ve Bakırköy ilçelerinde de, belediyelerle işbirliği içinde kısırlaştırma faaliyetlerinde bulundu. Bunun yanı sıra, Göçek, Bitlis, Giresun, Diyarbakır, Erdek gibi Türkiye'nin birçok kentine de, kısırlaştırma yapmak ve belediye veterinerlerini "anahtar deliği" denilen laparoskopik kısırlaştırma tekniği konusunda eğitmek üzere ekipler gönderildi.

DERNEK FAALİYETLERİ 

SHKD Orman Barınağı aynı zamanda kısırlaştır-aşılat yöntemi uygulanırken, sokağa geri bırakılması mümkün olmayan hayvanlar için alternatif barınak kavramına da güzel bir örnektir. "Kısırlaştır- aşılat- yaşat" uygulaması sırasında-sakatlık, insanların istememesi, yaşlılık gibiçeşitli nedenlerle alındığı yere geri bırakılması mümkün olmayan köpekler olmaktadır. Bu hayvanları, ömürlerini barınak adı altında hapishanelerde geçirmeye mahkum etmek yerine onları yerleşim yerlerinden uzakta ve orman kıyısında geniş alanlarda barındırmak daha ekonomik olduğu gibi aynı zamanda hayvanlar için de daha sağlıklıdır.

PEKİ BU DERNEKLER NASIL GEÇİNMEKTEDİR? KİMLERDEN VE NELERDEN DESTEK ALIR?

GELİR KAYNAKLARI  

   



Üye ödentileri Dernekçe yapılan yayınlardan, düzenlenen piyango, pul, balo, eğlence, yemek, temsil, konser, yarışma, konferans, kermes, tiyatro, film, mecmua, kitap ve her türlü faaliyetlerden sağlanan gelirler, Her türlü bağışlar ve yardımlar, Derneğin mal varlığından elde edilen gelirler Klinik gelirleri, Yardım toplama hakkındaki Yasa hükümlerine uygun olarak toplanan gelirler, Her türlü hediyelik eşya yapılarak, yaptırılarak veya satın alınarak bunların Dernek yararına açık ve kapalı her türlü mekanda yapılacak satışından elde edilecek gelirler,

GELİR KAYNAKLARI 



 



Kullanılmış her türlü eşya ve giysi toplanarak açık ve kapalı her türlü mekanda yapılacak ikinci el satışlardan elde edilecek gelirler, Kağıt ve gazete toplama kampanyaları yapılarak bunların satışından elde edilecek gelirler, Çeşitli sergiler açarak elde edilecek gelirler, Bayramlar ve yılbaşında yapılacak kartpostal satışından elde edilecek gelirler, Gezi ve piknik düzenlenerek elde edilecek gelirler.

Yaşama saygı duymak bir bütündür. Herkes hayvanları sevmek zorunda değildir.Fakat onların yaşama haklarına saygı duymak zorundadır.

DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER..

NESLIHAN PALA SEMA SOGUKPUNAR PLANLAMA STAJYER